- AB, Trump yönetiminin UCM'nin ABD egemenliğini tehdit ettiği iddiasını reddetti.
- Brüksel, UCM'nin devletleri değil uluslararası suçlardan sorumlu bireyleri yargıladığını vurguladı.
- ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, UCM'yi "etkisiz hale getirmek" için küresel bir diplomatik kampanya başlattıklarını açıklamıştı.
- Trump yönetimi, UCM ile iş birliği yapan ülkelere yaptırım ve vize kısıtlamaları uygulanabileceği uyarısında bulunuyor.
Avrupa Birliği sözcüleri, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin uluslararası hukukun temel kurumlarından biri olduğunu belirterek, mahkemenin hiçbir ülkenin egemenliğini hedef almadığını ifade etti.
AB yetkilileri, UCM'nin yalnızca bireysel cezai sorumluluğu esas aldığını, soykırım, savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve saldırı suçundan sorumlu kişileri yargılamakla görevli olduğunu vurguladı.
Rubio'nun kampanyasına tepki
Açıklama, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Trump yönetiminin UCM'yi "sistematik şekilde etkisiz hale getirmeyi" hedefleyen küresel bir diplomatik kampanya başlattığını duyurmasının ardından geldi.
Washington, UCM'nin ABD ve İsrailli yetkililer hakkında yürüttüğü soruşturma ve süreçleri kabul etmediğini belirterek, mahkemeye destek veren ülkelere yönelik yaptırım, vize kısıtlaması ve diplomatik baskı uygulanabileceği mesajını vermişti.
"Uluslararası adalet için vazgeçilmez"
AB, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin cezasızlıkla mücadelede kilit rol oynadığını belirterek mahkemenin bağımsızlığına yönelik baskıların kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Brüksel, tüm Roma Statüsü tarafı ülkelerin mahkemeyle iş birliği yapma yükümlülüğünü sürdürmesi gerektiğini de yineledi.
UCM tartışması derinleşiyor
Trump yönetimi, ABD'nin Roma Statüsü'ne taraf olmaması nedeniyle UCM'nin Amerikan vatandaşları üzerinde yargı yetkisi bulunmadığını savunuyor.
Uluslararası hukuk uzmanları ise UCM'nin yetkisinin Roma Statüsü ve ilgili uluslararası hukuk çerçevesinde belirlendiğini, ABD'nin ileri sürdüğü "egemenliğe tehdit" iddiasının hukuki açıdan tartışmalı olduğunu belirtiyor.