- Üniversite yıllarında yaşadığı psikolojik sorunlarla 256 kilonun üzerine çıkan 30 yaşındaki Mansur Kaya, uyku apnesi, dolaşım bozukluğu ve bacaklarındaki yaralar nedeniyle tüp mide ameliyatı geçirdi.
- Operasyon sonrası beslenme ve egzersiz disipliniyle yaklaşık iki yılda 140 kilo vererek 120 kiloya gerileyen Kaya, sağlığına ve hareket kabiliyetine yeniden kavuştu.
- Cerrahi müdahalenin tek başına yeterli olmadığını belirten Op. Dr. Mehmet Mehdi Deniz, obezitenin kronik bir hastalık olduğunu ve kalıcı başarı için ömür boyu yaşam tarzı takibinin şart olduğunu vurguladı.
İstanbul'da yaşayan 30 yaşındaki Mansur Kaya, üniversite döneminde başlayan hızlı kilo artışının ardından ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kaldı. Kilosu 256'nın üzerine çıkan Kaya, uyku apnesi, nefes darlığı ve bacaklarında oluşan yaralar nedeniyle günlük yaşamında güçlük çekmeye başladı. Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi'nde tüp mide ameliyatı geçiren Kaya, yaklaşık iki yıllık süreçte 120 kiloya kadar düşerek hareket kabiliyetini yeniden kazandı.
Üniversite yıllarında 100 kilodan fazla aldı
Kilo artışının üniversite döneminde başladığını anlatan Mansur Kaya, yaşadığı psikolojik sorunların ardından sosyal hayatından uzaklaştığını ve beslenme alışkanlıklarının değiştiğini söyledi.
Kaya, o dönemde yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
“Üniversitede bir yıl içerisinde 100 kilodan fazla aldım. Daha sonra kilo almaya devam ettim. Mehdi hocama geldiğimde 256 kilonun üzerindeydim, hatta tartıya bile çıkamamıştım. Kendimi eve kapatmıştım. İstanbul’da doğup büyümüş bir insan olarak üniversite için daha küçük bir şehre gitmiştim. Orada psikolojim bozuldu. Eve kapanınca insan ister istemez daha fazla yemek yiyor, uyku düzeni bozuluyor. Bunların hepsi kilo almaya neden oluyor. Ben 256 kiloyken bile hayattan tamamen kopmamıştım, hatta boksa da gidiyordum. Ancak kilom yaşam kalitemi ciddi şekilde düşürüyordu.”
256 kiloya ulaşınca sağlık sorunları arttı
Aşırı kilo nedeniyle hareket etmekte zorlanan Kaya'nın uyku problemlerine zamanla nefes darlığı ve bacaklarında yaralar da eklendi. Yaklaşık iki yıl önce Medipol Bahçelievler Üniversite Hastanesi'ne başvuran Kaya, Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Mehdi Deniz tarafından değerlendirildi.
Op. Dr. Deniz, hastanın ilk muayenesinde obeziteye eşlik eden ciddi sağlık sorunları bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Hastamız bize başvurduğunda yaklaşık 256 kilo ağırlığındaydı. Uyku apnesi vardı, nefes almakta zorlanıyordu. Vücudunda dolaşım bozukluğu gelişmişti ve her iki bacağında da akıntılı yaralar mevcuttu. Kendisiyle görüştük, değerlendirmelerimizi yaptık ve ameliyat olması gerektiğini belirttik. Ardından ameliyat hazırlıklarına başladık. Kendisine tüp mide ameliyatı, diğer adıyla sleeve gastrektomi uyguladık. Yaklaşık iki yıllık süreçte 120 kilo civarına geldi. Böylece yaklaşık 140 kilo kaybetti.”
Tüp mide ameliyatının ardından 120 kiloya düştü
Yapılan değerlendirmelerin ardından Mansur Kaya'ya tüp mide ameliyatı uygulandı. Operasyon sonrasında beslenme alışkanlıklarını değiştiren ve egzersizi günlük yaşamının bir parçası haline getiren Kaya, doktor kontrollerini de düzenli olarak sürdürdü. Yaklaşık iki yıllık takip sürecinde 120 kiloya kadar gerileyen Kaya'nın hareket kabiliyeti artarken bacaklarındaki yaralar da iyileşti.
Uzman uyardı: Ameliyat tek başına yeterli değil
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mehmet Mehdi Deniz, obezite cerrahisinin ardından sağlıklı yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesinin önemine dikkat çekti. Ameliyatın tek başına kalıcı sonuç sağlamayabileceğini belirten Deniz, hastaların uzun dönemli takibinin gerekli olduğunu söyledi.
Deniz, “Obezite ameliyatlarında cerrahi tek başına yeterli olmuyor. Hastaların yaşam tarzlarını da değiştirmeleri gerekiyor. Hastamız bu konuda bilinçliydi ve ciddi emek verdi. Egzersiz ve beslenme düzenine dikkat ederek süreci sürdürdük. Obezite ve metabolik cerrahi geçiren hastaların ömür boyu takip edilmesi gerekiyor. Çünkü obezite tedavi edilmesi gereken kronik bir hastalık. Hiçbir tedavi yönteminin etkisinin ömür boyunca kendiliğinden devam edeceğini düşünmemek gerekiyor. Hastaların bilinçli hareket etmeyi, besin tüketimini kontrol etmeyi öğrenmesi ve yaşamları boyunca gerektiğinde profesyonel destek alması büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.
Bir sokak öteye taksiyle gidiyordu
Kendi danışmanlık firması ve sigorta şirketi bulunduğunu belirten Mansur Kaya, ameliyat öncesinde fazla kilosu nedeniyle iş hayatında da zorluk yaşadığını anlattı. Müşterilerini ziyaret etmekte güçlük çektiğini ifade eden Kaya, kısa mesafeleri yürümek yerine taksi kullanmak zorunda kaldığını söyledi. Ameliyat sonrasında günlük yaşamının önemli ölçüde değiştiğini belirten Kaya, şu ifadeleri kullandı:
“Mehmet Hocamın kontrollerine düzenli olarak gittim. Sürekli ilgilendi. Kas kaybı gibi konulara dikkat ederek kendime uygun bir program oluşturdum. Yaklaşık 1,5 yıl içerisinde 140 kiloya yakın verdim. Artık rahat uyuyabiliyorum, bacaklarımdaki yaralar düzeldi. Eskiden yürüyüş yapmaktan nefret ederdim. Bir sokak öteye gitmek için taksiye binerken şimdi her yere yürüyerek gidiyorum. Yürümeyi ve yüzmeyi özlemişim. Hayatımda gerçekten büyük bir rahatlama oldu.”

Obezite cerrahisi sonrası düzenli takip neden önemli?
Op. Dr. Deniz'e göre obezite, uzun süreli takip gerektiren kronik bir hastalık olarak değerlendiriliyor.
Cerrahi tedavi sonrasında beslenme düzeninin korunması, fiziksel aktivitenin sürdürülmesi ve gerekli sağlık kontrollerinin yapılması, tedavi sürecinin önemli parçalarını oluşturuyor. Mansur Kaya'nın yaşadığı değişim de ameliyat sonrası takip ve yaşam tarzı düzenlemelerinin obezite tedavisindeki önemini ortaya koyan bireysel bir örnek olarak dikkat çekiyor.