- İngiltere'nin ardından Fransa ve Kanada'nın da İsrail'in yasa dışı yerleşimlerinden gelen mallara yasak getirmesi bekleniyor.
- Londra'nın yeni yaptırım politikasının, İsrail ve Filistin'e yönelik yaklaşımda daha kapsamlı bir değişimin başlangıcı olabileceği belirtiliyor.
- ABD'nin İngiltere'yi yaptırımlardan vazgeçmesi için özel olarak uyardığı iddia edilirken, üç ülkenin ortak adımı Washington ile müttefikleri arasında gerilim yaratabilir.
- Yaptırımlar, İsrail'in Batı Şeria'daki E1 yerleşim projesinin tartışıldığı kritik bir dönemde gündeme geliyor.
Middle East Eye'a konuşan Whitehall kaynaklarına göre İngiltere, Fransa ve Kanada'nın Salı günü İsrail'in yasa dışı yerleşimlerinden gelen mallara yönelik yasakları açıklaması bekleniyor.
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband'ın parlamentoda İsrail ve Filistin'e ilişkin yeni önlemleri açıklayacağı belirtiliyor.
İngiltere Başbakanı Andy Burnham hükümetinin bu adımı, İsrail'in Batı Şeria'daki yasadışı yerleşim politikasına karşı daha sert bir çizgiye geçişin başlangıcı olarak değerlendirilirken, ilerleyen dönemde başka yaptırımların da gündeme gelebileceği ifade ediliyor.
Washington karşı çıktı
İngiltere'nin planı, ABD ile ilişkiler açısından da dikkat çekici bir gelişme olarak öne çıkıyor. İddiaya göre Washington, İngiliz hükümetini söz konusu yaptırımları hayata geçirmemesi konusunda özel olarak uyardı.
Burnham'ın Pazartesi günü ABD Başkanı Donald Trump'a İsrail'e yönelik yaptırım planları hakkında bilgi verdiği de öne sürüldü. Üç ülkenin birlikte hareket etmesi halinde bunun, ABD'nin geleneksel müttefiklerinin Washington'un Orta Doğu politikasına yönelik önemli bir eleştirisi olarak yorumlanabileceği belirtiliyor.
Yasadışı yerleşim politikası kritik dönemde
Yaptırım hazırlıkları, İsrail'in Doğu Kudüs yakınlarındaki E1 yerleşim projesinin yeniden gündemde olduğu bir döneme denk geliyor.
Projenin hayata geçirilmesi halinde işgal altındaki Batı Şeria'nın kuzey ve güney kesimleri arasındaki bağlantının ciddi biçimde etkilenebileceği ve Filistin topraklarının fiilen bölünmesinin kolaylaşabileceği değerlendiriliyor.
Bu nedenle İngiltere, Fransa ve Kanada'nın yerleşimlerden gelen mallara yönelik koordineli bir yasak uygulaması, İsrail'in yerleşim politikası üzerindeki ekonomik ve diplomatik baskının artırılması açısından önem taşıyor.