Ankara Zirvesi ve NATO'nun 77 yılı: Türkiye neden bu ittifakın vazgeçilmez ülkelerinden biri?

Mehmet Dilbaz

Yazan: Mehmet Dilbaz

· 2 dk okuma

Ankara Zirvesi ve NATO'nun 77 yılı: Türkiye neden bu ittifakın vazgeçilmez ülkelerinden biri?

ugün Ankara, dünyanın en güçlü askerî ittifakının liderlerini ağırlıyor.

NATO'nun kuruluşundan bu yana geçen 77 yılda dünya defalarca değişti. Sovyetler Birliği dağıldı, Soğuk Savaş sona erdi, yeni tehditler ortaya çıktı. Ancak NATO hâlâ uluslararası güvenlik mimarisinin en önemli aktörlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Peki NATO neden kuruldu?

Gerçekten ne yaptı?

Ve Türkiye neden bu ittifakın en kritik ülkelerinden biri olarak görülüyor?

İkinci Dünya Savaşı'nın Ardından

1945'te savaş bittiğinde Avrupa harabeye dönmüştü.

Fakat yeni bir sorun ortaya çıkmıştı.

Bu kez tehdit Nazi Almanyası değil, hızla güçlenen Sovyetler Birliği'ydi.

Doğu Avrupa'nın büyük bölümü Sovyet kontrolüne girmiş, Berlin ikiye bölünmüş, Batı Avrupa ülkeleri ise yeni bir saldırı ihtimalinden ciddi şekilde endişe ediyordu.

Bu ortamda ABD, Kanada ve Batı Avrupa ülkeleri ortak bir savunma sistemi kurmaya karar verdi.

4 Nisan 1949'da Washington Antlaşması imzalandı.

Böylece NATO doğdu.

İttifakın temelini oluşturan 5. Madde ise bugün hâlâ geçerliliğini koruyor:

"Bir üyeye yapılan silahlı saldırı, bütün üyelere yapılmış sayılır."

Bu madde NATO'nun caydırıcılığının temelini oluşturdu.

Soğuk Savaş'ın Kalkanı

Yaklaşık kırk yıl boyunca NATO ile Varşova Paktı birbirlerine karşı dünyanın en büyük askerî blokları olarak varlık gösterdi.

Avrupa'da milyonlarca asker konuşlandırıldı.

Nükleer silahlar üretildi.

Berlin Duvarı yükseldi.

Küba Füze Krizi yaşandı.

Ancak bu uzun dönem boyunca NATO ile Sovyetler Birliği arasında doğrudan bir savaş çıkmadı.

Birçok tarihçi bunu, karşılıklı caydırıcılığın başarılarından biri olarak değerlendirir.

NATO Hangi Operasyonlara Katıldı?

Soğuk Savaş'ın sona ermesi NATO'nun dağılması anlamına gelmedi.

Tam tersine görev alanı genişledi.

1995'te Bosna'da hava harekâtı düzenledi.

1999'da Kosova müdahalesini gerçekleştirdi.

11 Eylül saldırılarının ardından tarihinde ilk kez 5. Madde işletildi.

Afganistan'da yaklaşık yirmi yıl süren uluslararası güvenlik misyonunun omurgasını NATO oluşturdu.

Akdeniz'de korsanlıkla mücadele operasyonları yürüttü.

Balkanlar'da barış gücü görevleri üstlendi.

Irak'ta eğitim faaliyetleri gerçekleştirdi.

Son yıllarda ise Baltık ülkeleri ve Doğu Avrupa'daki askerî varlığını önemli ölçüde artırdı.

Türkiye Neden NATO İçin Bu Kadar Önemli?

Türkiye, 18 Şubat 1952'de NATO'ya katıldı.

Aslında bu üyelik, Kore Savaşı'nda Türk Tugayı'nın gösterdiği performansın ardından hız kazandı.

Bugün Türkiye;

Karadeniz'i Akdeniz'e bağlayan İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını kontrol ediyor.

Rusya, Kafkasya, Balkanlar, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'in kesişim noktasında bulunuyor.

Avrupa ile Asya arasında doğal bir köprü oluşturuyor.

Yaklaşık 780 bin kilometrekarelik topraklarıyla ittifakın güneydoğu kanadını koruyor.

NATO'nun İkinci Büyük Ordusu

Türkiye, personel sayısı bakımından ABD'den sonra NATO'nun en büyük askerî gücüne sahip ülkelerden biri olmayı sürdürüyor.

İncirlik Hava Üssü başta olmak üzere birçok stratejik tesis NATO planlamasında önemli yer tutuyor.

Malatya Kürecik'teki erken uyarı radar sistemi, balistik füze savunma ağının kritik unsurlarından biri olarak görev yapıyor.

Karadeniz'deki deniz trafiğinin güvenliği, Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde büyük ölçüde Türkiye'nin kontrolünde bulunuyor.

Rusya-Ukrayna Savaşı sırasında Türkiye'nin Boğazları savaş gemilerine kapatması, Karadeniz'deki askerî denge açısından uluslararası ölçekte dikkatle takip edilen bir gelişme oldu.

Her Zaman Sorunsuz Muydu?

Hayır.

Türkiye ile NATO arasında zaman zaman ciddi görüş ayrılıkları yaşandı.

1964 Johnson Mektubu...

1974 Kıbrıs Harekâtı sonrasında uygulanan silah ambargosu...

Suriye politikaları...

S-400 hava savunma sistemi krizi...

F-35 programından çıkarılması...

Bütün bunlara rağmen taraflar ittifak ilişkisini sürdürmeye devam etti.

Çünkü jeopolitik gerçekler çoğu zaman siyasetin önüne geçti.

Ankara Zirvesinin Anlamı

Bugün Ankara'da yapılan NATO Zirvesi, yalnızca diplomatik bir toplantı değil.

Aynı zamanda Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik ağırlığının da bir göstergesi.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sürdüğü, Orta Doğu'da istikrarsızlığın arttığı ve küresel güvenlik dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde Ankara, bir kez daha uluslararası diplomasinin merkezlerinden biri hâline geliyor.

NATO'nun geleceği nasıl şekillenecek bilinmez.

Ancak 1949'da kurulan bu ittifakta değişmeyen gerçeklerden biri var:

Avrupa'nın güvenliği konuşulurken Türkiye'yi denklem dışında bırakmak neredeyse hiçbir zaman mümkün olmadı.

Diğer yazarlar

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim