- Ulusal Sosyal Araştırmalar Merkezi (NatCen) tarafından yayımlanan 2026 Britanya Sosyal Tutumlar Araştırması, İngilizlerin küresel güvenlik algısındaki değişimi ortaya koydu.
- Katılımcıların yüzde 78’i İsrail’i, yüzde 74’ü ABD’yi dünya barışı için ciddi tehdit olarak gördü.
- Rusya yüzde 89, İran yüzde 75 ve Çin yüzde 62 ile tehdit olarak değerlendirildi.
- İngilizlerin yüzde 42’si ülke çıkarlarının Batı Avrupa ile daha yakın ilişkiler geliştirmekten geçtiğini belirtirken, ABD ile yakınlaşmayı tercih edenlerin oranı yüzde 9’da kaldı.
İngiltere merkezli Ulusal Sosyal Araştırmalar Merkezi (NatCen) tarafından yayımlanan 2026 Britanya Sosyal Tutumlar Araştırması, İngiliz kamuoyunun ABD’ye yönelik güvenlik algısında belirgin bir değişim yaşandığını ortaya koydu.
Araştırmaya göre, ABD’yi dünya barışı açısından ciddi bir tehdit olarak görenlerin oranı 2024’te yüzde 35 seviyesindeyken 2026’da yüzde 74’e yükseldi.
Bu oran, ABD Başkanı Donald Trump’ın ikinci başkanlık dönemine başlamasının ardından geçen süreçteki değişimi de gözler önüne serdi. Araştırmada, Trump yönetiminin Grönland konusunda NATO müttefikleriyle yaşadığı anlaşmazlıklar ve İsrail ile birlikte İran’a yönelik saldırılara katılması, ABD algısındaki değişimle bağlantılı gelişmeler arasında gösterildi.
İsrail yüzde 78 ile tehdit algısında üst sıralarda
Araştırmada İsrail’i dünya barışı için ciddi tehdit olarak görenlerin oranı yüzde 78 olarak ölçüldü. Bu oran 2005 yılında yüzde 48 seviyesindeydi.
Raporda, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarının ardından ülkeye yönelik tehdit algısının yükseldiği belirtildi. 2024 sonbaharında katılımcıların yaklaşık yüzde 73’ü İsrail’i ciddi tehdit olarak değerlendirirken, 2026’daki araştırmada bu oran yüzde 78’e çıktı.
İran’ı tehdit olarak görenlerin oranı ise yüzde 75 oldu.
Rusya yüzde 89 ile ilk sırada
Araştırmada Rusya, dünya barışı açısından en ciddi tehdit olarak değerlendirilen ülke oldu. Rusya’yı ciddi tehdit olarak görenlerin oranı yüzde 89’a ulaştı.
Çin’i tehdit olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 62 olarak ölçüldü. Çin’e yönelik tehdit algısı, 20 yıl önceki yüzde 28 seviyesine kıyasla önemli ölçüde yükseldi.
Araştırma, İngilizlerin uluslararası güvenlik ortamını geçmiş yıllara göre daha riskli gördüğünü ortaya koydu.
İngilizler ABD yerine Avrupa ile yakınlaşmayı tercih ediyor
Araştırmada İngiltere’nin dış politika ve güvenlik ilişkilerine yönelik tercihler de incelendi.
Katılımcıların yüzde 42’si ülkenin çıkarlarının Batı Avrupa ile daha yakın ilişkiler geliştirmekten geçtiğini belirtirken, yüzde 38’i Avrupa ve ABD ile eşit derecede yakın ilişkiler kurulmasını tercih etti. ABD ile daha yakın ilişkileri öncelikli görenlerin oranı ise yüzde 9’da kaldı.
Savunma ve askeri işbirliği konusunda yöneltilen soruda da katılımcıların yüzde 37’si Batı Avrupa’yı, yüzde 14’ü ABD’yi tercih etti. Yüzde 39’luk kesim ise her iki tarafla eşit yakınlıkta ilişki kurulması gerektiğini ifade etti.
Savunma harcamalarının artırılmasına destek yükseldi
Araştırmanın bir diğer dikkat çeken sonucu, İngiltere’de savunma harcamalarının artırılmasına yönelik kamuoyu desteği oldu.
Katılımcıların yüzde 56’sı hükümetin savunmaya daha fazla kaynak ayırmasını destekledi. Harcamaların azaltılmasını isteyenlerin oranı ise yüzde 17 olarak ölçüldü.
Savunma harcamalarının artırılmasına yönelik destek, İşçi Partisi seçmenleri arasında da yükseldi. Bu kesimde daha fazla savunma harcamasını destekleyenlerin oranı 2024’te yüzde 28 iken 2026’da yüzde 55’e çıktı.
Araştırmanın yazarı Sophia Gaston, Avrupa’daki savaş, Orta Doğu’daki istikrarsızlık, Çin ile stratejik rekabet ve ABD liderliğine yönelik şüphelerin İngiliz kamuoyunun güvenlik algısını değiştirdiğini belirtti. Gaston, İngilizlerin Avrupa ile ilişkilerin güçlendirilmesine daha olumlu yaklaştığını ancak bunun ABD ile güvenlik işbirliğinden tamamen vazgeçilmesi anlamına gelmediğini ifade etti.