- Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2017’den bu yana 2 milyondan fazla dosyada uzlaşma sağlandığını, alternatif çözüm yöntemlerinin yargının iş yükünü azalttığını söyledi.
- Gürlek, 2025’te bu yöntemler sayesinde asliye ceza ve çocuk mahkemelerine ilk kez açılan kamu davalarının yüzde 33 azaldığını bildirdi.
- Alternatif çözüm yollarının cezasızlık anlamına gelmediğini vurgulayan Gürlek, 30 bini aşkın uzlaştırmacının görev yaptığını belirtti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinin adaletten vazgeçmek anlamına gelmediğini belirterek, bu mekanizmaların yargının daha etkin işlemesine ve iş yükünün azaltılmasına katkı sağladığını söyledi.
Gürlek, 2017'den bu yana 2 milyondan fazla dosyada uzlaşma sağlandığını, 2025'te ise alternatif çözüm yöntemleri sayesinde asliye ceza ve çocuk mahkemelerine açılan kamu davalarının yüzde 33 azaldığını bildirdi.
Alternatif çözüm yolları adaletten vazgeçmek değil
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanı sıra Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, hukukçular ve uzlaştırmacıların katıldığı programda konuşan Gürlek, uyuşmazlıkların adil, hızlı, basit ve en az maliyetle çözüme kavuşturulmasının yargının temel hedefleri arasında yer aldığını ifade etti.
Adalet Bakanlığının adaletin hızlı tecelli etmesi için çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Gürlek, alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine önem verdiklerini kaydetti. Ceza adalet sisteminin başarısının yalnızca suçların soruşturulması ve cezalandırılmasıyla ölçülemeyeceğini vurgulayan Gürlek, mağdurun korunması, adalete erişimin kolaylaştırılması ve toplumun yargıya duyduğu güvenin güçlendirilmesinin de önemli olduğunu dile getirdi.
Uzlaştırma, seri muhakeme, ön ödeme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve basit yargılama usulünün farklı çözüm imkanları sunduğunu belirten Gürlek, “Alternatif çözüm yolları, adaletten vazgeçmek değil, adaleti uyuşmazlığın niteliğine uygun yöntemlerle, en hızlı ve en etkili şekilde gerçekleştirmektir.” dedi.
“Onarıcı adalet, mağdurun uzlaşmaya zorlanması değildir”
Onarıcı adalet anlayışının mağdurun zararının giderilmesini, failin sorumluluk üstlenmesini ve yaşanan mağduriyetin dikkate alınmasını amaçladığını belirten Gürlek, bu süreçlerin gönüllülük esasına ve hukuki güvencelere dayanması gerektiğini söyledi.
Alternatif çözüm yöntemlerinin cezasızlıkla karıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Gürlek, bu mekanizmaların hangi suçlarda ve hangi koşullarda uygulanacağının kanunla belirlendiğini ifade etti. Uzlaştırmada üzerinde anlaşılan edimin yerine getirilmesinin önemine dikkati çeken Gürlek, alternatif çözüm yollarının sorumluluktan kaçış olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti.
Ceza hukukunda caydırıcılığı belirleyen unsurun yalnızca cezanın ağırlığı olmadığını belirten Gürlek, cezanın kesinliği ve çabukluğunun da önem taşıdığını dile getirdi.
Yargının iş yükü azalacak
Alternatif çözüm mekanizmalarının uygun dosyaların daha kısa sürede sonuçlandırılmasını sağlayarak mahkemelerin daha ağır ve karmaşık suçlara ilişkin yargılamalara zaman ayırmasına imkan tanıdığını belirten Gürlek, bu yöntemlerin vatandaşların duruşmalar nedeniyle işlerinden izin alma, yol masrafı yapma ve yaşadıklarını tekrar anlatma yükünü de azalttığını söyledi.
Bu yaklaşımın yalnızca dosya sayısını azaltmayı değil, yargısal kaynakların daha verimli kullanılmasını ve adalet hizmetlerinin niteliğinin artırılmasını hedeflediğini ifade eden Gürlek, uzlaştırmanın toplumun kültür ve geleneğinde bulunan onarıcı adalet anlayışını yansıttığını kaydetti.
30 bini aşkın uzlaştırmacı görev yapıyor
Uzlaştırmanın 2005'te ceza adalet sistemine dahil edildiğini, Aralık 2016'daki düzenlemelerle uygulamanın ivme kazandığını belirten Gürlek, süreçte mağdurun zararının giderilmesinin yanı sıra sosyal dayanışmayı destekleyen edimler üzerinde de anlaşmaya varılabildiğini söyledi.
Uzlaştırmacı siciline kayıtlı 30 bini aşkın kişinin görev yaptığını bildiren Gürlek, 2017'den bu yana 2 milyondan fazla dosyada mağdur ile şüphelinin uzlaştığını açıkladı.
Seri muhakeme, ön ödeme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve basit yargılama usulleriyle de çok sayıda dosyanın sonuçlandırıldığını belirten Gürlek, 2025 yılında alternatif çözüm yöntemleri sayesinde asliye ceza ve çocuk mahkemelerine ilk kez açılan kamu davalarında yüzde 33 azalma yaşandığını bildirdi.
Gürlek, alternatif çözüm yollarından beklenen faydanın artırılması için uygulamanın geliştirilmesi, kurumlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve karşılaşılan sorunların düzenli olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, adalet hizmetlerinin kalitesini yükseltmek için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade etti.