- Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi, eski başmüftü Ahmed Hassun’u insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından sorumlu buldu.
- Mahkeme, Hassun’un sivil bölgelere yönelik varil bombası kullanımını meşrulaştırdığını belirledi.
- Eski başmüftünün, askeri operasyonlara dini gerekçe oluşturulmasında resmi dini kurumların kullanılmasında rol oynadığı değerlendirildi.
- Hassun’un taşınır ve taşınmaz tüm mal varlıklarına el konularak kamu hazinesine devredilmesine karar verildi.
Beşar Esad yönetiminin Aralık 2024’te devrilmesinin ardından Suriye’de eski rejimin üst düzey yetkililerine yönelik yargılamalar sürüyor.
Şam’daki 4. Ceza Mahkemesi, Esad döneminde başmüftü olarak görev yapan Ahmed Hassun hakkındaki davada kararını açıkladı. Hassun, eski rejim döneminde dini kurumların şiddet eylemlerine meşruiyet kazandırılması amacıyla kullanılmasıyla bağlantılı suçlamalar kapsamında yargılanıyordu.
"Dini kurumlar askeri operasyonlara gerekçe olarak kullanıldı"
Mahkeme Başkanı Fahreddin el-Eriyan tarafından açıklanan kararda, yürütülen soruşturma ve incelemelerin tamamlandığı belirtildi.
Mahkemenin değerlendirmesine göre elde edilen deliller, başta Fetva Dairesi olmak üzere resmi dini kurumların askeri ve güvenlik operasyonlarına dini gerekçe oluşturmak ve katliamları kamuoyu nezdinde meşrulaştırmak amacıyla kullanıldığını ortaya koydu.
Duruşmaya Ulusal Geçiş Dönemi Adalet Komisyonu üyelerinin yanı sıra uluslararası hukuk ve insan hakları kuruluşlarının temsilcileri de katıldı.
Varil bombalarının kullanımını meşrulaştırdığı belirtildi
Mahkeme, Hassun’un özellikle sivil bölgelerin hedef alınmasında kullanılan varil bombalarının kullanımını meşrulaştırdığı sonucuna vardı.
Kararda, bu uygulamanın uluslararası insancıl hukuk kurallarıyla bağdaşmadığı belirtildi. Hassun ayrıca iç savaşa ve mezhep çatışmasına neden olan saldırılarla bağlantılı suçlardan sorumlu tutuldu.
Kudüs Tugayı’na finansal destek iddiası
Mahkeme, Hassun’un yalnızca dini açıklamalarıyla değil, askeri faaliyetlerle bağlantısıyla ilgili de değerlendirmelerde bulundu.
Karara göre Hassun, askeri operasyonlara katılan Kudüs Tugayı’nın komuta kademesine ve mensuplarına düzenli finansal destek sağladı.
Bu bulgular doğrultusunda mahkeme, Hassun’u yöneltilen suçlamalar kapsamında müebbet hapse mahkum etti.
Mal varlıklarına el konuldu
Mahkeme kararının bir diğer önemli maddesi ise Hassun’un ekonomik varlıklarına ilişkin oldu.
Karar kapsamında eski başmüftünün taşınır ve taşınmaz tüm mal varlıklarına el konularak kamu hazinesine devredilmesine hükmedildi.
Böylece eski rejimin üst düzey dini yetkililerinden biri hakkında hem hapis hem de mal varlığına el koyma kararı verilmiş oldu.
Esad hakkında da ağır karar verilmişti
Hassun hakkındaki karar, Suriye’de eski rejimin üst düzey isimlerinin yargılandığı daha geniş sürecin parçası.
11 Ağustos’ta Suriye’de bir mahkeme, devrik lider Beşar Esad’ı savaş sırasında işlendiği belirtilen cinayet, işkence, keyfi tutuklama ve insanlığa karşı suçlardan gıyaben idam cezasına çarptırmıştı. Esad’ın kardeşi Mahir Esad ve kuzeni Atef Necib de aynı davada idam cezası almıştı.
Esad ise Aralık 2024’te yönetiminin devrilmesinin ardından Rusya’ya kaçmıştı. Bu nedenle hakkındaki kararın uygulanması şu aşamada mümkün değil.
Esad dönemindeki suçlara ilişkin yargı süreci
Suriye’de yeni yönetimin en önemli başlıklarından biri, yaklaşık 14 yıl süren iç savaş döneminde işlendiği belgelenen suçların soruşturulması.
Esad rejimine yönelik suçlamalar arasında sivillere yönelik saldırılar, işkence, keyfi tutuklamalar, kimyasal silah kullanımı ve varil bombalarıyla düzenlenen saldırılar bulunuyor. Uluslararası kuruluşlar da rejim dönemindeki çeşitli uygulamalarla ilgili kapsamlı belgeler yayımlamıştı.
Ahmed Hassun hakkındaki karar da bu kapsamda, eski rejimin yalnızca siyasi ve askeri kadrolarının değil, dini kurumlarının ve üst düzey dini yöneticilerinin rolünün de yargı sürecine dahil edildiğini gösteriyor.
Suriye’de hesaplaşma süreci devam ediyor
Hassun’a verilen müebbet hapis cezası, Esad dönemindeki üst düzey yetkililere yönelik yargılamaların yeni bir aşamaya geçtiğini ortaya koyuyor.
Mahkeme, Hassun’u yalnızca bireysel açıklamaları nedeniyle değil, resmi dini kurumların askeri operasyonlara ve şiddet eylemlerine meşruiyet sağlamak amacıyla kullanılmasıyla bağlantılı olarak sorumlu tuttu.
Karar, Suriye’de eski rejimin siyasi, askeri ve dini yapılanmasının geçmişteki eylemlerine ilişkin hukuki hesaplaşmanın devam ettiğini gösteriyor.