Hitit tarihinin en dikkat çekici kadınlarından Puduhepa, Geç Tunç Çağı'nın siyasi ve diplomatik hayatında önemli bir rol üstlendi. Kizzuvatna'da dini gelenek içerisinde yetişen Puduhepa'nın hayatı, III. Hattuşili ile evlenmesiyle tamamen değişti.
Puduhepa, Hitit sarayında yalnızca törensel görevleri bulunan bir kraliçe olarak kalmadı. Devlet yönetimine katıldı, hukuki meselelerle ilgilendi ve kendi mührünü kullanarak resmî karar ve yazışmalarda yer aldı. Böylece Hitit devlet mekanizması içerisinde olağanüstü güçlü bir konuma ulaştı.
Mısır'la diplomaside önemli rol
Puduhepa'nın etkisi Hitit başkenti Hattuşa ile sınırlı değildi. Dönemin en güçlü hükümdarlarından Mısır Firavunu II. Ramses ile doğrudan diplomatik yazışmalar gerçekleştirdi.
Hititler ile Mısır arasındaki uzun mücadele döneminin ardından kurulan barış düzeninin sürdürülmesinde de etkin rol oynadı. Puduhepa'nın Mısır sarayıyla yaptığı yazışmalar, onun uluslararası diplomasideki konumunu gösteren önemli belgeler arasında yer aldı.
Puduhepa ayrıca II. Ramses'in Büyük Kraliyet Eşi Nefertari ile de mektuplaştı. İki kraliçe arasındaki yazışmalar, dönemin iki büyük siyasi gücü arasındaki ilişkilerin yalnızca hükümdarlar üzerinden yürütülmediğini göstermesi bakımından dikkat çekiyor.
Kralın ölümünden sonra da gücünü korudu
III. Hattuşili'nin ölümünün ardından Puduhepa'nın siyasi etkisi sona ermedi. Tahta geçen oğlu IV. Tuthaliya döneminde de devlet hayatında etkinliğini sürdürdü ve Hitit siyasetinin önemli isimlerinden biri olmaya devam etti.
Yaklaşık 3.200 yıl öncesinin dünyasında Puduhepa'nın kendi mührüne sahip olması, diplomatik yazışmalarda bulunması ve devlet işlerinde söz sahibi olması, onu Geç Tunç Çağı'nın en dikkat çekici kadın siyasi figürlerinden biri haline getiriyor.
Rahibe olarak başladığı hayatını Hitit İmparatorluğu'nun zirvesindeki isimlerden biri olarak sürdüren Puduhepa, tahtın arkasında kalan bir kraliçeden çok, iktidarın doğrudan parçası olan bir devlet kadını olarak tarihe geçti.