- Sezaryen denetimlerine ilişkin dikkat çeken yeni bilgiler ortaya çıktı.
- Uygulama hekimler ile meslek örgütleri arasında tartışma yarattı.
- Sürece ilişkin farklı değerlendirmeler ve hukuki itirazlar gündeme geldi.
Sağlık Bakanlığı'nın 2025 yılında uygulamaya koyduğu sezaryeni azaltmaya yönelik politikalar kapsamında yürütülen denetimler, kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarını yakından ilgilendiren yeni bir süreci gündeme taşıdı. Edinilen bilgilere göre primer (ilk doğumda) sezaryen oranlarının yüksek olduğu gerekçesiyle 6 hekimin mesleğini geçici süreyle icra etmesi engellenirken, 100'ü aşkın kadın doğum uzmanının dosyası da inceleme aşamasında bulunuyor.
Denetimlerde sezaryen oranları esas alınıyor
Bakanlık, özel hastanelerde ve muayenehanelerde görev yapan kadın doğum uzmanlarının primer sezaryen oranlarını düzenli olarak takip ediyor. Yapılan değerlendirmeler sonucunda belirli kriterleri karşılamadığı değerlendirilen hekimler hakkında idari işlem uygulanabiliyor.
Süreç kapsamında bazı hekimlerin altı ay süreyle eğitim ve araştırma hastanelerinde eğitime yönlendirildiği, bu süreçte ise mesleklerini icra edemedikleri belirtiliyor.
Tabip odalarından hukuki itiraz
Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve tabip odaları ise uygulamanın hukuki dayanağına ilişkin itirazlarını sürdürüyor.
Meslek örgütlerine göre yalnızca primer sezaryen oranlarının yüksek olması, bir hekimin mesleki yeterliliğinin sorgulanması için tek başına yeterli kriter oluşturmaz. Hekimlerin bilgi ve becerilerine ilişkin somut bir bilimsel değerlendirme yapılmadan verilen idari kararların hukuk güvenliği açısından tartışmalı olduğu savunuluyor.
"Sorun yalnızca hekim tercihiyle açıklanamaz"
Türk Tabipleri Birliği İkinci Başkanı Prof. Dr. Ayşe Gültekingil, Türkiye'deki sezaryen oranlarının yüksek olduğunu ancak bunun nedenlerinin yalnızca hekimlere bağlanamayacağını söyledi.
"Sezaryen oranlarındaki artış tablosunun temel nedeni hekimlerin bireysel tercihlerine dayandırılamaz."
Gültekingil, koruyucu sağlık hizmetlerinin zayıflaması, riskli gebeliklerin artması, performans sistemi ve malpraktis davalarına ilişkin kaygıların da sezaryen oranlarını etkileyen önemli faktörler olduğunu ifade etti.
"Dolayısıyla riskli ve takipsiz gebelik sayısında artışlar var. Diğer yandan hastanelerde performans baskısı ve yıllardır artan davalarla malpraktis kaygısı da hekimleri sezaryen yapmaya yönlendiriyor. Doğumlarda karşılaşılabilen bazı komplikasyonlar için dahi malpraktis davaları açılabiliyor."
"Anne ve bebek sağlığı risk altına girebilir"
Gültekingil, yalnızca sezaryen oranlarını düşürmeye odaklanan uygulamaların istenmeyen sonuçlar doğurabileceğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
"Eminim şu anda bütün kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, 'Bir gün benim de başıma gelebilir mi?' korkusunu hissediyor. Üstlerinde bir idari baskı oluyordur ya da olacaktır."
"Uygun olmayan vakaları vajinal doğuma yönlendirmek anne ve bebek sağlığını tehlikeye sokabilir. Komplikasyonlar, ölüm riskleri artabilir."
"En büyük endişemiz bu baskıların artmasının böyle bir gidişata sebep olması."
35 yıllık uzman da eğitim programına alındı
Antalya Tabip Odası Genel Sekreteri Dr. Güray Ünlü, mesleğini geçici olarak icra etmesi engellenen hekimler arasında 35 yıllık kadın doğum uzmanının da bulunduğunu açıkladı.
"35 yıllık deneyimi olan hekim, asistan hekimlerle birlikte eğitime başladı. Primer sezaryen oranı yüksekliğinin tek başına mesleki yetersizlik göstergesi olamaz."
Ünlü, Antalya'da yaptırıma maruz kalan hekimlerden dördünün idari işlemlerin iptali için dava açtığını da söyledi.
Hekimler yapısal sorunlara dikkat çekiyor
Kadın doğum uzmanlarına göre Türkiye'de sezaryen oranlarını artıran temel nedenler arasında riskli gebelikler, sağlık sistemindeki altyapı eksiklikleri, yoğun iş yükü, malpraktis davaları ve hastaların tercihleri bulunuyor.
Ünlü, özellikle özel hastanelere başvuran bazı hastaların isteğe bağlı sezaryen talebinde bulunduğunu belirterek, yalnızca sezaryen oranlarına bakılarak hekimlerin değerlendirilmesinin gerçeği tam olarak yansıtmadığını ifade etti.
TTB'den Bakanlığa çağrı
Türk Tabipleri Birliği, sezaryen oranlarının bilimsel yöntemlerle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şu önerileri sıraladı:
- Sezaryen oranlarının artış nedenlerinin kapsamlı şekilde araştırılması,
- Vajinal doğum komplikasyonlarının malpraktis kapsamı dışında değerlendirilmesine yönelik yasal düzenleme yapılması,
- Gebelik takip sistemi ve ebelik hizmetlerinin güçlendirilmesi,
- Anne dostu doğum ünitelerinin yaygınlaştırılması,
- Sezaryen oranlarına dayalı inceleme ve yaptırımların bilimsel ölçütlerle yeniden değerlendirilmesi.