- Şanlıurfa Karaköprü'de meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremde can kaybı veya büyük çaplı yıkım bildirilmedi.
- Sarsıntının Bozova Fayı üzerinde gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Okan Tüysüz, ağır bir hasar beklemediğini ve 4,1 büyüklüğüne ulaşan artçıların yaşanabileceğini ifade etti.
- Uzmanlar, binalarında çatlak veya hasar bulunan vatandaşların yetkili denetimi yapılmadan evlerine girmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde 5,4 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Saat 10.40’ta kaydedilen sarsıntı çevre illerde de hissedilirken, vatandaşlar kısa süreli panik yaşadı. Depremin ardından gözler bölgedeki fay hattına çevrilirken, Prof. Dr. Okan Tüysüz’den sarsıntının olası etkileri ve artçı depremlere ilişkin açıklama geldi.
Şanlıurfa’da 5,4 büyüklüğünde deprem
Şanlıurfa’nın Karaköprü ilçesinde sabah saatlerinde meydana gelen deprem, kent genelinde hissedildi. Saat 10.40’ta gerçekleşen sarsıntının büyüklüğü 5,4 olarak ölçüldü. Depremin yerin yaklaşık 7,4 kilometre altında meydana geldiği belirlenirken, sarsıntı Şanlıurfa’nın yanı sıra çevredeki bazı illerde de hissedildi.
Depremin ardından vatandaşlar tedbir amacıyla kısa süreliğine dışarı çıktı. İlk belirlemelere göre deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı ya da büyük çaplı yıkım bildirilmedi.
Prof. Dr. Okan Tüysüz: “Hasar beklediğimiz bir deprem değil”
Depremin ardından değerlendirmelerde bulunan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, sarsıntının sığ gerçekleşmesinin depremi daha güçlü hissettirebileceğini belirtti.
Tüysüz, depremin olası etkilerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Yöre halkına geçmiş olsun diliyorum. Avrupa Sismoloji Komisyonu'nun da verdiği değerlere göre 5.1 büyüklüğünde 7 kilometre derinlikte bir deprem olduğu görülüyor. Tabi sığ olması, şiddetli hissedileceği anlamına geliyor. 5.1'lik bir deprem, bizim hasar beklediğimiz bir deprem değil. O nedenle hasar yaratmayacağını ya da çok kötü yapılmış yapılarda belki zayıf hasarlar olabileceğini düşünüyorum.”
Deprem Bozova Fayı üzerinde meydana geldi
Bölgedeki deprem hareketliliğine de değinen Tüysüz, Karaköprü'deki sarsıntının Bozova Fayı ile bağlantısına dikkat çekti. Uzman isim, fayın Atatürk Barajı'na paralel şekilde uzandığını ve geçmişte de benzer büyüklükte depremler ürettiğini belirtti.
Tüysüz, bölgedeki fay hattı ve beklenen artçılarla ilgili şöyle konuştu:
“ Bölgede bildiğimiz gibi 6 Şubat'tan yana yoğun bir deprem etkinliği yaşanıyor. Ancak bugün yaşanan deprem, 6 Şubat'tan bağımsız olarak belki onun etkisi de vardır ama Bozova fayı dediğimiz Atatürk Barajı'nın gövdesine paralel olarak uzanan, aşağı yukarı kuzeybatı güneydoğu yönünde uzanan 70 kilometre civarındaki bir fayda meydana geldi. Geçmişte de bu fay üzerinde bu tür 4'lük 5'lik depremlerin yaşandığını biliyoruz. Bu depremin artçıları olacaktır. 5.1'lik bir depremin 4.1'e kadar falan belki biraz daha aşan artçıları olabilir. Bunları zaman içerisinde yaşayacağız. İzleyerek göreceğiz.”
“Yakın dönem için büyük bir deprem beklentim yok”
Tüysüz, meydana gelen sarsıntının ardından yakın dönemde daha büyük bir deprem beklemediğini ifade ederken, Bozova Fayı'nın uzunluğuna ve deprem üretme potansiyeline de dikkat çekti.
Uzman isim şu değerlendirmede bulundu:
“Hasar yaratacak bir deprem olmadığını söyleyebiliriz, geleceğe yönelik de büyük bir deprem beklentisi olacağı kanaatinde olmadığımı belirtmek isterim. En azından yakın dönem için birkaç 10 yıl içerisinde böyle bir depremin olmayacağını söylemek mümkün. Ama bu fayın 70 kilometrelik boyuyla 7'ye varabilecek deprem üretme potansiyeli olduğunu da söylemek lazım.”
Hasarlı binalar için artçı deprem uyarısı
Deprem sonrasında binalarda oluşabilecek çatlak ve kırıkların mutlaka dikkate alınması gerektiğini belirten Tüysüz, hasarlı yapıların yetkililer tarafından incelenmeden kullanılmaması gerektiğini söyledi.
Tüysüz, artçı sarsıntıların mevcut hasarı artırabileceğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Genellikle her deprem sonrasında söylediğimiz gibi, eğer yapılarda, kolanlarda kirişlerde çatlak, kırık vs. varsa evde hasar varsa bu depremin artçılarının geleceği neredeyse kesindir. O nedenle artçıların bu hasarları arttırma olasılığına karşı bu yapıların mutlaka yetkililer tarafından incelenmesi ondan sonra evlere girilmesi en doğru davranış olur diye düşünüyorum.”
