Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2003'ten bu yana görevde olduğu sürede, Türkiye'yi Orta Doğu ve ötesinde çok daha aktif bir role doğru yönlendirdi.
2023 yılında ise Ankara, bölgedeki kilit ülkelerle ilişkilerinin bağlarını test edecek çok kutuplu bir dünyada İran, İsrail, Rusya ve ABD gibi bir dizi karmaşık ihtilafın üstesinden gelmek zorunda.
Türkiye siyaset sahnesinde 2023 yılı büyük bir önemle izlenecek.
Washington DC'deki Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü'nden (ASPI) Türkiye ve Orta Doğu'ya odaklanan bir analist olan Iain MacGillivray The New Arab'a verdiği demeçte, "Türkiye Cumhuriyeti'nin yüzüncü yılı ve bu Türkiye'deki iktidar partisi ve Erdoğan için kritik ve sembolik bir an" ifadelerini kullandı.
Türkiye ve İran'ın hassas bölgesel dengesi
Alman Uluslararası ve Güvenlik İşleri Enstitüsü'nden Hamidreza Azizi, The New Arab'a verdiği demeçte; “İran-Türkiye ilişkileri her zaman işbirliği ve rekabetin bir karışımı olmuştur. İki ülke komşu, bu da istikrarlı bir ilişki sürdürmenin mecburiyet olduğu anlamına geliyor. Diğer yandan her ikisi de kendilerini bölgesel güçler olarak görüyorlar. Bu da özellikle Güney Kafkasya, Orta Asya ve Arap Orta Doğu'da epeyce rekabet eden çıkar alanı olduğu anlamına geliyor.” tespitinde bulundu.
Hem Türkiye hem de İran, geçen yıl Kuzey Irak'taki militan gruplara karşı artan sayıda hava saldırısı düzenledi. Ancak Türkiye, Suriye'deki ayrılıkçı gruplara karşı genişletilmiş bir müdahale için destek oluşturmaya çalışıyor.
Azizi; “Şimdi İran, ülke içinde ve dışında bu farklı krizlerle ve ayrıca dünya güçleriyle karşı karşıya gelmesiyle mücadele ediyor. İran ne kadar baskı altına girerse, kendisini o kadar tehdit altında hissedecek ve bu, Türkiye dahil komşularıyla gerginliğe yol açabilecek tepkiler doğuracaktır. İran, Suriye'de yeni bir Türk askeri harekatı olasılığından da endişe duyuyor çünkü bu, ülkedeki İran destekli mevzileri tehlikeye atabilir” tespitinde bulunuyor.
Aziz ayrıca; Türkiye'nin Esad ile ilişkilerini normalleştirmesi durumunda bunun Suriye rejiminin ekonomik sektörüne yardımcı olacağını ve bunun Esad'ın bundan sonra İran'a ve İran çıkarlarına daha az sadık hale geleceğini iddia ediyor.
Türkiye ve İsrail ilişkileri sıfırlanıyor
Türkiye ve İsrail, birkaç yıl süren gerginliklerin ardından bağları onardı. Mart 2022'de İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog Ankara'yı ziyaret etti ve Aralık ayında yeni bir İsrail büyükelçisi bir kez daha Erdoğan'a güven mektubunu sundu.
Trends Research and Advisory'de jeopolitik stratejist olan Süha Çubukçuoğlu bu gelişmeyi, jeopolitik olarak bölgesel bir sıfırlama olarak gördüğünü belirtiyor. Çubukçuoğlu'na göre bu Ortadoğu'da, Doğu Akdeniz'de ve buna bağlı olarak dünya sahnesinde büyük gelişmeleri beraberinde getirecek.
Çubukçuoğlu, "İsrail açık deniz gaz girişimlerini genişletirken, Türkiye İsrail'den daha fazla LNG satın alabilir ve Rusya ve İran'a olan bağımlılığını daha da azaltabilir. Bu da Türkiye'nin enerji güvenliği için daha güvenilir ve sürdürülebilir bir tedarik hattı sağlayacaktır" ifadelerini kullanıyor.
Erdoğan Suriye'de kartlarını göstermeye hazırlanıyor
2022 yılı boyunca Ankara, Esad rejimi ile doğrudan müzakerelere girme ve Suriye krizini çözmek için Rusya ile çalışma arzusunu dile getirdi. Ayrıca Erdoğan çeşitli zamanlarda, Suriye'nin kuzeyindeki ABD destekli gruplara operasyon yapmak konusundaki kararlılığını ortaya koydu.
Esad da ABD'nin, bölgede desteklediği Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile işbirliğine son vermesini ve rejiminin ülkenin doğusundaki kontrolünü sağlamlaştırabilmesi için Suriye'den ayrılmasını istiyor.
Aralık ayı başlarında, ABD savunma bakanı Lloyd Austin, Suriye'de yeni bir Türk askeri operasyonuna karşı olduğunu dile getirdi .
Türk savunma bakanı Hulusi Akar'ın 28 Aralık'ta Moskova'da mevkidaşlarıyla bir araya gelmesi, üç hükümetin normalleşme sürecini ilerletme ivmesini koruduğunun bir işareti. Ayrıca, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da, Rusya, Suriye ve Türkiye Dışişleri bakanlarının Ocak ayı sonunda bir araya gelmeyi planladıklarını açıkladı.
Türkiye, Rusya ve Şam ortak bir zemin bulabilir ve SDG'nin ABD ile ilişkilerini küçültmeleri için daha fazla baskı altına almak için sınırlı bir askeri operasyon gerçekleştirebilir.
Türkiye ayrıca, büyük ölçüde Türkiye'de ve Suriye'nin kuzeyinde üslenmiş olan Suriye muhalefetinin siyasi serpintileriyle de uğraşmak zorunda. İsyancıların elindeki bölgelerde Türk politikalarına karşı protestolar Ankara'yı uğraştırabilir.
Diğer yandan MacGillivray göre Esad, Türk muhalefetinde Suriye rejimine karşı çok daha güçlü bir uzlaşma yanlısı duygu olduğunu düşünüyor.
ABD, Rusya, İsrail, İran ve Suriyeliler, Erdoğan'ın önümüzdeki altı ayda neler yapacağını ve seçimlerin ardından nasıl bir Türkiye'de manzarası ortaya çıkacağını merakla izliyor.