- RMS Titanic Inc., batıktan çıkarılan mücevher, mutfak eşyaları ve dekoratif parçalar dahil 100’den fazla eseri satışa çıkarmayı planlıyordu.
- Virginia’daki federal yargıç Rebecca Beach Smith, açık artırmanın durdurulmasına hükmetti.
- Mahkeme, eserlerin tek tek özel kişilere satılmasının koleksiyonun korunmasına zarar verebileceği endişesini gündeme getirdi.
- NOAA, tarihçiler, arkeologlar ve Fransa hükümeti satış planına itiraz etti.
1912’de Kuzey Atlantik’te batan Titanik’in enkazından yıllar içinde çıkarılan tarihi eserlerin bir bölümü, ilk kez özel koleksiyonerlere satılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.
Titanik’in enkazından çıkarılan eserlerin münhasır kurtarma haklarını elinde bulunduran RMS Titanic Inc., daha önce müzelerde ve gezici sergilerde sergilenmek üzere korunan 100’den fazla parçayı açık artırmaya çıkarmayı planladı.
Şirket, satıştan elde edilecek gelirle faaliyetlerini ve gelecekteki çalışmalarını finanse etmeyi amaçlıyordu. Ancak plan, ABD hükümeti ve tarihî eserlerin korunmasını savunan çevrelerin sert itirazıyla karşılaştı.
Satışa çıkması planlanan eserler arasında neler var?
Açık artırmaya konu olması planlanan koleksiyonda Titanik'in yolcuları ve mürettebatıyla bağlantılı kişisel eşyaların yanı sıra geminin dekorasyonunda kullanılan parçalar da bulunuyor.
Bunlar arasında:
- Mücevherler ve kolyeler,
- Mutfak ve sofra eşyaları,
- Para ve banknotlar,
- Bir cep saati,
- Mürettebata ait kıyafetler,
- Geminin güvertesinden çıkarılan çeşitli parçalar,
- Titanik’in büyük merdivenlerini süsleyen bronz melek figürü bulunuyor.
Şirketin mahkemeye sunduğu listede ayrıca geminin gözetleme direğinden çıkarılan bir çan ve çeşitli yolcu eşyaları da yer alıyor.
Federal yargıç satışa izin vermedi
Virginia'nın Norfolk kentindeki federal mahkemede görülen davada Yargıç Rebecca Beach Smith, RMS Titanic Inc.’in söz konusu eserlerin mahkemenin yetki alanı dışında olduğu yönündeki savunmasını reddetti.
Smith, eserlerin herhangi bir satışının mahkemenin onayına tabi olduğuna hükmetti.
Yargıç ayrıca şirketin mali durumuyla ilgili endişelerini de dile getirdi ve koleksiyonun mevcut durumunun ayrıntılı şekilde ortaya konulmasını istedi. Şirkete, eserlerin tamamını ve mevcut fiziksel durumlarını gösteren bir envanteri mahkemeye sunma talimatı verildi.
“Koleksiyon parçalanabilir” endişesi
Davaya yönelik itirazların temelinde, Titanik eserlerinin tek tek özel koleksiyonerlere satılması halinde tarihî koleksiyonun bütünlüğünü kaybetmesi endişesi bulunuyor.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA), satışa karşı çıkarak şirketin eserleri bir bütün olarak korumasını öngören mevcut mahkeme düzenlemelerine dikkat çekti.
Tarihçiler ve arkeologlar da eserlerin ticari ürünler olarak değerlendirilmesinin Titanik mirasının korunmasına zarar verebileceğini savunuyor.
Uluslararası Denizcilik Müzeleri Kongresi de satışa karşı çıkan kuruluşlar arasında yer aldı. Kuruluş, dünya genelindeki çok sayıda denizcilik müzesinin eserlerin özel koleksiyonlara dağılmasına karşı olduğunu bildirdi.
Fransa da satışa karşı
Satış planına yalnızca ABD'den değil, Fransa'dan da itiraz geldi.
