İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturması kapsamında gazeteci Fatih Altaylı'nın ifadesi alındı. Sorgusunda Haluk Levent hakkındaki geçmiş şüphelerine rağmen deprem döneminde AHBAP Derneğine destek verdiğini kabul eden Altaylı, toplanan yardımların akıbetini araştırmadığı için pişmanlık duyduğunu ifade etti.
- Gazeteci Fatih Altaylı, Haluk Levent'i geçmişten itibaren "kumarbaz ve mali suçlarla anılan biri" olarak bildiğini ancak afet dönemindeki olumlu havayla derneğe destek sağladığını beyan etti.
- AHBAP'ın bağımsız denetimden geçmesi yönündeki yazıları üzerine Levent'in kendisine "Kuruşu kuruşuna hesap vereceğim" şeklinde mesaj gönderdiğini ve sonrasında iletişimi kestiğini aktardı.
- Deprem döneminde Habertürk bünyesinde çalışırken toplanan yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığını denetlemediğini, seçim gündeminin yoğunluğu nedeniyle süreci takip edemediğini kabul etti.
- Haluk Levent'e veya derneğe şahsi para aktarmadığını vurgulayan Altaylı, gelinen noktada hak edilmeyen bir destek vermiş olmaktan dolayı üzüntü ve pişmanlık duyduğunu söyledi.
Soruşturma bürosundaki ifadesinde Fatih Altaylı'ya, Haluk Levent ile olan tanışıklığı, AHBAP Derneği hakkındaki yayınları, deprem döneminde derneğe sağladığı destek ve toplanan paraların akıbetini araştırıp araştırmadığı soruldu. Levent ile ilk kez 2021 yılında katıldığı bir program vesilesiyle tanıştığını belirten Altaylı, kendisi hakkında en başından itibaren olumsuz bir kanaate sahip olduğunu dile getirdi. Levent'i kamuoyundaki kimliği üzerinden değerlendirdiğini vurgulayan Altaylı, kendisini kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş ve mali suçlarla anılan biri olarak bildiğini, bu nedenle şahsa hiçbir zaman güvenmediğini beyan etti.
Haluk Levent ve AHBAP Derneğine yönelik bakışının 2020 yılındaki orman yangınları sırasında değişmeye başladığını aktaran Altaylı, derneğin helikopter ve uçak kiralayarak yangın söndürme faaliyetlerine katılmasının hem kendisinde hem de toplumda sempati oluşturduğunu belirtti. 6 Şubat depremlerinin ardından bu güven ortamının sürdüğünü ifade eden Altaylı, kendi şüpheleri devam etmesine rağmen kamuoyundaki olumlu hava çerçevesinde AHBAP lehine söylemlerde bulunduğunu kabul etti. "Her insan ikinci bir şansı hak eder" düşüncesiyle hareket ettiğini savunan Altaylı, afet döneminde yardım ulaştırmaya çalışan herkes gibi AHBAP'ın da duyurulmasına katkı sunduğunu aktardı.
Levent'in geçmişi sebebiyle derneğin sıkı bir şekilde denetlenmesi gerektiğini savunduğunu belirten Altaylı, "Haluk, çuvallamamalısın; süt gibi lekesiz görünmek zorundasın" mesajını içeren yazılar kaleme aldığını bildirdi. Bu eleştirilerin ardından Levent'in kendisiyle iletişimi kestiğini ve telefonlarına yanıt vermediğini söyleyen Altaylı, derneğin bağımsız kuruluşlarca denetlenmesi yönündeki çağrılarını YouTube yayınlarında ve yazılarında sürdürdüğünü kaydetti.
Birkaç ay önce derneğin mali tablolarını internet sitesinde açıklamadığı gerekçesiyle yeni bir yazı yazdığını belirten Altaylı, uluslararası denetim şirketlerinin devreye girmesi gerektiğini ifade ederek İçişleri Bakanlığını göreve çağırdığını dile getirdi. Bu yazının üzerine Levent'in kendisine, "Çok çok haklısın abim. Yaklaşık 10 ay önce denetim geçirmiştik. Düzenli denetleniyoruz. Denetim sonrası canlı yayınlarda tek tek kuruşuna kadar hesap vereceğim. Sözüm söz" biçiminde mesaj attığını açıkladı. Altaylı ise yanıt olarak büyük denetim firmalarıyla çalışılması ve tüm verilerin şeffafça yayımlanması gerektiğini ilettiğini aktardı.
İfadesinde dikkat çekici bir kabule yer veren Altaylı, deprem sürecinde AHBAP tarafından toplanan bağışların ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşmadığını fiilen araştırmadığını söyledi. O dönem Habertürk bünyesinde görev yaptığını ve yardım organizasyonlarına destek verdiğini anlatan Altaylı, kurumdan ayrılması nedeniyle araştırma yapacak imkân ve yetkisinin kalmadığını öne sürdü. Ayrıca deprem sonrasında Türkiye'nin genel ve yerel seçim süreçlerine girdiğini hatırlatan Altaylı, yoğun siyasi gündem sebebiyle konuyu yeterince takip edememiş olabileceklerini ifade etti. Gazetecilerin denetleme yetkisi bulunmadığını savunan Altaylı, üzerine düşen görevi denetim çağrısı yaparak yerine getirdiğini ileri sürdü. Altaylı, AFAD ve Kızılay'ı hedef alan söylemlere karşı çıktığını ve bu kurumların karalanmasını hiçbir zaman doğru bulmadığını da sözlerine ekledi.
Şahsen AHBAP'a veya Haluk Levent'e herhangi bir parasal transfer gerçekleştirmediğini belirten Altaylı, soruşturma aşamasında yaşanan gelişmeleri ve gözaltı süreçlerini medyadan takip ettiğini bildirdi. Sürece ilişkin değerlendirmesinde, "Daha sonra yaşanan süreçte Haluk Levent'in huyundan vazgeçmediğini hep beraber görmüş olduk" ifadesini kullanan Altaylı, başlangıçtaki şüphelerinde haklı çıktığını vurguladı.
İfadesinin sonunda açık bir pişmanlık beyanında bulunan Altaylı, "Şu an görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Gelinen aşamada Haluk Levent ve AHBAP Derneğinin asla hak etmediği bir destek vermiş olmaktan üzüntü, hatta pişmanlık duyuyorum" sözleriyle konuşmasını tamamladı.