- Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TRT World Forum'da yaptığı açıklamada, yakın coğrafyadaki savaşların ardından oluşacak yeniden imar ihtiyacının gelecek 10 yılda en az 1 trilyon dolara ulaşmasının beklendiğini belirtti.
- Türkiye'nin küresel müteahhitlik alanında Çin'den sonra ikinci sırada bulunduğunu söyleyen Şimşek, Türk şirketlerinin yeniden imar çalışmalarında aktif rol alacağını, alternatif ticaret koridorlarına yönelik yatırımların ise yaklaşık 660 milyar doları bulabileceğinin konuşulduğunu aktardı.
- Savaş sonrası dönemde bölgesel iş birliğinin güçlenebileceğini belirten Şimşek, Türkiye'nin ticaret anlaşmaları, savunma sanayisi ve ulaşım altyapısıyla yaşanabilecek ekonomik dönüşümden önemli ölçüde fayda sağlayabileceğini ifade etti.
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Orta Doğu'daki savaşların ardından bölgenin ekonomik yapısında köklü değişimler yaşanabileceğini belirterek yeniden imar çalışmalarına ilişkin dikkat çeken bir tahmin paylaştı. Yakın coğrafyada gelecek 10 yılda en az 1 trilyon dolarlık yeniden imar ihtiyacı oluşmasının beklendiğini açıklayan Şimşek, Türk şirketlerinin bu süreçte aktif rol üstleneceğini söyledi. Körfez'deki savaşın ardından bölgesel rekabetin yerini daha güçlü iş birliğine bırakabileceğini belirten Şimşek, Türkiye'nin de bu dönüşümden önemli ölçüde fayda sağlayabileceğini ifade etti.
TRT'nin 2017 yılından bu yana dünya çapında önemli isimleri bir araya getirdiği TRT World Forum, İstanbul Kongre Merkezi'nde tamamlandı. Bu yıl "Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?" temasıyla düzenlenen forumun kapanışında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, "Sancılı Bir İyileşme Sürecine Doğru: Orta Doğu'daki Savaşlar Sonrası Ulusal Ekonomiler" oturumuna katıldı. Şimşek, oturumda savaşların bölge ve dünya ekonomileri üzerindeki etkilerini, çatışmaların ardından ortaya çıkabilecek ekonomik değişimleri ve Türkiye'nin bu süreçteki konumunu değerlendirdi.
Savaş sonrası ekonomik toparlanma nasıl sağlanacak?
Savaşın ilk aşamada enerji arzında ciddi bir şoka yol açtığını belirten Bakan Şimşek, küresel ekonominin bu koşullara dayanmakta zorlandığını söyledi. Çatışmaların bölge ekonomilerinde önemli kayıplara neden olduğunu ifade eden Şimşek, özellikle savaştan doğrudan etkilenen ülkelerin dış ticaret hacimlerinde belirgin gerilemeler yaşandığını kaydetti.
Dünya genelinde ekonomik büyümenin yavaşladığını ve yükselen enflasyonun finansal koşulları sıkılaştırdığını anlatan Şimşek, bu tablonun yalnızca savaşla açıklanamayacağını ancak çatışmaların etkisinin büyük olduğunu vurguladı. Ekonomilerde kalıcı bir toparlanmanın barışın sağlanmasına bağlı olduğunu belirten Şimşek, sürdürülebilir iyileşme için çatışmaların sona ermesi gerektiğini söyledi.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkelerinin sahip oldukları kaynaklar sayesinde mali açıdan hareket alanlarının bulunduğunu ifade eden Şimşek, bunun toparlanmayı hızlandırabileceğini belirtti. İran'a ilişkin belirsizliklerin ise sürdüğünü kaydetti.
Enerji güvenliği ve alternatif ticaret yolları
Bakan Şimşek, savaşın ülkeleri dışa bağımlılıklarını azaltmaya ve karşı karşıya oldukları riskleri yeniden değerlendirmeye yöneltebileceğini söyledi. Bu süreçte Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarına bağımlılığın azaltılması ve bölge ekonomileri arasındaki bütünleşmenin güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Şimşek, savaş sonrası ekonomik yapının altyapı, ulaşım bağlantıları ve enerji güvenliği yatırımları etrafında şekillenebileceğine dikkat çekerek, "Bölgesel bağlantısallığa yatırım yapılması ise bana göre oldukça yüksek bir ihtimal. Hatta bunun yapılması son derece açık bir gereklilik" dedi.
Ülkelerin ticaret için alternatif güzergâhlar oluşturduğunu belirten Şimşek, Türkiye gibi ülkelerde elektrifikasyonun hızlandırılmasının artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini vurguladı. Orta Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerinin kendi aralarındaki ticaretin sınırlı olduğunu ifade eden Şimşek, ekonomik çeşitlenmenin uzun vadede ticaret hacmini artırabileceğini söyledi.
Bölgesel savunma ve ekonomik iş birliğinde yeni dönem
Orta Doğu'daki savaşın bölgesel rekabeti azaltarak ülkeleri daha güçlü iş birliklerine yöneltebileceğini belirten Şimşek, güvenlik ve savunma ortaklıklarının önem kazanacağını ifade etti. Şimşek, "Savunma sanayisi alanındaki ortaklıklar ve bölgesel güvenlik işbirliği önem kazanacak. Bunun için bir örnek de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kısa süre önce onaylanan Mekke Anlaşması. Bu anlaşma Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye'yi kapsıyor" diye konuştu.
Savaşın ardından bölgesel sermayenin ekonomik toparlanmaya katkı sağlamak amacıyla yeniden bölgeye dönebileceğini belirten Şimşek, alternatif ticaret koridorlarına yönelik yatırımların yaklaşık 660 milyar doları bulabileceğinin konuşulduğunu aktardı. Şimşek, bu kaynakların artan savunma harcamalarının karşılanmasında da değerlendirilebileceğini, savaşın bazı ülkelerin siyasi gerekçelerle yatırım yapma eğilimini zayıflatabileceğini söyledi.
Türkiye'nin kaç serbest ticaret anlaşması bulunuyor?
Türkiye'nin küresel ticarette artan korumacılığa rağmen kurallara dayalı ticareti desteklemeyi sürdürdüğünü belirten Bakan Şimşek, mevcut ticaret anlaşmalarına ilişkin bilgi verdi.
Şimşek'in açıklamalarına göre Türkiye'nin ticaret anlaşmaları ve görüşmeleri şöyle:
- Mevcut anlaşmalar: Gümrük Birliği ülkeleri dahil 54 serbest ticaret anlaşması
- İhracattaki payı: Yaklaşık yüzde 70
- Onay bekleyen anlaşmalar: 3 serbest ticaret anlaşması
- Yeni nesil anlaşma görüşmeleri: Japonya, Endonezya, Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ve Kanada
Şimşek, "Dolayısıyla mevcut koşullar Türkiye dahil herkesi daha korumacı hale getirmiş olsa da Türkiye kurallara dayalı ticarete inanmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.
Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projesi'nde hangi yatırımlar gündemde?
Bölgesel ulaşım ve bağlantı projelerine değinen Şimşek, Türkiye'nin Pekin ile Londra'yı birbirine bağlayan Orta Koridor üzerinde bulunduğunu hatırlattı. Basra Körfezi'ni Türkiye üzerinden Çin ve Avrupa'ya bağlayacak Kalkınma Yolu Projesi'ne bölge ülkelerinin yatırım yapmasını teşvik ettiklerini belirtti. Şimşek ayrıca Suudi Arabistan ile Osmanlı döneminden kalan demir yolu hattının yeniden işler hale getirilmesi ve elektrik bağlantılarının kurulması gibi projelerin de gündemde olduğunu söyledi. Türkiye'nin bölgesel bağlantısallık yatırımlarına devam edeceğini kaydetti.
Yeniden imar ihtiyacı 10 yılda 1 trilyon doları bulabilir
Türkiye'nin bölgesel ve küresel çatışmaların sona erdirilmesi için arabuluculuk faaliyetlerine ve barış girişimlerine destek verdiğini belirten Bakan Şimşek, bu çabalarla birlikte caydırıcılığın da artırılması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin savunma sanayisinde son yıllarda önemli kabiliyetler kazandığını belirten Şimşek, sektörün geçen yıl yaklaşık 18 milyar dolarlık yeni sipariş aldığını açıkladı.
Şimşek'in paylaştığı savunma sanayisi ve yeniden imar verileri şöyle:
- Savunma sanayisinde faaliyet gösteren şirket: Yaklaşık 4 bin
- Yürütülen proje: Yaklaşık 1400-1500
- Projeler için belirtilen değer: 1 milyar doların üzerinde
- Geçen yıl alınan yeni sipariş: Yaklaşık 18 milyar dolar
- Yeniden imar ihtiyacı: Gelecek 10 yılda en az 1 trilyon dolar
Türkiye'nin küresel müteahhitlik sektöründe Çin'den sonra ikinci sırada bulunduğunu belirten Şimşek, yakın coğrafyada savaşların yol açtığı yeniden imar ihtiyacının gelecek 10 yılda en az 1 trilyon dolara ulaşmasının öngörüldüğünü söyledi. Türk şirketlerinin bu yeniden imar çalışmalarında aktif görev üstleneceğini ifade etti.
Şimşek: Bölge artık eskisi gibi olmayacak
Savaşın bölge ülkelerinin ekonomik ve siyasi ilişkilerinde köklü değişimlere yol açabileceğini belirten Şimşek, ülkelerin yerli ve milli kabiliyetlerine daha fazla yatırım yapacağını söyledi.
Şimşek, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: "Savaşın bölgeyi temelden değiştireceğini düşünüyorum. Bölge artık eskisi gibi olmayacak. Ülkeler öncelikle kendi yerli ve milli kabiliyetlerine yatırım yapmak zorunda kalacaklar. İkinci olarak, savunma anlaşmalarıyla birlikte daha derin bir ekonomik ve ticari entegrasyonun ortaya çıkması oldukça muhtemel. Bölgesel aktörler arasında rekabetin azalacağı, işbirliğinin artacağı bir döneme girilecek. Bunun zamanı çoktan geldi."
Bölge ülkelerinin karşı karşıya oldukları riskleri azaltmak için alternatif ulaşım ve enerji bağlantılarına yatırım yapacağını belirten Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ayrıca, risklerin nasıl azaltılacağına yönelik çok daha fazla odaklanma göreceğiz. Ülkeler alternatif transit güzergahlarına, ticaret koridorlarına, boru hatlarına, kara yollarına ve demir yollarına yatırım yapmak zorunda kalacak. Dolayısıyla bağlantısallığın ve entegrasyonun artması, siyasi ve jeopolitik açıdan rekabetin azalması olumlu gelişmeler olacak. Bu nedenle iyimserim. Türkiye'nin de bütün bu gelişmelerden önemli ölçüde fayda sağlaması oldukça muhtemel. Son 20 yılda altyapıya yaklaşık 260 milyar dolar yatırım yaptık. Dolayısıyla oldukça iyi bir altyapıya sahibiz."
Türkiye'nin hizmet ihracatı 120 milyar doları aştı
Türkiye'nin dünyanın en büyük 14'üncü sanayi altyapısına sahip olduğunu belirten Bakan Şimşek, hizmetler sektörünün de büyümeye devam ettiğini söyledi. Geçen yıl Türkiye'nin hizmet ihracatının 120 milyar doları aştığını hatırlatan Şimşek, turizm, video oyunları ve dizi ihracatı gibi alanların Türkiye açısından avantaj oluşturduğunu ifade etti. Bölgede istikrarın önemine dikkat çeken Şimşek, "Savaşlar bizim çıkarımıza değil. Bölgede istikrardan, barıştan ve refahtan en fazla fayda sağlayan ülkelerden biri Türkiye" dedi.