gdh digital

Geçmişten bugüne resimlerle İstanbul

Farklı dönemlerin ve sanat akımlarının öncü isimleri, İstanbul’un büyüleyici siluetini kendi benzersiz bakış açılarıyla şehri tarih, duygu ve sanatla buluşturuyor.

Yazan: Nihan Miray Yirmibeş

· Güncellendi: · 2 dk okuma

Geçmişten bugüne resimlerle İstanbul

gdh'i Google'da takip edin

gdh'i Google'da Tercih Edilen Kaynaklar'a ekleyin veya Google Haberler'de takip edin.

Tarih boyunca sayısız sanatçının ilham kaynağı olan İstanbul, farklı dönemlerde çeşitli sanatçılar tarafından pek çok kez resmedildi. Farklı sanat akımlarının ürünü olan bu eserler, İstanbul’un değişen yüzünü ve ruhunu farklı açılardan gözler önüne seriyor. Böylece bir şehir, birbirinden farklı farklı hikayeyle sanat tarihinde ölümsüzleşiyor.

Matrakçı Nasuh’un minyatüründe İstanbul

Osmanlı’nın çok yönlü dehası Matrakçı Nasuh, 1537 tarihli İstanbul ve Galata adlı minyatür çalışmasında, dönemin başkentini kuşbakışı bir bakışla resmediyor.

Klasik Osmanlı minyatür geleneğinin estetik ve belgesel özelliklerini bir araya getiren bu eser, surlarla çevrili İstanbul’un yapısal düzenini, camilerini ve limanlarını olağanüstü bir ayrıntıyla gözler önüne seriyor.

Sanatçının bu çalışması, yalnızca bir sanat eseri değil, aynı zamanda 16. yüzyıl İstanbul’unun adeta bir görsel haritası.

İstanbul ve Galata, 1537
İstanbul ve Galata, 1537

Aivazovsky’nin fırçasından gün batımında Boğaz

Romantik deniz manzaralarının usta ismi İvan Aivazovsky, Boğaziçi’nde Gün Batımı adlı eserinde İstanbul’un büyüleyici siluetini altın saatlerin ışığında yeniden yaratıyor.Eserdeki Ortaköy Camii ve siluet halindeki yapılar, Boğaz’ın hem tarihi hem de ruhani yönünü öne çıkarıyor.

Sanatçı, sadece İstanbul’u değil, İstanbul’un ruhunu da yansıtarak bu eseri romantik manzara resminin ölümsüz örneklerinden biri haline getiriyor.

 Boğaziçi’nde Gün Batımı, 1850'li yıllar
Boğaziçi’nde Gün Batımı, 1850'li yıllar

Hikmet Onat’tan “Boğaziçi’nde Manzara”

Hikmet Onat’ın Boğaziçi’nde Manzara adlı tablosu, İstanbul Boğazı’nın doğal güzelliklerini empresyonist(anlık ışık ve renklerin etkisini yakalamaya çalışan sanat akımı) bir yaklaşımla yansıtır. Figür olmayan olan bu eserde, Boğaz’a duyulan hayranlığın ve doğayla kurulan içsel bağın bir ifadesidir. Onat, bu tabloyla Türk resminde modern manzara anlayışına öncülük etmiştir.

Boğaziçi’nde Manzara, 1922
Boğaziçi’nde Manzara, 1922

Sanata geometrik bir bakış açısı “Boğaz’da Tekne”

D Grubu’nun kurucularından (Türk resminde modernleşmeyi ve yeniliği temsil eden önemli bir sanat grubu) Cemal Tollu, Boğazda Tekne adlı eserinde İstanbul’un endüstriyel yüzünü kübist(geometrik biçimde) anlayışla yorumluyor. Geometrik formlar, düz çizgiler ve ritmik alan kullanımıyla İstanbul limanı adeta yeniden inşa ediliyor. Bu eser, dönemin Türkiye’sinde yükselen çağdaşlaşma arzusunu temsil eden önemli bir çalışma haline geldi.

Boğaz'da Tekne, 1900'lü yıllar
Boğaz'da Tekne, 1900'lü yıllar

Soyutun kalbinde İstanbul

Çağdaş Türk sanatının öncülerinden Devrim Erbil, 1991 tarihli Eminönü’nden Boğaz’a adlı eserinde İstanbul’un klasik manzarasını soyut grafik diliyle yeniden yorumluyor.

Eminönü’nden Boğaz’a, 1991
Eminönü’nden Boğaz’a, 1991

Mavi tonların hâkim olduğu çalışmada, ince çizgiler ve ritmik desenler yer alıyor. Şehir bir manzara değil, adeta bir desen gibi sunuyor.

Kaynaklar: Stinpoli · İstanbul Sanat Evi · TRT Haber · Mutual Art

Podcast

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

gdh gündem bülteni

Gündemin nabzını her sabah gelen kutunuzda yakalayın.

Türkiye ve dünyadan öne çıkan haberleri, arka plan analizleriyle birlikte doğrudan e-posta adresinize gönderiyoruz.

Ücretsiz · İstediğiniz an iptal

Gündem bültenine katılın

Kayıt ücretsiz; istediğin an abonelikten çıkabilirsin.

Tüm bültenleri gör

Şehrini seç

Haberi Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim