- Goldman Sachs, 2026 yıl sonu altın hedefini 4.650 dolardan 4.150 dolara indirdi.
- 2027 yıl sonu tahmini ise 5.400 dolardan 4.800 dolara çekildi.
- Fed'in yüksek faiz politikası kısa vadeli görünümü baskılarken, merkez bankalarının altın alımları uzun vadeli beklentileri destekliyor.
Goldman Sachs, 5 Kasım tarihli değerlendirmesinde altın fiyatlarına ilişkin tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Banka, hem 2026 hem de 2027 yıl sonu hedeflerinde indirime giderken, bu kararın temel gerekçesi olarak ABD'de faizlerin beklenenden daha uzun süre yüksek kalabileceği ihtimalini gösterdi.
Beklentiler değişti!
Goldman Sachs'ın yeni tahminine göre altının 2026 yıl sonu fiyat hedefi 4.650 dolardan 4.150 dolara çekildi. Böylece hedefte 500 dolarlık, yaklaşık yüzde 10,8'lik düşüş yapıldı.
2027 yıl sonu beklentisi de 5.400 dolardan 4.800 dolara indirildi. Bu revizyon, 600 dolara ve yaklaşık yüzde 11,1'e karşılık geldi.
Altın fiyatı 2026 hedefinin yakınında
6 Kasım Cuma sabahı altının ons fiyatı yaklaşık 4.044 dolar seviyesinde işlem gördü. Bu fiyat ile Goldman Sachs'ın 2026 yıl sonu için belirlediği 4.150 dolarlık hedef arasında yaklaşık 106 dolar, yani yüzde 2,6 fark bulunuyor.
Ancak söz konusu rakamın kesin bir fiyat seviyesi değil, bankanın yıl sonuna ilişkin tahmini olduğu unutulmamalı.
Fed'in faiz politikası altın üzerinde baskı oluşturuyor
Altın, faiz getirisi sunmayan bir yatırım aracı olduğu için ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikası fiyatlar üzerinde belirleyici rol oynuyor.
Fed'in faizleri uzun süre yüksek tutması, yatırımcılar açısından faiz getirisi sağlayan varlıkları daha cazip hale getiriyor. Bu durum, altına yönelik talebi ve fiyatlardaki yükseliş potansiyelini kısa vadede sınırlayabiliyor.
Petrol fiyatlarındaki yükselişin ABD'de enflasyon baskısını artırabileceği endişesi de faiz indirimlerinin gecikebileceği beklentisini güçlendiriyor. Enflasyonun dirençli seyretmesi, Fed'in faiz politikasında daha temkinli davranmasına neden olabilir.
Borsalardaki düşüş altın satışlarını tetikleyebilir
Goldman Sachs'ın değerlendirmesinde dikkat çekilen bir diğer unsur da hisse senedi piyasalarındaki sert kayıplar.
Borsalarda yaşanan ani düşüşler, yatırımcıların teminat yükümlülüklerini karşılamak veya nakit ihtiyaçlarını gidermek amacıyla altın satmasına yol açabiliyor. Bu nedenle altın, piyasalardaki her dalgalanmada otomatik olarak güvenli liman talebi görmeyebiliyor.
Merkez bankalarının altın alımları uzun vadeli görünümü destekliyor
Kısa vadeli baskılara rağmen merkez bankalarının altın talebi güçlü seyrini koruyor.
Dünya Altın Konseyi verilerine göre merkez bankalarının net altın alımları üçüncü çeyrekte 321 tona ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 42 artışa işaret etti. Yılın ilk dokuz ayında toplam net alımlar ise 675 ton olarak kaydedildi.
Altına dayalı borsa yatırım fonlarına (ETF) üçüncü çeyrekte 211 ton giriş gerçekleşti. Fonların toplam altın varlığı 4 bin 256 tonla rekor seviyeye yükseldi.
Buna karşılık külçe ve sikke talebi aynı dönemde yıllık bazda yüzde 19 geriledi. Böylece kurumsal yatırımcıların altın talebi ile fiziki altın alıcılarının eğilimleri birbirinden ayrıştı.
Gram altın için dolar/TL kuru da belirleyici
Türkiye'de gram altının fiyatı yalnızca uluslararası piyasalardaki ons altın hareketine bağlı değil. Dolar/TL kurundaki değişim de gram altın fiyatını doğrudan etkiliyor.
Bu nedenle Goldman Sachs'ın dolar cinsinden ons altın hedefini düşürmesi, Türkiye'de gram altının aynı oranda gerileyeceği anlamına gelmiyor. Döviz kurundaki hareketler ve piyasalardaki alış-satış farkları, gram altının seyrinde belirleyici olmaya devam ediyor.