- CIA, 11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümünde 71 Başkanlık Günlük Bilgilendirme belgesini kamuoyuna açtı; belgelerin 69'u ilk kez yayımlandı.
- Belgelerde 1998'den itibaren Bin Ladin'in ABD topraklarında saldırı planladığı, uçak kaçırma ve hatta patlayıcı yüklü bir uçağın ABD'deki bir şehre düşürülmesi ihtimali konusunda uyarılar yer aldı.
- 6 Ağustos 2001'de dönemin Başkanı George W. Bush'a sunulan ve daha önce kamuoyuna açıklanan “Bin Ladin ABD'de saldırı düzenlemeye kararlı” başlıklı rapor, saldırılardan yalnızca 36 gün önce El Kaide tehdidine dikkat çekmişti.
- Belgeler saldırının ayrıntılarının önceden bilindiğini göstermiyor; ancak istihbarat kurumlarının El Kaide'nin ABD'yi hedef alma niyetinden uzun süre haberdar olduğunu ve bu tehdide ilişkin uyarıların yönetimlere düzenli olarak iletildiğini ortaya koyuyor.
ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA), 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıl dönümünde, saldırılardan önce dönemin başkanlarına gönderilen çok sayıda istihbarat raporunun gizliliğini kaldırdı.
CIA Direktörü John Ratcliffe tarafından yayımlanan 71 Başkanlık Günlük Bilgilendirme belgesi, 1998 ile 12 Eylül 2001 arasındaki dönemi kapsıyor. CIA, açıklanan belgelerin 69'unun ilk kez kamuoyuna sunulduğunu ve toplamda 100'den fazla sayfanın yayımlandığını açıkladı.
CIA'ya göre belgeler, kurum analistlerinin El Kaide ve Usame bin Ladin'in saldırı planlarına ilişkin giderek artan endişelerini ve bu tehditleri ABD yönetimine aktarma çabalarını gösteriyor.
1998'de uçakla saldırı ihtimali gündeme gelmişti
Belgeler arasındaki en dikkat çekici raporlardan biri, 10 Eylül 1998 tarihli “Bin Ladin'in Konumu ve Niyetleri” başlıklı istihbarat değerlendirmesi.
Raporda, Bin Ladin yanlılarının “patlayıcı yüklü bir uçağı bir ABD şehrine uçurabileceği” ihtimali yer aldı. Aynı belgede ise istihbaratın Bin Ladin'in gelecekteki saldırılarına ilişkin niyetleri konusunda kesin bilgi bulunmadığı belirtildi.
Bu rapor, 11 Eylül saldırılarından yaklaşık üç yıl önce ABD yönetimine sunulmuştu.
CIA'nın yayımladığı diğer belgelerde de Bin Ladin'in ABD'ye yönelik saldırı hazırlıkları yaptığı, ABD'deki hedeflerle ilgilendiği ve El Kaide'nin uçak kaçırma yöntemini kullanabileceği yönündeki değerlendirmeler bulunuyor.
Uyarılar 1998'den itibaren art arda geldi
Yayımlanan belgeler, tek bir istihbarat uyarısından ziyade yıllar boyunca devam eden bir tehdit değerlendirmeleri zincirini ortaya koyuyor.
CIA'nın listesinde 1998 yılı içinde şu başlıklara sahip raporlar bulunuyor:
- “Bin Ladin'in ABD içindeki saldırı planlarına ilişkin raporlar”
- “Bin Ladin'in ABD karşıtı saldırılar için potansiyel hedefleri”
- “Bin Ladin'in kimyasal, biyolojik, radyolojik ve nükleer saldırı kapasitesi”
- “Bin Ladin'in ABD uçaklarını kaçırmaya ve diğer saldırılara hazırlandığı”
- “Bin Ladin saldırılarının yakın vadede gerçekleşme ihtimali”
1999 ve 2000 boyunca da benzer uyarılar devam etti. CIA belgelerinde Bin Ladin'in saldırı kapasitesini koruduğu, ABD ve müttefiklerini hedef almaya devam ettiği ve El Kaide'nin yeni saldırılar planladığı yönündeki değerlendirmeler yer aldı.
Bush'a saldırıdan 36 gün önce açık uyarı
Belgelerin en dikkat çekici bölümlerinden biri George W. Bush dönemine ait.
6 Ağustos 2001 tarihli Başkanlık Günlük Bilgilendirmesi, “Bin Ladin ABD'de saldırı düzenlemeye kararlı” başlığını taşıyordu.
Belgede El Kaide'nin ABD topraklarında saldırı düzenlemeye yönelik hazırlıkları ve örgütün geçmişteki faaliyetleri ele alınıyordu. Bu belge daha önce kamuoyuna açıklanmıştı ancak yeni yayımlanan belgeler, 2001 yazına kadar uzanan istihbarat akışının daha geniş bir bölümünü ortaya koyuyor.
CIA'nın yeni belgeleri arasında 2001 yılının ilk aylarından itibaren Bin Ladin ve El Kaide'ye ilişkin çeşitli tehdit değerlendirmeleri de bulunuyor.
