- Yargıtay, boşanma davalarında eşlerin gelir seviyelerinin denk olması durumunda yoksulluk nafakası ödenemeyeceğine hükmetti.
- Düzenli emekli maaşı bulunan bir kadına nafaka bağlayan yerel mahkeme kararı, Yargıtay tarafından Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesine aykırı bulunarak bozuldu.
- Bu emsal karar, taraflardan birinin boşanma yüzünden yoksulluğa düşmeyeceği tespit edildiğinde nafaka taleplerinin reddedilmesi gerektiğini netleştirmiş oldu.
İstanbul'da karşılıklı boşanma davası açan bir çiftin yargılama süreci, nafaka konusunda emsal bir içtihadın doğmasına yol açtı. Bakırköy 13. Aile Mahkemesi, "evlilik birliğinin temelden sarsıldığı" gerekçesiyle çiftin boşanmasına karar verirken, aynı zamanda kadına yoksulluk nafakası ödenmesine hükmetti. İstinaf başvurusu üzerine dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 56. Hukuk Dairesi de yerel mahkemenin kararını haklı buldu.
Ancak karara itiraz eden erkek tarafı dosyayı Yargıtay’a taşıdı. Temyiz incelemesini gerçekleştiren Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, çiftin boşanmasını onarken, kadına yoksulluk nafakası verilmesi yönündeki hükmü bozdu.
Yargıtay'ın İptal Gerekçesi: "Yoksulluk Koşulu Oluşmadı"
Yargıtay kararının gerekçesinde, kadının halihazırda emekli olduğu, düzenli ve sabit bir gelirinin bulunduğu vurgulandı. Ayrıca, tarafların gelir durumlarının birbirlerine "yakın veya denk" olduğunun altı çizildi.
Kararda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakası koşullarının bu olayda gerçekleşmediği belirtilerek şu ifadelere yer verildi: "Davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddi gerekirken kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir."