- Başbakan Nielsen, Grönland’ın “kendi yolunu izlemekte kararlı” olduğunu ve başka bir ülkeye katılmayacağını vurguladı.
- Grönland, AB üyeliğini reddetse de, enerji, eğitim ve maden alanlarında işbirliğini derinleştirmek istiyor.
- Grönland, AB’nin stratejik hammadde tedarik zincirinde önemli bir rol oynuyor.
- Nielsen, Washington’un geçmişteki ilhak söylemlerine gönderme yaparak “Grönland’ın bağımsız duruşunu” yineledi.
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, çarşamba günü Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı ilk konuşmasında ülkesinin yönünü net biçimde çizdi.
Euronews’in, “Grönland gelecekte AB’ye mi katılmaya yoksa ABD tarafından ilhak edilmeye mi daha yakın?” sorusuna Nielsen şu yanıtı verdi:
“Bunu açıkça söyleyeyim, başka bir ülkeye katılmayacağız.”
Nielsen, “Şu anda Avrupa Birliği’ne üye olma yönünde hiçbir planımız yok,” diyerek, Grönland’ın mevcut AB ortaklığını geliştirme hedefinde olduğunu vurguladı.
Grönland’ın özerklik modeli
Yaklaşık 56 bin nüfuslu Grönland, 1979’da başlayan kendi kendini yönetme sürecini 2009’daki yasayla genişletti.
Danimarka Krallığı’na bağlı özerk bölge, 1982 referandumunun ardından 1985’te Avrupa Ekonomik Topluluğu’ndan (bugünkü AB’nin öncülü) ayrılmıştı.
O tarihten bu yana AB ile ilişkilerini koruyan Grönland, son yıllarda daha yakın ekonomik ve siyasi bağlar kurdu.
Avrupa Birliği, başkent Nuuk’ta bir temsilcilik ofisi açarak bu işbirliğini kurumsallaştırdı.
Eğitim, maden ve enerji alanlarında derinleşen işbirliği
Başbakan Nielsen, ülkesinin öncelikli olarak eğitim, kritik mineraller, yenilenebilir enerji, dijitalleşme ve sürdürülebilir turizm alanlarında AB ile işbirliğini geliştirmek istediğini belirtti.
Grönland, AB’nin “kritik mineraller listesinde yer alan 34 maddenin 24’üne sahip” olmasıyla dikkat çekiyor.
Nielsen, “2023’te AB ile Grönland arasında sürdürülebilir hammadde tedarik zincirlerine ilişkin stratejik bir ortaklık kuruldu. Küresel güvenlik koşulları ve yeşil dönüşüm göz önüne alındığında artık daha hızlı hareket etmemiz gerekiyor,” dedi.
Balıkçılık anlaşması ve kültürel hassasiyetler
Grönland ekonomisinin temelini oluşturan balıkçılık sektörü, AB ile yapılan işbirliğinin önemli bir parçası.
1985’ten bu yana yürürlükte olan sistemle AB gemileri, kota ve mali katkı karşılığında Grönland sularında avlanabiliyor.
Nielsen, mevcut anlaşmadan memnun olduklarını ancak “balıkçılık sektörünün büyümesine paralel olarak güncellenmesi gerektiğini” ifade etti.
Ayrıca Nielsen, AB’nin fok ürünlerinin piyasaya sürülmesini yasaklayan kararına da tepki gösterdi:
“Bu yasak, fok avcılığı üzerinde ciddi olumsuz etkiler yarattı. Bu bizim kültürümüzün ve kimliğimizin yaşam kaynağıdır.”
Washington’a dolaylı mesaj
Nielsen, konuşmasının sonunda “Grönland Avrupa Birliği’ne ihtiyaç duyuyor, Avrupa Birliği de Grönland’a” diyerek sözlerini tamamladı.
Bu ifadeyle, ülkesinin AB ile stratejik ortaklığını sürdürürken ABD’ye mesafeli durduğuna dikkat çekti.
ABD Başkanı Donald Trump, 2019’da Grönland’ı “satın alma veya ilhak etme” fikrini dile getirmiş, bu öneri hem Danimarka’da hem Avrupa’da büyük tepki toplamıştı.
Nielsen’in sözleri, bu tartışmalara “egemenlik vurgusu” taşıyan bir yanıt olarak yorumlandı.
AB’den dostane yanıt
Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Nielsen’in konuşmasının ardından yaptığı açıklamada,
“Grönland her zaman Avrupa Birliği’nde güçlü bir ortak bulacak,”
dedi.
Metsola, AB’nin Grönland’a “taleplerle değil, dostluk ve karşılıklı saygı ruhuyla” yaklaştığını belirterek, iki taraf arasındaki bağların uzun vadede güçleneceğini ifade etti.
Grönland yönetimi, Avrupa Parlamentosu’nda verdiği bu açık mesajla “tam bağımsız ve özerk” çizgisini yeniden teyit etti.
Başbakan Nielsen’in açıklamaları, ülkesinin ne AB üyeliğine ne de ABD etkisine yönelmeyeceğini, buna karşın Avrupa ile stratejik ortaklıklarını geliştirmeye kararlı olduğunu ortaya koydu.