- Seda Bakan, "aile dizimi" terapisine katıldığını ve yaşadığı deneyimi anlattı.
- Ünlü oyuncu, terapide verilen bir tavsiyeyi uyguladıktan sonra hayatında değişiklikler yaşadığını öne sürdü.
- Açıklamaları sosyal medyada gündem olurken, "aile dizimi" yöntemi yeniden tartışma konusu oldu.
Rol aldığı projeler ve özel hayatıyla sık sık gündeme gelen oyuncu Seda Bakan, katıldığı YouTube programında yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. "Aile dizimi" terapisine başvurduğunu söyleyen Bakan, terapide kendisine verilen tavsiyeyi uyguladıktan sonra hayatında bazı şeylerin değiştiğini iddia etti. Açıklamaları kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Seda Bakan "Aile dizimi yaptırdım" dedi
Katıldığı programda aile dizimi deneyimini anlatan Seda Bakan, şu ifadeleri kullandı:
"Aile dizilimi yaptırdım. Bana 'Büyükbaban ve babaannenin mezarına basarak geçiyorlar. O mezarı yaptırırsanız baban rahatlayacak' dediler. Gittik mezarı yaptırdık ve gerçekten bazı şeylerin değiştiğini gördük."
Bakan'ın açıklamaları sosyal medyada çok sayıda yorum alırken, "aile dizimi" yöntemi yeniden tartışma konusu oldu.
"Zeytin Ağacı" dizisinde de işlenmişti
"Aile dizimi" kavramı, 2022 yılında Netflix'te yayınlanan "Zeytin Ağacı" dizisiyle geniş kitlelerin gündemine gelmişti.
Geçmişten gelen aile yükleri, kuşaklar arası aktarım ve şifa arayışı temalarının işlendiği dizide Seda Bakan da Tuba Büyüküstün ve Boncuk Yılmaz ile başrolü paylaşmıştı.
"Aile dizimi" nedir?
Alman psikoterapist Bert Hellinger tarafından geliştirilen "Aile Dizimi" yaklaşımına göre, önceki kuşaklardan aktarılan ve çözümlenmediği öne sürülen bazı ailevi sorunların sonraki nesillerin yaşamını etkileyebileceği savunuluyor.
Bu yönteme göre aile bireyleri arasındaki görünmeyen bağların ortaya çıkarılması ve bu ilişkilerin yeniden düzenlenmesi hedefleniyor.
Bilim dünyasında tartışılıyor
Öte yandan "Aile dizimi" yöntemi bilim çevrelerinde tartışmalı uygulamalar arasında yer alıyor. Prof. Dr. Hakan Türkçapar, günümüzde popüler hale getirilmeye çalışılan aile dizimi yaklaşımının, bazı bilimsel bulguların (epigenetik gibi) bağlamından koparılarak bilim dışı öğelerle birleştirildiğini ifade ediyor.
Uzmanlar, bu yöntemin etkinliğini destekleyen güçlü bilimsel kanıtların bulunmadığını ve ruh sağlığıyla ilgili sorunlarda bilimsel geçerliliği kanıtlanmış tedavi yöntemlerinin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.