• BIST 10014.575,51−0,24%
  • USD/TRY48,15+0,06%
  • EUR/TRY56,36+0,27%
  • Gram Altın7.124,30+0,23%
  • Brent Petrol88,30+2,17%
  • Bitcoin/TRY3.844.167,00+1,93%
GDH Digital

National Interest: Ukrayna Savaşı'nın asıl kazananı Çin mi oldu?

Yazan: Adem Kılıç

· Güncellendi: · 2 dk okuma

National Interest: Ukrayna Savaşı'nın asıl kazananı Çin mi oldu?

Batılı ülkeler, yeni bir uzun süreli ve kazanılamaz savaşın içinde sıkışıp kalırken, Rusya ise giderek Pekin'e daha fazla bağımlı hale geldi. Çin ise kendisini, bu savaşın ardından eskisinden daha güçlü çıkacak şekilde konumandırdı.

Ukrayna'daki savaş, sonu olmayan bir çıkmaza girmiş gibi görünüyor. Dünya, savaşın ikinci yılında daha fazla kan dökülmesine ve yıkıma hazırlanırken, Çin dışında tüm büyük oyuncular, kendilerini çeşitli maliyetlerin içerisinde buldular.

Çatışmanın bir tarafında ABD ve müttefikleri var. Joe Biden göreve geldiğinden beri ABD, Ukrayna'nın en kararlı destekçisi oldu ve Ukrayna'ya insani, mali ve askeri olarak destek vermek için 75 milyar dolardan fazla destek verdi.

Washington; Kiev'e Javelins, Patriot hava savunma sistemleri, M1A1 ve A2 Abrams tankları da dahil olmak üzere gelişmiş silah sistemleri sağladı ve sağlamaya devam ediyor. Amerika'nın Avrupalı ortakları da Ukrayna'ya mali, insani, enerji ve bütçe desteğinin yanı sıra diplomatik erişim dahil olmak üzere farklı alanlarda sürekli yardım sağlıyor. Ayrıca Avrupa Birliği geçen yıl Aralık ayında, Ukrayna'ya 2023 yılında en az 18 milyar avroluk mali destek sağlama tahhüdü vermişti.

Batı'nın Ukrayna'ya sağladığı ve “dipsiz” gibi görünen desteğe rağmen, yine de savaşın sonuna dair bir umut görünmüyor.

Savaşın diğer tarafında ise, adeta kendi sonunun mimarı olmaya devam eden bir Rusya var. Rus ekonomisi Batı'nın ekonomik yaptırımlarının ağırlığına karşı direnirken, Moskova ayrıca AB pazarını da kaybetti.

Rusya diğer yandan, silah ve malzeme için İran ile Kuzey Kore'ye bağımlı hale geldi ve Çin'in fiilen küçük ortağı oldu. Ortaya çıkan tabloya göre, Rusya kendi ön bahçesinde yeniden hegemonya kurma girişiminde başarısız olurken, arka planda da büyük ölçüde bağımlı hale gelmeye başladı.

Ayrıca NATO, artık her zamankinden daha birleşmiş durumda ve ittifaka Finlandiya'yı da ekledi. Diğer yandan Rusya-Ukrayna savaşı alternatif enerjiye küresel geçişi de hızlandırdı. Böylece Moskova'nın fosil yakıta dayalı ekonomisi için ciddi bir tehdit oluştu.

Açıkçası, savaşın en büyük kaybedeni Ukrayna'nın kendisidir. Rusya'nın Kiev'i hedef alan ilk büyük saldırılarını savuşturan Ukrayna, şimdi kendisini Ruslara karşı Birinci Dünya Savaşı benzeri bir siper savaşı karşı karşıya bulmuş durumda.

Savaş başladığından bu yana on binlerce Ukraynalı asker hayatını kaybetti, yaklaşık 18 milyon insan acil insani yardıma ihtiyaç duyuyor ve 14 milyon sivil yerinden edildi. Vladimir Putin, bu yılın Temmuz ayına kadar Belarus'a taktik nükleer silahlar konuşlandırma planlarını açıklayarak, nükleer tehditlerini de hızlandırdı. Bu hamle, savaş bitse bile Ukrayna'nın bekasına yönelik sürekli olarak varoluşsal bir tehdit oluşturacak bir hareket.

Ancak bütün bu gelişmelerin ardından kazanan bir ülke var.

Çin, ABD'nin son yirmi yılda Orta Doğu'daki saplanıp kaldığı çeşitli müdahalelerde arkasına yaslanıp gülümsediği gibi, Ukrayna'da da kendisini batağa saplaması karşısında ABD'yi izleyerek gülümsüyor.

Bu arada Çin, ordusuna önemli harcamalar yapıyor. Hava ve kara kuvvetlerini modernize ederek mevcut ABD deniz varlığına karşı koymak için Doğu Asya'daki deniz kuvvetlerini genişletiyor ve stratejik ve taktik nükleer stok sistemlerini geliştiriyor.

Çinli politika yapıcılar, ABD'nin devam eden ve maliyetli savaşlarının güç dengesini yalnızca Pekin'in lehine çevireceğini anlıyor. Çin ayrıca dış politikasında Ukrayna savaşından yararlanarak Rusya ile ekonomik ilişkilerini istikrarlı bir şekilde artırdı ve bazı Çinli uzmanlara göre muhtemelen yakın gelecekte Rusya'ya silah ve mühimmat tedarik etti.

Durumun ironisi ise, Batı'nın tam da Çin'in yükselişine karşı önlemler araması gerektiği bir dönemde Rusya'ya karşı bir savaşa girmiş ve Rusya'yı yükselen Çin'in kollarına itmiş olmasıdır.

ABD bu şekilde, kendisini iki büyük güce karşı bir çatışmaya sokmuş ve Ukrayna savaşının asıl kazananının Çin olmasını sağlamıştır.

Kaynak: GDH Haber Merkezi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim