- JD Vance, İran'ın barış görüşmelerini reddeden açıklamalarını "sinir bozucu" olarak nitelendirdi.
- ABD'nin İran üzerinde hâlâ güçlü baskı araçlarına sahip olduğunu söyledi.
- Washington'un doğrulanabilir ve kalıcı nükleer taahhütler beklediğini vurguladı.
- Vance, İsrail ile Lübnan arasında doğrudan görüşmelerin sürdüğünü ve bunun önemli bir değişim olduğunu belirtti.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Michael Knowles Show adlı çevrimiçi programda İran ile yürütülen müzakereler ve İsrail-Lübnan ilişkilerine dair açıklamalarda bulundu.
İranlı yetkililerin, teknik düzeyde temaslar devam ederken kamuoyuna "barış görüşmesi yok" yönünde açıklamalar yapmasını değerlendiren Vance, bu yaklaşımın hem dikkat çekici hem de rahatsız edici olduğunu söyledi.
Vance, "Bu benim tam olarak anlayamadığım bir İran müzakere taktiği ve retorik yöntemi." ifadelerini kullandı.
ABD'den nükleer taahhüt vurgusu
İran'ın "uygunsuz davranması" halinde Washington yönetiminin elinde hâlâ güçlü baskı araçlarının bulunduğunu belirten Vance, ABD'nin temel beklentisinin doğrulanabilir ve kalıcı nükleer taahhütler olduğunu ifade etti.
Müzakere sürecinin henüz tamamlanmadığını söyleyen Vance, "Daha oynanacak çok oyun var. İşin iyi tarafı Amerikan halkı adına nasıl avantaj sağlanacağını sürekli düşünen bir yönetim ve Başkan tarafından temsil ediliyor olmamız." dedi.
İsrail-Lübnan görüşmelerinde ilerleme iddiası
Vance, programda İsrail ile Lübnan arasında devam eden temaslara da değindi.
İki ülkenin artık doğrudan ve aracısız görüşmeler yürüttüğünü savunan Vance, bunun önceki döneme kıyasla önemli bir değişim olduğunu ifade etti.
"İşler kesinlikle değişti. Bence asıl mesele, bu değişimin kalıcı olup olmayacağıdır." diyen Vance, Tel Aviv ile Beyrut'un genel hatlarıyla benzer bir çizgide buluşmaya başladığını ileri sürdü.
ABD-İran anlaşmasıyla bağlantı kurdu
ABD Başkan Yardımcısı, Lübnan ile İsrail arasında olası bir barış anlaşmasının, ABD ile İran arasında imzalanan anlaşmayla uyumlu bir çerçeve oluşturabileceğini savundu.
Vance, her iki belgenin de temel mesajının Lübnan'ın toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi olduğunu öne sürdü.