- İsrail ordusunda tümgeneral rütbesine kadar yükselen Eyal Ben-Reuven, Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetinin kendisini İran, Gazze ve Lübnan’daki gelişmelerden daha fazla endişelendirdiğini söyledi.
- Eski Sağlık Bakanı ve tuğgeneral Ephraim Sneh, Batı Şeria’da yaşananları açıkça “etnik temizlik” olarak nitelendirdi.
- Eski başbakanlar, 30’dan fazla emekli general, eski istihbarat yöneticileri, hahamlar ve önde gelen İsrailli isimler Netanyahu hükümetinden yerleşimci saldırılarını durdurmasını istedi.
- BM verilerine göre yalnızca 2026’da yerleşimci saldırıları nedeniyle 3.200’den fazla Filistinli yerinden edildi; İsrail hükümeti ve ordusu ise yerleşimci şiddetini desteklediği suçlamalarını reddediyor.
İsrail'in güvenlik ve askeri kurumlarında uzun yıllar görev yapmış eski üst düzey yetkililer, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik yerleşimci saldırılarının boyutuna ilişkin giderek daha sert açıklamalar yapmaya başladı.
The New York Times'ın görüştüğü eski generaller, istihbarat yöneticileri, diplomatlar ve siyasetçiler, yerleşimci şiddetinin yalnızca Filistinliler açısından değil, İsrail'in demokratik yapısı ve uzun vadeli güvenliği açısından da tehdit oluşturduğunu savundu.
Bazı eski yetkililer yaşananları doğrudan “Yahudi terörü” ve “etnik temizlik” ifadeleriyle tanımladı.
“İran, Gazze ve Lübnan’dan daha fazla endişelendiriyor”
İsrail ordusunda tümgeneral rütbesine kadar yükselen Eyal Ben-Reuven, Batı Şeria'daki gelişmelerin kendisinde yarattığı endişeyi anlattı.
1973 Arap-İsrail Savaşı'nda savaşan ve daha sonra Batı Şeria'da bir tümeni komuta eden Ben-Reuven, son aylarda emekli asker ve diğer eski yetkililerle birlikte Filistin köylerini ziyaret etti.
Ben-Reuven, yerleşimciler tarafından yağmalanan bir okul gördüğünü ve topraklarını, hayvanlarını kaybettiklerini anlatan Filistinli çiftçilerle görüştüğünü belirtti.
Eski general, sivil yerleşimcilerin eylemlerinin İsrail için “gerçek tehdit” haline geldiğini söyledi.
Ben-Reuven, bu durumun kendisini İran, Gazze veya Lübnan'daki gelişmelerden daha fazla endişelendirdiğini ifade etti.
Eski bakan Sneh: “Bu etnik temizlik”
Eski tuğgeneral ve eski İsrail Sağlık Bakanı Ephraim Sneh, Batı Şeria'daki yerleşimci saldırılarına ilişkin çok daha ağır bir değerlendirmede bulundu.
Sneh, yaşananları şu sözlerle ifade etti:
“Açıkça söylemek gerekirse bu etnik temizlik.”
Emekli İsrail Hava Kuvvetleri Generali Asaf Agmon da yerleşimci şiddetinin amacının Batı Şeria'nın önemli bir bölümündeki Filistinli varlığını ortadan kaldırmak olduğunu savundu.
Agmon, kullanılan yöntemlerin belirli bir halkın bir bölgedeki varlığını ortadan kaldırma amacı taşıdığını ve bunun Avrupa Yahudilerinin tarihindeki en karanlık dönemleri hatırlattığını söyledi.
200’den fazla İsrailliden ortak bildiri
Tepkiler yalnızca birkaç emekli generalle sınırlı kalmadı.
Haziran ayında 200'den fazla tanınmış İsrailli, Netanyahu hükümetine Batı Şeria'daki Filistinli sivillere yönelik saldırıları durdurması çağrısında bulunan ortak bir mektup yayımladı.
İmzacılar arasında:
- iki eski İsrail Başbakanı,
- 30'dan fazla emekli kara ve hava kuvvetleri generali,
- eski iç ve dış istihbarat teşkilatı yöneticileri,
- hahamlar,
- Nobel ödüllü bir isim,
- ülkenin önde gelen edebiyatçılarından biri
yer aldı.
Dikkat çekici nokta ise imzacılar arasında geçmişte İsrail'in güvenlik politikalarında “şahin” olarak tanımlanan isimlerin de bulunması.
Netanyahu hükümetine “bilinçli politika” suçlaması
Eski güvenlik yetkilileri, hükümeti yalnızca yerleşimci saldırılarını engellememekle suçlamadı.
Ortak bildiride Netanyahu hükümetinin, yerleşimci hareketinin genişlemesine olanak sağlayan bilinçli bir politika izlediği öne sürüldü.
İmzacılara göre İsrail ordusu, Şin Bet ve polis de bazı olaylarda saldırıları engellememek veya müdahale etmemek suretiyle sorumluluk taşıyor.
Mektupta ayrıca yasa dışı yerleşim noktaları ve çiftliklere yollar, su, elektrik, araç ve silah sağlanması için on milyonlarca dolar kamu kaynağı aktarıldığı iddia edilerek hükümetten bu harcamaların açıklanması istendi.
BM: 2026’da 3.200’den fazla Filistinli yerinden edildi
Yerleşimci saldırılarındaki artışın insani sonuçları da dikkat çekiyor.
Haberde aktarılan Birleşmiş Milletler verilerine göre, yalnızca 2026 yılında yerleşimci saldırıları nedeniyle 3.200'den fazla Filistinli yerinden edildi.
Bu rakamın bir önceki yılki yerinden edilme hızının yaklaşık iki katına ulaştığı belirtiliyor.
BM verilerine göre 2020'de yerleşimci saldırıları nedeniyle ortalama üç günde bir Filistinli yaralanırken, 2026'da bu oran günde üçten fazla yaralıya yükseldi.
Eski Genelkurmay Başkanı Ya’alon: “Yahudi üstünlüğü”
Eski İsrail Genelkurmay Başkanı ve 2016'ya kadar Savunma Bakanlığı yapan Moshe Ya'alon da hükümete ve aşırı sağcı yerleşimci hareketine yönelik eleştirileriyle öne çıkan isimler arasında.
Bir dönem İsrail'in güvenlik politikalarında şahin bir isim olarak görülen Ya'alon, Batı Şeria'daki aşırı sağcı yerleşimci ideolojisini II. Dünya Savaşı dönemindeki Almanya'daki “üstün ırk” anlayışıyla karşılaştırdı.
Ya'alon, “Yahudi üstünlüğü” fikrinin İsrail açısından son derece tehlikeli bir ideolojik dönüşüm olduğunu savundu.
Eski generaller Filistin köylerini ziyaret ediyor
Eski İsrailli yetkililerin Batı Şeria'daki ziyaretlerini organize eden isimlerden biri de eski general Yaakov Or.
79 yaşındaki Or, 1967 Savaşı'nda görev yaptıktan sonra Batı Şeria'da sivil ve güvenlik işlerinden sorumlu görevlerde bulundu.
Son bir yıldan uzun süredir düzenlediği ziyaretlere 250'den fazla eski general, istihbarat görevlisi, hukukçu, ekonomist ve diplomatın katıldığı belirtiliyor.
Or, bu isimleri Filistin köylerine götürerek yeni yerleşim noktalarını, Filistinlilerin arazilerine ulaşmasını engelleyen çitleri ve terk edilen toplulukları gösteriyor.
Filistinli çiftçi: “Evimi almak istiyorlar”
NYT'nin bu ziyaretlerden birine eşlik ettiği ve Burin köyünde yaşayan Filistinli çiftçi Bashar Eid ile görüştüğü aktarıldı.
Eid, yerleşimci saldırısı sonucunda kalıcı şekilde sakat kaldığını, arazisine gidemediğini ve tarım yapamadığını söyledi.
