- Prof. Dr. Sinan Canan, insanın iç sesinin çocuklukta çevreden öğrenilen kalıplardan oluştuğunu ve bu durumun farkındalıkla değiştirilebileceğini belirtti.
- Zorunluluk hissettiren kelimeler yerine kararlılık içeren net ifadelerin kullanılmasının zihinsel programlamayı değiştireceğini vurguladı.
- Kişinin kendisiyle konuşma dilini değiştirerek hayatını dönüştürebileceğini savunan Canan'ın paylaşımı sosyal medyada geniş yankı buldu.
İnsanın kendisiyle kurduğu iç diyalog, çoğu zaman farkında olmadan geçmişten taşınan cümlelerle şekillenebiliyor. Biyolog ve sinirbilim uzmanı Prof. Dr. Sinan Canan, sosyal medyada paylaştığı videoda kişinin kendisine yönelik kullandığı dil üzerinden dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Canan, özellikle çocukluk döneminde aileden ve çevreden duyulan sözlerin zamanla kişinin kendi iç sesi haline gelebildiğine dikkat çekerek, bunun değiştirilebilecek bir alışkanlık olduğunu vurguladı.
“O konuşmalardaki repliklerin hiçbirisini siz yazmadınız”
Sinan Canan, kişinin iç dünyasında sürekli tekrarladığı bazı cümlelerin aslında kendi seçimi olmayabileceğini belirtti. Çocukluk döneminden itibaren dışarıdan duyulan ifadelerin zaman içinde iç konuşmanın bir parçasına dönüşebildiğini anlatan Canan, bu durumu şöyle açıkladı:
“O konuşmalardaki repliklerin hiçbirisini siz yazmadınız. Küçüklüğünüzden beri size dışarıdan söylenen şeyler bir süre sonra sizin iç sesiniz haline gelir. Ailede size en çok ne dedilerse, siz büyüyünce kendinize aynı şeyi söylemeye devam ediyorsunuz. Halbuki kaderiniz değil. O söylenen şeyi fark ederseniz o söylemi rahatlıkla değiştirebilirsiniz.”
Canan’ın bu değerlendirmesi, kişinin kendisine yönelttiği eleştirilerin ve kullandığı kalıpların nereden geldiğini fark etmesinin önemine işaret ediyor.
“Lazım” yerine net ifadeler kullanın
Canan, kişinin kendisiyle konuşurken kullandığı “lazım” kelimesi üzerinden de örnek verdi. “Kilo vermem lazım”, “sigarayı bırakmam lazım” veya “bunu yapmam lazım” gibi ifadelerin kişiyi sürekli bir ihtiyaç ve zorunluluk halinde tuttuğunu belirtti.
Bunun yerine karar bildiren ifadelerin kullanılmasını öneren Canan, “Az yiyeceğim veya az yiyorum”, “Bıraktım bitti”, “Başladım gitti” gibi daha net cümlelerin tercih edilebileceğini söyledi.
“Dil değiştiğinde hayat değişir” yaklaşımı
Canan, iç konuşmayı değiştirmenin yalnızca aynaya bakarak olumlu cümleler kurmaktan ibaret olmadığını da vurguladı. Asıl değişimin gün içinde kişinin kendi düşüncelerini ve kullandığı ifadeleri fark etmesiyle başlayacağını belirtti.
Canan, “Kendinizle konuşma biçiminizi kendinizi programlama biçiminizi değiştirdiğinizde her şey değişir.” diyerek kişinin içsel diyaloğunu gözlemlemesinin önemine dikkat çekti.
“Bana inanmayın, evde deneyin”
Canan, değerlendirmelerinin doğrudan denenerek gözlemlenebileceğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Bana inanmayın ve lütfen evde deneyin demek istiyorum.”
Sinan Canan’ın paylaşımı sosyal medyada gündem oldu
Prof. Dr. Sinan Canan’ın “Dilini değiştir, dünyan değişsin!” sözleriyle paylaştığı video sosyal medyada kısa sürede yoğun ilgi gördü. Canan’ın, kişinin yıllar içinde dışarıdan duyduğu sözleri kendi iç sesi sanabildiğine yönelik değerlendirmeleri binlerce beğeni ve yorum aldı.
Canan paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Dilini değiştir, dünyan değişsin! Sürekli tekrarladığın o küçük kelimeler, aslında geleceğini şekillendiren birer komuta dönüşüyor olabilir mi?
“Bunu yapmam lazım” de, ömür boyu lazım modunda kal. Kilo vermem lazım, bırakmam lazım, kazanmam lazım… Hep bir ihtiyacın peşinde koşarsın. Oysa net bir dil de var: yapacağım ya da yapmayacağım.
Peki iç sesin gerçekten sana mı ait? Küçüklüğünden beri dışarıdan duyduğun sözler, bir süre sonra kendi sesin haline geliyor; ailede sana en çok ne söylendiyse, büyüyünce kendine söylemeye devam ediyorsun. Ama bu kaderin değil — fark ettiğin an değiştirebilirsin. Bana inanma, evde dene."