- Antalya'da kuyumcu soygununda hayatını kaybeden çalışan için verilen 4,6 milyon liralık tazminat kararı Yargıtay tarafından bozuldu.
- Yargıtay, saldırganın planlı ve ağır kusurlu eyleminin işverenin sorumluluğu ile ölüm arasındaki nedensellik bağını kestiğine hükmetti.
- Yeniden yerel mahkemeye gönderilen dosyada aile ve avukatları, iş yerinde yeterli güvenlik tedbirlerinin alınmadığını savunmaya devam ediyor.
Antalya’da 29 Ekim 2021’de bir kuyumcuda gerçekleşen silahlı soygun sırasında yaşamını yitiren 48 yaşındaki Abuzer Atakan Gür’ün ailesinin işverene karşı açtığı tazminat davasında yeni bir gelişme yaşandı. Antalya 4’üncü İş Mahkemesi’nin aile lehine verdiği 4 milyon 679 bin 831 liralık tazminat kararı, Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesi tarafından bozuldu.
Gür ailesi, kuyumcuda yeterli güvenlik tedbirlerinin alınmadığını ve işverenin olayda sorumluluğu bulunduğunu savunmuştu. Yargıtay ise saldırganın eyleminin önceden planlanmış ve ağır kusurlu olduğunu belirterek, üçüncü kişinin eyleminin işveren ile ölüm arasındaki nedensellik bağını kestiği değerlendirmesinde bulundu.
Kuyumcuda silahlı soygun: İşçi hayatını kaybetti
Olay, 29 Ekim 2021 sabahı saat 08.30 sıralarında Antalya’nın Kepez ilçesindeki bir kuyumcuda meydana geldi. Kar maskesiyle iş yerine giren silahlı saldırgan, çalışan Abuzer Atakan Gür’e silah doğrulttu.
Gür ile saldırgan arasında arbede yaşanırken şüpheli, kuyumcu çalışanını göğsünden vurdu. Yaklaşık 2 kilogram altın bilezik ve takıyı alan saldırgan olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine iş yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Yapılan kontrolde Gür’ün hayatını kaybettiği belirlendi.
Soyguncu Afyonkarahisar’da yakalandı
Olayın ardından Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından özel ekip oluşturuldu. Cinayet ve Gasp bürolarında görevli polisler, saldırganın Serkan Özlü olduğunu belirledi. Teknik takip kapsamında cep telefonu sinyalleri üzerinden çalışma yapan ekipler, Özlü’nün Afyonkarahisar’da bulunduğunu tespit etti. Şüphelinin kullandığı araç Afyonkarahisar-Kütahya yolunda durduruldu.
Araçta yapılan aramada motor bölümüne gizlenmiş ve beze sarılmış Kalaşnikof tüfek, şarjör, 15 mermi, 100 bin lira, 1 kilogram külçe altın ve 177 gram saf altın ele geçirildi.
Serkan Özlü, yargılandığı davada “tasarlayarak öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, “nitelikli yağma” suçundan 14 yıl ve “kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma” suçundan 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanık hakkında ceza indirimi uygulanmadı.
Gür ailesi işverene dava açtı
Abuzer Atakan Gür’ün yakınları, olayın ardından kuyumcunun işvereni A.A.’ya karşı maddi ve manevi tazminat davası açtı. Aile ve avukatları, iş yerinde çalışanların güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin alınmadığını ileri sürdü. Bu kapsamda işverenin Gür’ün ölümünde sorumluluğu bulunduğu savunuldu.
Davayı gören Antalya 4’üncü İş Mahkemesi, Gür’ün yakınları lehine toplam 4 milyon 679 bin 831 lira maddi ve manevi tazminata hükmetti. Mahkeme ayrıca söz konusu tutarın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verdi.
İşverenin karara karşı yaptığı istinaf başvurusu reddedilince dosya Yargıtay’a taşındı.
Yargıtay tazminat kararını bozdu
Dosyayı inceleyen Yargıtay 10’uncu Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararını bozdu. Kararda, kuyumcu soygununu gerçekleştiren saldırganın eylemi önceden planladığına dikkat çekildi. Yargıtay, üçüncü kişinin ağır kusurlu eyleminin işveren açısından nedensellik bağını kestiği değerlendirmesinde bulundu.
Daire, tazminata hükmeden yerel mahkeme kararının bozulmasına oy birliğiyle karar verdi. Dosya, yeniden değerlendirme yapılması için Antalya 4’üncü İş Mahkemesi’ne gönderildi.
“Çocuklarımın geleceklerini hazırlamak zorundayım”
Kararın ardından Gür ailesi, yeniden yerel mahkemeden çıkacak sonucu beklemeye başladı. Abuzer Atakan Gür’ün eşi Nurcan Gür, yaşanan süreçle ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Tam 5 yıl oldu. Verilecek karardan çok umutluyduk fakat şu anda çok üzgünüz. Yeniden yerel mahkemeden umutlu, güzel bir haber bekliyoruz. Eşim geri gelmeyecek fakat 2 yetim çocuğum var. Onlara bakmakla yükümlüyüm. Onların geleceklerini hazırlamak zorundayım"
“Babam geri gelmeyecek”
Gür’ün oğlu Gürkan Gür ise adalete güvendiklerini belirterek:
“Umutluyuz. Adalete güveniyoruz. Babam geri gelmeyecek ama hakkımızı alabilme umuduyla mahkemeden güzel haber bekliyoruz"
dedi.
“Bu sadece bir hukuk dosyası değil”
Gür ailesinin avukatı Elif Hondu Çil, iş yerinde güvenlik amacıyla bulunması gerektiğini savundukları bazı önlemlerin alınmadığını belirterek şöyle konuştu:
“Gerekli önlemler alınmamıştı. İş yerinde güvenlik amacıyla bulundurulması gereken bir silah yoktu. Bir alarm yoktu. Ve bu tespitlerin hepsi ilk derece mahkemesi tarafından yapıldı. Sonucunda da mahkeme, Abuzer Atakan Gür’ün dul kalan eşinin ve babasız kalan çocuklarının maddi ve manevi tazminat taleplerini kabul etti. Yargıtay ise yıllar süren yargılama neticesinde işveren ile ölüm arasında illiyet bağının kesilmiş olduğuna hükmederek kararı bozdu. Abuzer Atakan’ın ailesi için bu dosya sadece bir hukuk dosyası değildi. Bir kadın eşini, çocuklar da babalarını kaybetti. Ve bu aile 5 yıldır adalet bekliyor”
“İşçi, hayatını kaybederek bu bedeli canıyla ödemiştir”
Ailenin avukatlarından Serpil Alabaş da olayda işverenin alması gereken güvenlik önlemlerinin değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Alabaş, şu ifadeleri kullandı:
“Dosyadaki olayda saldırganın en temel amacı yağmadır. Ölüm, bu yağma eylemi sırasında meydana gelen sonuçtur. İşçi, hayatını kaybederek bu bedeli canıyla ödemiştir. Ailesi ve çocukları destekten yoksun kalmıştır. Öngörülebilir bir riskin olduğu kuyumculuk faaliyetinde işverenin sorumluluğunun araştırılmasını istiyoruz. Bizim talebimiz yalnızca bir tazminat talebi değildir. İş yerinde hayatını kaybeden bir işçinin de iş yerinin korunma yükümlülüğü kapsamında olduğunun kabul edilmesidir”
Dosya, Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden Antalya 4’üncü İş Mahkemesi’nde görülecek.