Peki neden saldırı önlenemedi?
Belgelerin ortaya çıkardığı en önemli soru, istihbarat kurumlarının tehdidi bilmelerine rağmen neden saldırıyı önleyemediği.
CIA ve dönemin istihbarat yetkilileri, saldırı öncesindeki bilgilerin çok sayıda farklı tehdit raporuna dağılmış, eksik ve belirsiz olduğunu vurguluyor.
New York Times'ın aktardığı CIA değerlendirmelerine göre, kurum saldırı öncesinde El Kaide'nin Amerika'yı hedef almak istediğini biliyordu ancak örgütün belirli saldırı planının ne zaman ve nasıl uygulanacağını tespit edememişti. İnsan kaynaklarından elde edilen istihbaratın da yeterince güçlü olmadığı belirtildi.
Başka bir ifadeyle istihbarat, “El Kaide ABD'yi vurmak istiyor” sonucuna ulaşmıştı ancak bunun 11 Eylül'deki gibi koordineli uçak kaçırma operasyonuna dönüşeceğini kesin olarak ortaya koyamamıştı.
“Uyarı yorgunluğu” da etkili oldu
Yeni belgeler, istihbarat kurumlarının karşı karşıya olduğu başka bir soruna da işaret ediyor: uyarı yorgunluğu.
CIA yetkilileri, saldırı öncesinde çok sayıda potansiyel hedef ve farklı saldırı ihtimali hakkında rapor hazırlandığını, ancak bu raporların büyük bölümünün kesin ve doğrulanabilir bilgiler içermediğini belirtiyor.
Bu durum, zamanla çok sayıdaki tehdidin birbirinden ayrıştırılmasını ve hangisinin acil olduğunun belirlenmesini zorlaştırdı.
1999 tarihli bir belgede de El Kaide'nin çok sayıda farklı hedef hakkında istihbarat sızıntıları yaratıyor olabileceği ve bunun ABD'yi yanıltmaya yönelik kasıtlı bir operasyon olabileceği değerlendirilmişti.
Belgeler yeni bir komplo kanıtı sunmuyor
CIA'nın yayımladığı belgeler, 11 Eylül saldırılarının önceden tamamen bilindiğini veya saldırının ayrıntılarının ABD yönetimi tarafından bilerek görmezden gelindiğini göstermiyor.
Aksine belgeler, istihbarat kurumlarının yıllar boyunca Bin Ladin'in oluşturduğu tehdide ilişkin giderek daha ciddi uyarılar yaptığını, ancak ellerindeki bilgilerin saldırının zamanı, yöntemi ve hedefleri konusunda yeterince kesin olmadığını gösteriyor.
CIA da açıklamasında belgelerin, analistlerin “seyrek, belirsiz ve kusurlu” bilgiler üzerinden El Kaide'nin saldırı planlarını anlamaya çalıştığını belirtti.
11 Eylül sonrası ABD'nin güvenlik mimarisi değişti
11 Eylül saldırıları yaklaşık 3 bin kişinin ölümüne yol açarken, saldırıların ardından ABD'nin istihbarat ve güvenlik sistemi köklü biçimde yeniden yapılandırıldı.
İstihbarat kurumları arasındaki koordinasyonu artırmak amacıyla yeni yapılar oluşturuldu; terörle mücadele ABD dış politikasının merkezine yerleşti. CIA da saldırılardan sonra El Kaide'yi hedef alan küresel operasyonların en önemli aktörlerinden biri haline geldi.
Ancak sonraki yıllarda CIA'nın işkence programları, Irak Savaşı'nın gerekçelendirilmesinde kullanılan hatalı istihbarat ve diğer tartışmalar, 11 Eylül sonrasındaki Amerikan güvenlik politikalarının da ciddi biçimde sorgulanmasına neden oldu.
25 yıl sonra ortaya çıkan tablo
CIA'nın yayımladığı belgeler, 11 Eylül'e giden süreçte ABD yönetiminin tamamen habersiz olmadığını açık biçimde gösteriyor.
1998'den itibaren Bin Ladin'in ABD'yi hedef alma niyeti, uçak kaçırma ihtimali ve ABD topraklarında saldırı düzenleme planları hakkında art arda raporlar hazırlanmıştı. 2001 yazına gelindiğinde ise tehdit uyarıları daha da belirginleşmişti.
Buna rağmen istihbaratın elindeki parçalı ve belirsiz bilgiler, saldırının önlenmesini sağlayacak kadar somut bir tabloya dönüştürülemedi.
25 yıl sonra yayımlanan belgelerin ortaya koyduğu temel soru da bu: Tehdit biliniyordu, ancak tehdidin tam olarak nasıl gerçekleşeceği bilinmiyordu.
11 Eylül'ün ardından yapılan soruşturmalar ve istihbarat reformları ise bu başarısızlığın yalnızca tek bir kurum veya başkanın değil, ABD'nin istihbarat ve güvenlik sistemindeki daha geniş sorunların sonucu olduğunu ortaya koydu.