- Kızıldeniz ve Babülmendep hattında güç kazanan Husilerin stratejik ilerleyişinin İran'ın küresel ticareti aksatma amacına hizmet ettiği, ancak bu kazanımların sahada uzun süre korunamayabileceği belirtiliyor.
- Kritik enerji tesisleri hedef alınan Suudi Arabistan'ın artan risklere karşı pasif kalmayıp yakın zamanda kararlı bir askeri misilleme başlatması bekleniyor.
- Doğrudan bir bölgesel çatışmaya girmek istemeyen ABD'nin ise Riyad'a lojistik ve silah desteği sağlamakla yetineceği, ana stratejik hedefini İran üzerinde tutacağı öngörülüyor.
Yemen’de Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki ilerleyişi, küresel deniz ticaretinin kritik geçiş noktalarından biri olan Babülmendep Boğazı çevresindeki güvenlik endişelerini artırdı. Suudi Arabistan’a yönelik saldırılar ve stratejik bölgelerdeki hareketlilik, Riyad’ın olası askeri karşılığına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi. gdh Dış Haberler Muhabiri Gaye Sude Kayışlı'ya konuşan Thayer Marshall Institute Profesörü David Des Roches, Husilerin elde ettiği kazanımları, İran’ın bölgesel stratejisini ve ABD’nin olası tutumunu değerlendirdi.
Husilerin Babülmendep hedefi ne?
Husilerin Kızıldeniz kıyısında ve Babülmendep Boğazı’na açılan adalarda kontrol alanını genişletme girişimleri, bölgedeki güç dengelerine ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Profesör David Des Roches, Husilerin stratejik bölgelerde elde ettikleri kazanımları korumak isteyebileceğini belirtti. Ancak Yemen’in dağlık bölgeler dışındaki kesimlerinde savaşın seyrinin hızlı değişebileceğini söyleyen David Des Roches, grubun ele geçirdiği bölgeleri uzun süre elinde tutmakta zorlanabileceğini ifade etti.
David Des Roches'e göre Husiler, kontrol ettikleri bölgelerin kendilerine sağlayabileceği taktiksel avantajın ve ekonomik getirinin farkında. Bununla birlikte, bölgede güçlü tahkimatlarının bulunmaması ve mevcut kapasitelerinin zorlanması, ilerleyişlerinin geçici hâle gelmesine yol açabilir.
Suudi Arabistan’dan askeri karşılık gelebilir
Husilerin Suudi Arabistan’ın petrol altyapısını hedef alması, Riyad’ın güvenlik endişelerini artıran gelişmeler arasında değerlendiriliyor. David Des Roches, Husilerin 2017’den bu yana Suudi Arabistan topraklarına füze saldırıları düzenlediğini hatırlatarak, son gelişmelerin tamamen yeni bir durum olmadığını söyledi.
Buna karşın profesör, saldırıların göz ardı edilemeyecek kadar ciddi olduğunu vurguladı. Husilerin son adımlarının büyük ihtimalle İran’ın talebi veya yönlendirmesiyle atıldığını düşündüğünü belirten David Des Roches, Suudi Arabistan’ın bu gelişmeleri varoluşsal bir tehdit olarak gördüğünü ifade etti.
David Des Roches, Riyad’ın Husilerin saldırılarını engellemek amacıyla yakın zamanda kararlı bir askeri adım atabileceğini öngördü.
David Des Roches, “Bu yüzden Suudilerin yakın zamanda bu durumu engellemek adına kararlı bir askeri hamle planladıklarını tahmin ediyorum.” şeklinde konuştu.
“Suudi Arabistan’ın kenara çekilmesi mümkün değil”
Suudi Arabistan’ın olası karşılığının bölgede yeni bir çatışma dalgasına yol açıp açmayacağı da röportajın başlıklarından biri oldu.
David Des Roches, Husilerin Suudi Arabistan’ın ekonomik kaynaklarını hedef almaya devam etmesi karşısında Riyad’ın pasif kalmasının mümkün olmadığını söyledi. Profesör, önümüzdeki dönemde Suudi Arabistan’ın öncülüğünde veya koordinasyonunda bir geri püskürtme operasyonu gerçekleşebileceğini belirtti.
