ABD, Batı, NATO ve devlet aklı

Murat Yılmaz

Yazan: Murat Yılmaz

· 2 dk okuma

ABD, Batı, NATO ve devlet aklı

Murat Yılmaz

7-8 Temmuz Ankara NATO zirvesi dolayısıyla NATO 3.0, ABD-Avrupa ihtilafı ana gündem haline geldi. Türkiye açısından zirve Türkiye-Batı ve Türkiye-ABD ilişkileri açısından da çok önemli gelişmelere vesile oldu. ABD Başkanı Trump NATO zirvesine katılırken ABD tarafından 17 yıldır gerçekleşmeyen resmî Türkiye ziyaretini gerçekleştirmiş oldu. ABD Başkanı Trump’ın resmî ziyareti Türkiye-ABD ikili ilişkileri bakımından tarihi bir dönüm noktasını teşkil ediyor.

Türkiye-ABD arasında ABD’nin Suriye’de PKK’nın Suriye kolu PYD ile işbirliği yapmasından kaynaklanan çok ciddi bir güven kaybı oluşmuştu. ABD’nin Türkiye’de 15 Temmuz 2016’da askerî bir darbe yapmaya teşebbüs etmiş FETÖ örgütü liderine ev sahipliği yapması ve FETÖ ile ilişkileri de Türkiye-ABD ilişkilerini zehirleyen bir başka problem kaynağıydı. Suriye’deki rejim değişikliği, ABD’nin PYD ile işbirliğini sona erdirmesi ve FETÖ liderinin vefat etmesi ve ABD Başkanı Trump’ın jeopolitik öncelikleri Türkiye-ABD arasındaki ihtilafların bir kısmını ortadan kaldırdı. Bu şekilde iki ülke arasındaki problemleri çözüleceği ve işbirliği zeminin güçlendiği gelişmelerin önü açıldı. Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ukrayna, Gazze, İran, Karabağ, Libya konularındaki işbirliğine açık başarılı mücadele, müdahale ve arabuluculuk teşebbüsleri ABD için Türkiye’nin ne kadar gerekli bir müttefik olduğunu yeniden gösterdi. ABD’nin Türkiye’ye savunma sanayi alanındaki ambargoları da bu bağlamda yeniden ele alınmaya başlandı. Trump yönetimi, Türkiye’nin savunma sanayi alanındaki taleplerini karşılayacak formüller üretmeye hazır hâle geldi… Bu dönüşümde Türkiye’nin büyük güçlerle ve bilhassa Batı ile ilişkilerinde ve anlaşmazlıklarında tarih içinde geliştirdiği stratejik denge ve stratejik sabır anlayışının rolüne biraz sonra döneceğiz.

Doç. Dr. Orhan Karaoğlu’nun Devlet Aklı ve NATO kitabı (Yeditepe Yayınları) Türkiye’nin Batı, NATO ve ABD ile ilişkilerini anlatabilmek açısından bir örnek olayı anlatıyor... Kitapta Türkiye’nin NATO’ya giriş sürecini inceleniyor. Malum Türkiye’nin NATO’ya üyelik başvurusu önce reddediliyor… Türkiye bu ret üzerine Sovyet tehdidi yüzünden ABD ile acil ikili bir güvenlik anlaşmasına yönelebilirdi, bu da Türkiye’yi hem güvenlik hem egemenlik bakımından ileride çok zor durumda bırakabilirdi. Dönemin devlet kurumları ve siyasi aktörleri, iktidarıyla muhalefetiyle NATO üyeliğini tercih eden ve reddedilmeye takılmadan durum muhakemesi yaparak problemi aşmaya yönelen bir stratejik sabırla devlet aklını işletiyorlar.

Kitap bu süreci Türk istihbarat ve dışişleri arşivi üzerinden anlatıyor. Türkiye’nin NATO’ya giriş süreci şimdiye kadar Türk arşivleri kapalı olduğu için Batı arşivleri ve literatürü perspektifinden anlatılmıştır. Kitap Türk istihbarat ve devlet arşivlerini kullanarak, konuyu Türkiye açısından anlatan bir özgünlüğe sahip.

Türkiye’nin Osmanlı’nın gerilemesinden ve maalesef yenilmesinden itibaren kazandığı “stratejik denge” ve “stratejik sabır” kaslarının ve reflekslerinin işlediği örnek olaylardan biri de Türkiye’nin NATO’ya giriş sürecidir. Büyük güçlerle problem çıkınca, ilişkiyi koparmak veya dondurmak yerine by-pass yöntemiyle yeni mecralar açarak problemi küçülterek çözmek Türkiye için bir devlet ve siyaset kültürüne dönüşmüş durumda. Türkiye siyaseti ve devlet kurumları, bugün de NATO, AB, Rusya ve ABD meselelerinde bu kültürü, kurumsal kapasiteyi ve siyasetçilerin tecrübesini müşterek bir şekilde de işletiyor…

Türkiye’nin son dönemde Batı, NATO ve ABD ile yaşadığı problemleri ve bunları aşan stratejik sabır, stratejik denge ve devlet aklını anlayabilmek; Erdoğan’ın yürüttüğü jeopolitik yarıkları ustalıkla kullanan lider diplomasinin tarihi dayanak, siyasi kültür ve kurumsal kapasitesini bu şekilde anlayabilmek mümkündür.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yürüttüğü lider diplomasisi bu tarihi, siyasi ve devlet tecrübesinde çalışan stratejik sabır, stratejik denge ve kurumsal işbirliği zemininde iş görüyor. ABD ile ikili ilişkilerde ortaya çıkan yeni ivme ve NATO zirvesi bu tecrübenin son örneği olarak değerlendirilebilir.

Diğer yazarlar

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim