• BIST 10014.575,51−0,24%
  • USD/TRY48,14+0,04%
  • EUR/TRY56,21+0,26%
  • Gram Altın7.128,45+0,29%
  • Brent Petrol88,54+2,47%
  • Bitcoin/TRY3.841.280,00+1,85%
GDH Digital

Her yıl 41 bin akciğer kanseri tanısı

Yazan: Mariya Güler

· Güncellendi: · 2 dk okuma

Her yıl 41 bin akciğer kanseri tanısı
Erken tanı ve tarama programlarının hayati önemi

"Güncel Veriler Işığında Politika Önerileri" adlı raporun detayları İstanbul'da düzenlenen etkinlikte paylaşıldı

Akciğer sağlığını korumak ve geliştirmek amacıyla gerçekleştirilen çalışmanın toplantısına Başkent Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr.Simten Malhan, TTOD Başkanı Nuri Karadurmuş, Hacettepe Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.Deniz Köksal, Türk Radyasyon Onkolojisi Derneği önceki dönem başkanı Prof.Dr.Uğur Selek, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr.Ali Çelik, AstraZeneca Kurumsal İlişkiler Direktörü Erdal Kiraz ile sağlık sektörü temsilcileri ve basın mensupları katıldı.

TTOD yetkilileri ve uzmanlar, Türkiye'deki akciğer kanseri vakalarındaki artışa dikkat çekerek, erken tanı ve tarama programlarının hayati önem taşıdığını belirtti.

Yapılan araştırmalar, Türkiye'de her yıl 41 bin kişiye yeni akciğer kanseri teşhisi konduğunu ortaya koyuyor. Bu vakaların yüzde 60'ı ve hatta bazı uzmanlara göre yüzde 80'e yakını, hastalığın ileri evrelerinde belirleniyor. İleri evre teşhis, hem tedavi sürecini zorlaştırıyor hem de sağlık harcamalarını ciddi oranda artırıyor.

İstatistikler

Hastaların büyük kısmı ileri evrede tanı alırken, uzmanlar erken tanının artırılmasına yönelik etkin müdahalelerin hayata geçirilmesini öneriyor.

Rapora göre, dünyada ekonomik maliyet açısından kanser türleri arasında ilk sırada yüzde 15,4 ile akciğer kanseri gelirken, bunu yüzde 10,9'la kolon ve rektum kanseri, yüzde 7,7 ile meme kanseri, yüzde 6,5 ile karaciğer kanseri ve yüzde 6,3 ile lösemi takip etti.

Erken tanı ve sağlık politikaları

Uzmanlar, akciğer kanserinde erken tanının, hastalığın getirdiği mali yükü azaltmada ve hastaların yaşam süresini uzatmada en etkili yol olduğunu vurguluyor. TTOD Başkanı Prof. Dr. Nuri Karadurmuş, Sağlık Bakanlığı ve SGK'nin yeni ilaçları hastalara sunduğunu, ancak asıl çözümün erken tanıya yönelik sağlık politikaları geliştirmekten geçtiğini belirtiyor.

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Prof. Dr. Deniz Köksal da bu görüşü destekleyerek, hastaların büyük bir kısmının belirtiler (nefes darlığı, yorgunluk, öksürük) ortaya çıktığında doktora başvurduğunu ve bu durumun tedavi başarısını düşürdüğünü ifade etti. Köksal, dünya genelinde kullanılan düşük doz bilgisayarlı tomografi gibi tarama yöntemlerinin Türkiye'ye özgü risk grupları belirlenerek uygulanması gerektiğini dile getirdi. Bu sayede hem hastaların yaşam kalitesi artırılabilir hem de ekonomik kaynaklar daha etkin kullanılabilir.

Raporun amacı

Akciğer kanserinin sadece bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda ciddi bir ekonomik yük olduğunu belirten uzmanlar, hazırlanan raporun bu maliyeti ortaya koymanın yanı sıra, gelecekte atılması gereken adımlara da ışık tutmayı hedeflediğini kaydetti.

Rapora göre, Türkiye'ye özgü tarama programları hayata geçirilirse, erken teşhis konulan hastaların tedavi süreçleri daha başarılı bir şekilde yönetilebilir ve böylece sağlık harcamaları da önemli ölçüde azalır. Uzmanlar, artan nüfus ve yüksek risk faktörleri göz önüne alındığında, akciğer kanseriyle mücadelenin sürekli devam edeceğini, bu nedenle erken tanının bir sağlık politikası haline getirilmesi gerektiğini vurguladı.

Kaynak: GDH Haber Merkezi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim