Ev kadınlarının karşılıksız yürüttüğü ev işleri ve bakım emeğinin sosyal güvence altına alınmasına yönelik kapsamlı bir kanun teklifi Meclis gündemine taşındı.
SGK Eski Başmüfettişi İsa Karakaş, köşe yazısında söz konusu teklifin ev kadınlarının yalnızca ekonomik değil, sosyal güvenlik açısından da yaşadığı sorunlara köklü çözüm getirmeyi amaçladığını belirtti.
Karakaş, ev içinde verilen emeğin yıllardır büyük ölçüde görünmez kaldığına dikkat çekerek, “Evdeki tencereyi kaynatan, hastayı iyileştiren, yaşlıya bakan, çocuğu yarınlara hazırlayan kadınların emeği âdeta yok sayılmaktadır” ifadelerini kullandı.
Ev kadınlarına emeklilik ve sigorta güvencesi
40 maddeden oluşan teklifin en dikkat çeken başlıklarından biri, ev kadınlarının sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesi.
Borçlanma hakkı getirilmesi planlanıyor
Düzenlemeyle evde gerçekleştirilen karşılıksız bakım ve temizlik emeğinin sigortalılık süresine dahil edilmesi ve emekliliğe yansıtılması öngörülüyor.
Teklifte ayrıca ev kadınlarının emeklilik ve sağlık primlerinin Hazine tarafından karşılanması, isteyenlerin ise ek prim ödeyerek ileride bağlanacak aylıklarını artırabilmesi planlanıyor.
Geçmişte sigortasız geçirilen yıllar için de borçlanma hakkı getirilmesi öngörülüyor.
Evde bakım yüküne “mola” desteği
Teklif yalnızca emeklilik ve sigorta düzenlemeleriyle sınırlı değil. Evde hasta veya yaşlı bakımını üstlenen kişilere psikolojik destek, bakım eğitimi ve hukuki danışmanlık verilmesi öngörülüyor.
Bunun yanında bakım veren kişilerin dinlenebilmesi amacıyla geçici bakım hizmeti ve yılda en az 30 gün geçici bakım/izin hakkı getirilmesi teklif ediliyor.
İş Kanunu kapsamına alınacak
Teklifin bir diğer önemli ayağını ise ev hizmetlerinde çalışan kadınların çalışma hayatındaki haklarının genişletilmesi oluşturuyor.
Evlere temizliğe veya bakıma giden çalışanların İş Kanunu kapsamına alınması, kıdem tazminatı ve izin gibi haklardan yararlanması öngörülüyor.
30 günden uzun süren ev işlerinde yazılı iş sözleşmesi zorunluluğu getirilmesi, sözleşmesiz çalıştırmanın önüne geçilmesi hedefleniyor.
Ayrıca ev işçilerinin mobbing, şiddet ve tacizden korunmasına yönelik düzenlemeler de teklif kapsamında yer alıyor.
İş sağlığı ve güvenliği açısından da ev sahiplerine çeşitli sorumluluklar yüklenmesi planlanıyor. Özellikle yüksekten düşme ve kimyasal maddelere maruz kalma gibi risklere karşı koruyucu ekipman sağlanması öngörülüyor.
Belediyelere kreş ve “mola evi” görevi
Kanun teklifinde sosyal hizmetlere ilişkin de dikkat çeken düzenlemeler bulunuyor. Büyükşehir ve ilçe belediyelerine kreş, yaşlı bakımevi ve bakım verenlerin yararlanabileceği “mola evi” açma görevi verilmesi öngörülüyor.
Böylece çocuk, yaşlı ve hasta bakımının yalnızca kadınların omuzlarında bırakılmaması ve bakım hizmetlerinin kamusal destekle güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Teklif yasalaşırsa ne değişecek?
Teklifin yasalaşması halinde ev kadınları açısından öne çıkan değişiklikler şöyle olacak:
- Ev kadınlarının sosyal güvenlik kapsamına alınması,
- Emeklilik ve sağlık primlerinin Hazine tarafından karşılanması,
- Geçmiş dönemler için borçlanma hakkı,
- Evde verilen bakım ve temizlik emeğinin sigortalılık süresine yansıtılması,
- Evde çalışan kadınların İş Kanunu kapsamına alınması,
- Yazılı iş sözleşmesi zorunluluğu,
- Kıdem ve izin haklarının güvence altına alınması,
- Ev işçilerinin iş sağlığı ve güvenliği kapsamına alınması,
- Bakım verenlere psikolojik ve hukuki destek sağlanması,
- Geçici bakım ve dinlenme hizmetlerinin oluşturulması,
- Belediyelere kreş, yaşlı bakımevi ve “mola evi” açma görevi verilmesi.
Öte yandan söz konusu düzenlemeler şu aşamada kanun teklifi niteliğinde bulunuyor.
Yasalaşması halinde ev kadınlarının sosyal güvenlik ve çalışma hayatındaki statüsünde önemli değişiklikler meydana gelmesi bekleniyor.