- Yargıtay'dan 10 günden kısa süreli yıllık izinler için emsal karar çıktı.
- İşçinin rızasıyla parçalanan kısa izinler tek başına haklı fesih sayılmayacak.
- Uzun izin talebinin reddedildiğini ispatlayamayan işçi kıdem tazminatı alamayacak.
- İşverenin izin talebini nedensiz reddettiği belgelenmedikçe kısa izin kullanımı geçerli kabul edilecek.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2026 yılına ait yeni kararıyla çalışma hayatını ilgilendiren kritik bir emsale imza attı. Yüksek Mahkeme, işçinin kendi talebi ve rızasıyla 10 günden kısa sürelerle kullandığı yıllık izinlerin, tek başına iş sözleşmesini haklı nedenle fesih gerekçesi oluşturmayacağına ve kıdem tazminatına hak kazandırmayacağına hükmetti.
İlk derece mahkemesi işçiyi haklı bulmuştu
Dava konusu olayda bir gümrük müşavir yardımcısı, yıllık izinlerinin iş yoğunluğu gerekçesiyle bir defada en fazla 6 gün olarak kullandırıldığını ve kullanılmayan izinlerinin ödenmediğini belirterek iş akdini feshetti. Kıdem tazminatı ve izin alacağı talebiyle açılan davada yerel mahkeme, izinlerin gereği gibi kullandırılmadığı gerekçesiyle işçiyi haklı bularak kıdem tazminatının ödenmesine karar verdi.
Yargıtay kararı bozdu: İşçinin rızası esas alındı
Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, İş Kanunu'nun 56. maddesindeki "bölünen iznin bir parçası 10 günden az olamaz" kuralını hatırlattı. Ancak somut olayda 10 günden kısa izinlerin işçinin kendi talebi ve rızası doğrultusunda kullanıldığını tespit etti.
İşçinin en az bir ay öncesinden daha uzun süreli izin talep ettiğini veya işverenin izin talebini nedensiz reddettiğini ispatlayamadığını vurgulayan Yargıtay, bu durumun haklı fesih oluşturmayacağına karar vererek ilk derece mahkemesinin kararını bozdu.