- 10-14 yaş grubunda yıllık ortalama öğrenci sayısı 1 milyon 312 bin iken, 0-4 yaş grubunda bu sayı 953 bine geriledi.
- Önümüzdeki yıllarda ilkokula başlayacak çocuk sayısında yıllık yaklaşık 360 binlik bir azalma yaşanacak.
- Sınıf mevcudunun 30 kişi olduğu varsayıldığında, öğrenci sayısındaki düşüş nedeniyle okullarda 12 bin sınıf boş kalacak.
- Azalan sınıf ihtiyacı yaklaşık 12 bin daha az öğretmen istihdamı anlamına gelecek ve etki ilerleyen yıllarda lise kademesine kadar yansıyacak.
TÜİK’in son nüfus verilerine göre, 0-4 yaş grubundaki çocuk sayısının 4 milyon 765 bin 588’e gerilemesi, Türkiye'de yarım asır sonra bir ilkin yaşanacağını gösteriyor. Gelecek 3 yıl içerisinde ilkokula başlayacak yıllık öğrenci sayısının ortalama 953 bine düşmesiyle birlikte, 1970-1971 eğitim-öğretim yılından (987 bin) bu yana ilk kez yıllık öğrenci girişi 1 milyon barajının altında kalacak.
"Eğitim fakültelerinde kontenjanlar azaltılmaya başlandı"
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yıldız Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özkan Sapsağlam, öğrenci sayısındaki düşüşün doğrudan öğretmen istihdamına yansıyacağını belirtti. Sapsağlam, önlemler kapsamında eğitim fakültelerindeki bazı programların kontenjanlarının düşürüldüğünü, ancak etkilerinin zamanla görülmeye başlayacağını vurguladı. Sadece öğretmenlerin değil, eğitimle doğrudan ilişkili tüm sektörlerin bu süreçten etkileneceğine dikkat çekti.
"Eğitimde nitelik ve fırsat eşitliği için avantaja dönüştürülebilir"
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kenan Çayır ise kentlerde çocuk nüfusunun hızla azaldığını ifade ederek okulların fiziki durumunun ve öğretmen planlamalarının yeniden yapılması gerektiğini aktardı. Çayır, nüfusun azalmasının olumsuz yanlarının yanı sıra derslik ve okulöncesi eğitim standartlarının yükseltilmesi açısından nitelikli bir eğitim fırsatı yaratabileceğine değindi.
Eğitim Uzmanı Salim Ünsal ise yaş grupları arasındaki makasın giderek açıldığını, okulöncesi ve ilkokulla başlayan bu nüfus azalması dalgasının orta vadede tüm eğitim sistemini ve yükseköğretimi kökten değiştireceğini vurguladı.