- Kongo Sağlık Bakanlığına göre Ebola salgınında 3 bin 95 kişi hayatını kaybetti, doğrulanmış vaka sayısı 6 bin 436’ya çıktı.
- Salgın, ülkenin altı eyaletindeki 60 sağlık bölgesine yayıldı.
- Salgının sorumlusu, Ebola virüsünün nadir görülen Bundibugyo türü; bu türe karşı onaylanmış bir aşı veya tedavi bulunmuyor.
- ECDC’nin 6 Eylül verileri ise vaka sayısının 6 bin 604’e, bağlantılı can kaybının 3 bin 175’e ulaştığını gösteriyor; 851 hasta izolasyonda tutuluyor.
Kongo'da 15 Mayıs’ta resmi olarak ilan edilen Ebola salgını, ülkenin sağlık sistemi üzerinde giderek daha ağır bir baskı oluşturuyor.
Demokratik Kongo Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı'nın son açıkladığı verilere göre salgında hayatını kaybedenlerin sayısı 3 bin 95’e yükseldi. Doğrulanmış vaka sayısı ise 6 bin 436 olarak kayıtlara geçti. Salgın altı eyaletteki 60 sağlık bölgesinde etkili durumda.
Ancak farklı tarihlerde açıklanan veriler arasındaki güncelleme nedeniyle uluslararası kuruluşların rakamları daha yüksek. ECDC, 6 Eylül itibarıyla KDC'de 6 bin 604 doğrulanmış vaka ve 3 bin 175 Ebola kaynaklı ölüm bildirildiğini açıkladı.
Salgının merkezinde Bundibugyo türü var
Salgına Ebola virüsünün Bundibugyo türü neden oluyor. Bu tür, daha önce görülen Ebola salgınlarında baskın olan Zaire türünden farklı özellikler taşıyor.
Dünya Sağlık Örgütünün 26 Ağustos verilerine göre KDC’de 5 bin 794 doğrulanmış vaka ve 2 bin 786 ölüm bildirilmişti. DSÖ, vaka ölüm oranını yüzde 48,1 olarak hesaplamıştı.
Bundibugyo türüne karşı henüz onaylanmış bir aşı veya tedavi bulunmuyor. KDC makamları buna rağmen sağlık çalışanlarını korumak amacıyla Zaire türüne karşı lisanslı Ervebo aşısının kullanımına başladı. Bu aşının Bundibugyo türüne karşı belirli ölçüde çapraz koruma sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Ituri eyaleti salgının merkez üssü
Salgının ilk tespit edildiği yer, ülkenin kuzeydoğusundaki Ituri eyaleti oldu.
Salgın daha sonra Kuzey Kivu, Haut-Uele ve diğer bölgeler dahil olmak üzere toplam altı eyalete yayıldı. Özellikle Ituri, vakaların büyük bölümünün görüldüğü merkez konumunda bulunuyor.
Sağlık kuruluşlarının kapasitesi de salgının yayılmasıyla birlikte zorlanıyor. Kuzey Kivu’daki bazı Ebola tedavi merkezlerinde yatak doluluk oranlarının kapasitenin üzerine çıktığı bildiriliyor.
Salgınla mücadeleyi güvenlik sorunları zorlaştırıyor
Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin doğusundaki silahlı çatışmalar, sağlık ekiplerinin bazı bölgelere ulaşmasını ve hastaların erken teşhis edilmesini zorlaştırıyor.
Sağlık otoriteleri ayrıca nüfus hareketliliği, yerinden edilmeler, yetersiz sağlık altyapısı, temaslı takibindeki eksiklikler ve bazı toplulukların sağlık ekiplerine duyduğu güvensizlik nedeniyle salgını kontrol altına almakta güçlük çekiyor.
DSÖ, ölümlerin önemli bir bölümünün sağlık merkezlerinin dışında gerçekleştiğine dikkat çekiyor. Bu durum, hastaların sağlık sistemine geç ulaşmasının salgındaki ölüm oranını artıran önemli faktörlerden biri olduğunu gösteriyor.
Cep telefonu verileriyle yayılım takip ediliyor
Yetkililer salgının yayılımını daha iyi takip edebilmek için yeni yöntemlere de başvuruyor.
DSÖ ve İsveç merkezli Flowminder, anonimleştirilmiş cep telefonu verilerini kullanarak insanların hareketlerini analiz etmeye ve virüsün yayılma ihtimali bulunan bölgeleri önceden belirlemeye başladı.
Bu yöntem sayesinde özellikle ulaşım merkezleri ve yoğun nüfus hareketliliğinin bulunduğu bölgelerin daha erken tespit edilmesi hedefleniyor.
KDC’nin en ölümcül Ebola salgını
Mevcut salgın, Kongo tarihindeki en ölümcül Ebola salgını haline geldi. 2018-2020 dönemindeki salgında yaklaşık 2 bin 300 kişi hayatını kaybetmişti.
Mevcut salgının büyüklüğü, onu 2014-2016 yıllarında Batı Afrika’da Gine, Liberya ve Sierra Leone başta olmak üzere 11 binden fazla kişinin ölümüne yol açan Ebola salgınının ardından dünyadaki en ağır salgınlardan biri konumuna taşıdı.
Africa CDC ve diğer sağlık kuruluşları, salgının henüz zirve noktasına ulaşmamış olabileceği konusunda uyarıyor. Vaka tespitinin ve temaslı takibinin güçlendirilmesi, sağlık çalışanlarının korunması ve salgından etkilenen bölgelere erişimin artırılması, virüsün kontrol altına alınması açısından kritik önem taşıyor.