David Des Roches'e göre Husilerin yerel halk desteğinin zayıf olduğu kıyı bölgeleri, olası bir askeri operasyonun hedefleri arasında bulunabilir.
İran, Hürmüz ve Babülmendep üzerinden baskı mı kuruyor?
Babülmendep Boğazı’nın Husilerin kontrolüne geçmesi ihtimali, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki etkisiyle birlikte değerlendiriliyor.
Röportajda, İran’ın bir tarafta Hürmüz Boğazı, diğer tarafta ise Babülmendep üzerinden küresel enerji ticaretini baskı altına almayı hedefleyip hedeflemediği soruldu.
David Des Roches, İran’ın bölgedeki stratejisinin doğrudan yönetim kurmaktan çok mevcut düzeni bozma ve istikrarsızlıktan faydalanma üzerine şekillendiğini savundu. Sivil gemilere yönelik tehditlerin deniz taşımacılığı sigortalarını artırabileceğini belirten profesör, bu yöntemin bir bölgeyi doğrudan işgal ederek yönetmekten daha az maliyetli olabileceğini söyledi.
David Des Roches, Husilerin sahadaki hızlı taktiksel kazanımlarının İran açısından dahi beklenmedik bir gelişme olabileceğini ifade etti.

Ticari gemilere yönelik saldırılar artabilir
Profesör David Des Roches, Husilerin kıyı bölgelerinde geri püskürtülmesi ihtimali bulunsa da ticari gemilere yönelik saldırıların devam edebileceğini belirtti.
Bu saldırıların İran’ın bölgesel harp doktrini kapsamında önemli bir koz sağladığını öne süren David Des Roches, Husilerin deniz taşımacılığı üzerindeki baskıyı sürdürebileceğini söyledi.
Babülmendep, Kızıldeniz ile Aden Körfezi arasındaki bağlantıyı sağlayan stratejik bir geçiş noktası olduğu için bölgedeki çatışmalar küresel ticaret ve enerji taşımacılığı açısından da önem taşıyor. Güncel gelişmelerde Husilerin Kızıldeniz kıyısında ve boğaza yakın bölgelerde ilerleme kaydettiği, bu durumun deniz güvenliği risklerini artırdığı bildirildi.
ABD’nin Husilere doğrudan müdahalesi bekleniyor mu?
Röportajın son bölümünde, ABD’nin Suudi Arabistan’ın petrol altyapısına yönelik saldırılara askeri yanıt verip vermeyeceği ele alındı.
David Des Roches, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu’da yeni bir askeri operasyona sürüklenmek istemediğini belirtti. ABD Donanması’nın geçmişte Husilere karşı bazı adımlar attığını ancak bunların etkisiz kaldığını savunan profesör, gdh Dış Haberler Muhabiri Gaye Sude Kayışlı'ya Amerikan silah sistemlerinin asimetrik savaş koşullarına uyarlanması konusunda sorunlar yaşandığını ifade etti.
David Des Roches, Washington’ın doğrudan askeri müdahale yerine Suudi Arabistan’a daha gelişmiş silah tedariki gibi dolaylı destek yöntemlerine yönelebileceğini düşündüğünü söyledi.
David Des Roches, “Bu nedenle, doğrudan müdahale yerine daha gelişmiş silah tedariki gibi dolaylı bir destek sağlayacaklarını düşünüyorum.” dedi.
“Asıl odak noktası tekrar İran olacaktır”
ABD’nin bölgedeki askeri varlığının şu aşamada sınırlı olduğunu belirten David Des Roches, Washington’ın önceliğinin İran olmaya devam edeceğini söyledi.
Profesör, ABD Başkanı Trump’ın İran konusunda stratejik hedeflerine ulaştığına ikna olması hâlinde Husilere daha fazla odaklanabileceğini ifade etti. Bununla birlikte David Des Roches, o zamana kadar Husiler ile Suudi Arabistan arasında bir uzlaşma sağlanabileceğini düşündüğünü de belirtti.