- Çocuklukta günde 2 veya daha fazla şekerli içecek tüketmenin yetişkinlikte yüksek tansiyon riskini %52, meyve suyunun ise %35 artırdığı saptandı.
- Lif barındıran bütün meyvelerin aynı riski taşımadığı, şekerli içecekler yerine su, süt veya meyvenin kendisinin tercih edilmesi gerektiği belirtildi.
- 25 bin kişinin 25 yıl izlendiği gözlemsel araştırma, erken yaşlardaki beslenme alışkanlıklarının uzun vadeli kalp sağlığı üzerindeki etkisini ortaya koydu.
Çocukluk ve ergenlik dönemindeki beslenme alışkanlıklarının uzun vadeli sağlık üzerindeki etkilerine ilişkin dikkat çekici bir araştırma yayımlandı. Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu ve Toronto Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışmada, çocukluk döneminde tüketilen şekerli içecekler ile yetişkinlikte yüksek tansiyon gelişimi arasında ilişki bulundu.
Amerikan Kalp Derneği'nin bilimsel dergisi Circulation'da yayımlanan araştırmada, “Growing Up Today Study” kapsamında 9-16 yaşlarında çalışmaya dahil edilen 25 binden fazla kişi yaklaşık 25 yıl boyunca takip edildi. Katılımcıların beslenme alışkanlıkları, yaşam tarzları ve sağlık durumları belirli aralıklarla değerlendirildi.
Şekerli içecek tüketenlerde tansiyon riski yüzde 52 arttı
Araştırmanın sonuçları, özellikle düzenli ve yüksek miktarda şekerli içecek tüketiminin ilerleyen yaşlarda yüksek tansiyon riskiyle ilişkili olduğunu ortaya koydu. Günde iki veya daha fazla porsiyon şekerli içecek tüketen katılımcıların, haftada üç porsiyondan daha az tüketenlere kıyasla yetişkinlikte yüksek tansiyon geliştirme riski yüzde 52 daha yüksek bulundu.
Meyve suyu tüketiminde de benzer bir ilişki görüldü. Günde 1,5 porsiyon veya daha fazla meyve suyu tüketenlerde yüksek tansiyon riskinin yüzde 35 arttığı belirlendi.
Meyve suyu yerine bütün meyve önerisi
Araştırmada dikkat çeken noktalardan biri, şekerin yalnızca miktarının değil, hangi kaynaktan alındığının da önem taşıması oldu.
Bilim insanları, bütün meyvelerde bulunan doğal şekerin aynı risk artışıyla ilişkilendirilmediğini belirtti. Elma, portakal ve armut gibi bütün meyveler lif içerdiği için içerdikleri şekerin daha yavaş emilmesinin bunda etkili olabileceği değerlendirildi.
Meyve suyunda ise lifin önemli bir bölümü bulunmadığından, şekerin vücutta daha hızlı emilebildiğine dikkat çekildi.
Bir porsiyonun yerine su veya süt tüketmek
Araştırmacılar, farklı beslenme senaryolarını da değerlendirdi. Buna göre günlük bir porsiyon şekerli içeceğin yerine su, süt veya bütün meyve tüketilmesi, ilerleyen yıllarda yüksek tansiyon riskinin daha düşük olmasıyla ilişkilendirildi.
Meyve suyu yerine doğrudan bütün meyvenin tercih edilmesinin de daha koruyucu bir beslenme yaklaşımı olabileceği belirtildi.
Her gün tüketmek uzun vadede risk oluşturabilir
Uzmanlara göre çocukların zaman zaman meyve suyu tüketmesi tek başına yüksek tansiyon veya başka bir hastalık geliştirecekleri anlamına gelmiyor. Ancak gazlı içecekler, şekerli meyve suları ve sporcu içeceklerinin her gün ve düzenli şekilde tüketilmesi, uzun vadede kalp ve damar sağlığını olumsuz etkileyebilecek beslenme alışkanlıklarının oluşmasına katkıda bulunabilir.
Bu nedenle su, süt ve bütün meyvelerin günlük beslenmede daha fazla yer almasının hem çocukluk döneminde hem de ilerleyen yaşlarda kalp sağlığını destekleyebilecek bir yaklaşım olduğu değerlendiriliyor.
Araştırmanın önemli bir sınırlılığı var
Araştırmacılar, çalışmanın gözlemsel nitelikte olduğunu ve bu nedenle tüketilen içeceklerle yüksek tansiyon arasında kesin bir neden-sonuç ilişkisi kurulamayacağını vurguladı.
Beslenme bilgilerinin katılımcıların kendi beyanlarına dayanması ve araştırma grubunun büyük bölümünü beyaz Amerikalıların oluşturması da çalışmanın sınırlılıkları arasında gösterildi. Buna karşın araştırmanın uzun takip süresi ve 25 bini aşkın katılımcıyla yürütülmesi, çocukluk dönemindeki beslenme alışkanlıklarının gelecekteki kalp ve damar sağlığıyla ilişkisine dair önemli veriler ortaya koydu.