Köy çevresine yerleşimcilerin düzenli olarak geldiğini anlatan Eid, durumunu şu sözlerle ifade etti:
Ziyarete katılan eski İsrail Büyükelçisi Raphael Schutz ise gördükleri karşısında ailesinin geçmişini hatırladığını söyledi.
Schutz'un annesinin Nazi Almanyası'ndan çocuk yaşta kaçmak zorunda kaldığı ve Filistinli çiftçilerin araçlarının yakıldığı görüntülerinin kendisinde utanç duygusu oluşturduğu aktarıldı.
Bir Filistin topluluğu tamamen ortadan kalktı
Haberde yer alan en dikkat çekici örneklerden biri Ürdün Vadisi'ndeki Hamamat al-Maleh topluluğu.
Yerleşimci baskınları nedeniyle ailelerin bölgeyi aşamalı olarak terk ettiği, son sakinlerin de mart ayında bölgeden ayrıldığı belirtildi.
Bağışlarla inşa edilen bir okulun daha sonra buldozerle yıkıldığı, yerleşimcilerin ise okulun kalıntıları arasında kutlama yaptıklarını gösteren görüntüler paylaştığı aktarıldı.
Emekli Hava Kuvvetleri Generali Nehemia Dagan, haziran sonunda bölgeyi ziyaret ederek gördüklerine sert tepki gösterdi.
Dagan, İsrail toplumunun kendi değerlerini kaybetmekte olduğunu savunurken çözüm olarak İsrail ile Filistin'in ayrılmasını ve iki devletli çözümü destekledi.
Eski hukuk yetkilisi: “Artık savunulamaz”
İsrail Adalet Bakanlığı'nın eski uluslararası hukuk bölümü yöneticisi Gal Levertov da Batı Şeria'daki mevcut durum hakkında dikkat çekici bir değerlendirme yaptı.
Levertov, geçmişte İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarına hukuki savunma yapılabileceğini düşündüğünü ancak Batı Şeria'daki mevcut durumun farklı bir noktaya ulaştığını söyledi.
Eski hukuk yetkilisine göre Batı Şeria'da bugün yaşananlar artık “savunulamaz” durumda.
7 Ekim’den bu yana Batı Şeria’da 1.100’den fazla Filistinli öldürüldü
Batı Şeria'daki yerleşimci saldırılarındaki artış, İsrail ordusunun bölgedeki operasyonlarının sertleştiği bir dönemde yaşanıyor.
Haberde aktarılan BM verilerine göre, 7 Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da 1.100'den fazla Filistinli öldürüldü.
Ölenlerin büyük bölümünün İsrail güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğü belirtildi.
Bu sayının, 2005-2022 arasındaki yaklaşık 17 yıllık dönemde Batı Şeria'da öldürülen toplam Filistinli sayısına yakın olduğu ifade edildi.
Aynı dönemde Filistinlilerin saldırılarında 67 İsraillinin hayatını kaybettiği aktarıldı.
Netanyahu hükümeti suçlamaları reddediyor
İsrail Başbakanlık Ofisi, NYT'nin yönelttiği sorulara ayrıntılı yanıt vermedi.
Netanyahu daha önce yerleşimci şiddetini küçük bir grubun yasa dışı eylemleri olarak nitelendirmişti.
Hükümetteki bazı bakanlar ise “Yahudi terörü” şeklinde bir kavram bulunmadığını savunuyor.
İsrail ordusu da yerleşimci şiddetini desteklediği yönündeki suçlamaları reddediyor.
Ordu, görevinin bölgede yaşayan herkesin güvenliğini sağlamak olduğunu ve saldırılara katılan veya saldırılara müdahale etmeyen askerlerin emirleri ihlal etmiş sayılacağını belirtiyor.
Bununla birlikte, İsrail ordusunun eski Merkez Komutanlığı Komutanı Nitzan Alon da geçtiğimiz günlerde Batı Şeria'daki yerleşimci saldırılarının ciddi biçimde arttığını, bazı askerlerin saldırıları görmezden geldiğini ve hatta kimi olaylarda yerleşimcilere yardımcı olduğunu söylemişti.