1987 yılında Titanik enkazından bazı eserlerin çıkarıldığı keşif çalışması, ABD ve Fransa'nın ortak operasyonuyla gerçekleştirilmişti.
Fransa hükümeti, şirketin geçmişte eserleri satmak yerine müzelerde ve sergilerde koruyacağı yönünde verdiği taahhütlere dikkat çekerek satış planına karşı çıktı.
Bu nedenle dava, yalnızca ticari bir anlaşmazlık olmaktan çıkarak Titanik enkazından çıkarılan eserlerin kime ait olduğu, nasıl korunacağı ve kimlerin bunlar üzerinde tasarruf hakkına sahip olduğu konusunda uluslararası bir boyut kazandı.
Şirket mali zorluklarla karşı karşıya
RMS Titanic Inc.’in satış planının arkasındaki önemli nedenlerden biri de şirketin mali durumu.
Şirket daha önce iflas sürecinden geçmiş ve halen ciddi mali zorluklarla karşı karşıya olduğunu mahkeme belgelerinde kabul etmişti.
Titanik eserlerinin sergilenmesi şirket için önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor. Şirketin sergileri bugüne kadar dünya genelinde 35 milyondan fazla ziyaretçi çekti.
RMS Titanic Inc., eserlerin satışından elde edilecek gelirin şirketin mali yapısını destekleyebileceği görüşünde.
Titanik enkazı neden bu kadar tartışmalı?
Titanik, 10 Nisan 1912'de Southampton'dan New York'a ilk seferine çıktı. Gemi, 15 Nisan'da bir buzdağına çarparak battı ve gemide bulunan 2 bin 200'den fazla kişiden 1.500'den fazlası hayatını kaybetti.
Enkazın 1985'te keşfedilmesinin ardından bölgedeki kurtarma çalışmaları onlarca yıl boyunca devam etti.
Ancak Titanik'in yalnızca bir batık değil, aynı zamanda 1.500'den fazla kişinin hayatını kaybettiği bir deniz mezarlığı olması, enkazdan eser çıkarılması ve bunların ticari amaçlarla kullanılması konusundaki tartışmaları daha da hassas hale getiriyor.
Daha önce de satış girişimleri olmuştu
RMS Titanic Inc. daha önce de Titanik eserlerini satmaya yönelik girişimlerde bulunmuştu.
Ancak mahkemeler ve koruma kuruluşlarının itirazları nedeniyle eserlerin büyük bölümü müzelerde ve gezici sergilerde tutuldu.
Öte yandan Titanik'le bağlantılı ve enkazdan çıkarılmamış bazı eşyalar özel açık artırmalarda yüksek fiyatlara alıcı buldu. Bir Titanik yolcusunun giydiği can yeleği 2026'da 900 bin doların üzerinde, Titanik'ten kurtulanları taşıyan geminin kaptanına verilen altın cep saati ise 2024'te yaklaşık 2 milyon dolara satıldı.
Bu satışlar, Titanik'e ait eserlerin özel koleksiyon piyasasındaki yüksek ekonomik değerini de ortaya koyuyor.
Mahkeme kararı satışın geleceğini belirleyecek
Son kararla birlikte RMS Titanic Inc.’in planladığı açık artırma şimdilik durduruldu.
Mahkemenin şirketten istediği envanter ve eserlerin durumuna ilişkin bilgiler, koleksiyonun nasıl korunacağı konusunda bundan sonraki hukuki sürecin önemli parçalarından biri olacak.
Şirket ise mahkeme kararını inceleyeceğini ve bundan sonraki adımlarına daha sonra karar vereceğini açıkladı.
Titanik’in mirası kimin?
Mahkemenin kararı, yüz yılı aşkın süredir okyanusun dibinde bulunan Titanik'in mirasına ilişkin temel tartışmayı yeniden gündeme taşıdı.
Şimdilik ABD mahkemesinin yaklaşımı ikinci yönde şekilleniyor. 100’den fazla eserin özel kişilere dağılmasının önüne geçilirken, Titanik koleksiyonunun bir bütün olarak korunması yönündeki baskı güçlenmiş durumda.