1803 yılında Japonya’nın Hitachi bölgesi kıyılarında sıra dışı bir olay yaşandığı anlatılıyor.
Dönemin Japon kaynaklarına göre balıkçılar, denizde sürüklenen yuvarlak biçimli esrarengiz bir tekneyi kıyıya çıkardı. Alt kısmı metal levhalarla kaplı olan teknenin üst bölümünde camı andıran pencereler bulunuyordu.
Ancak asıl şaşkınlık teknenin içi açıldığında yaşandı.
İçeride, Japonlara benzemediği belirtilen 18–20 yaşlarında genç bir kadın vardı. Kadının konuştuğu dili kimse anlayamıyordu. Yanından hiç ayırmadığı yaklaşık 60 santimetrelik bir kutuyu ise kimsenin eline vermiyordu.
Teknenin içinde yiyecek, su ve yatak malzemelerinin yanı sıra, bölge halkının tanımadığı esrarengiz sembollerin bulunduğu da kaydedildi.
Köylüler genç kadınla iletişim kuramayınca, anlatıya göre onu yeniden tekneye bindirerek denize bıraktı.
Utsuro-bune, yani “içi boş tekne” adıyla bilinen hikâyenin farklı versiyonları 19. yüzyıl Japon metinlerinde gerçekten yer alıyor.
Ancak olayın gerçekten yaşandığını doğrulayan bağımsız bir kayıt bulunmadığı gibi, teknenin bir UFO olduğuna ilişkin de hiçbir bilimsel kanıt yok.
Araştırmacılar anlatının, Japonya kıyılarına ulaşan yabancı bir kadınla ilgili gerçek bir olayın zamanla efsaneleşmiş biçimi olabileceğini düşünüyor.
Fakat iki yüz yılı aşkın süredir aynı sorular cevapsız:
Kadın kimdi?
Kutunun içinde ne vardı?
Ve bu tuhaf tekne nereden gelmişti?