Fitch Ratings’in üç aylık Türk Bankaları İzleme Raporu’na göre, bankacılık sektöründe kârlılık göstergeleri 2026’nın ikinci çeyreğinde zayıflamayı sürdürdü.
İran savaşının başlamasının ardından yükselen fonlama maliyetleri, bankaların net faiz marjlarını daralttı. Artan swap maliyetleri ve faaliyet giderlerindeki enflasyonist baskılar da kârlılığı olumsuz etkiledi.
Fitch’in takip ettiği bankalarda ortalama faaliyet kârının risk ağırlıklı varlıklara oranı, ilk çeyrekteki yüzde 3,9 seviyesinden ikinci çeyrekte yüzde 2,6’ya geriledi. Bankacılık sektörünün genelinde ise aynı oran yüzde 4,6’dan yüzde 3,3’e düştü.
Kârlılık üzerindeki baskı 2026 boyunca sürebilir
Fitch, Türk lirası faizlerinin yüksek seviyelerde kalması ve enflasyonist baskılar nedeniyle bankaların kârlılığındaki zayıflamanın 2026 boyunca devam etmesini bekliyor.
Kuruluşun öngörüsüne göre, 2026’nın sonlarında faiz indirimlerinin yeniden başlaması halinde kârlılık üzerindeki baskılar 2027’de hafifleyebilir.
Takipteki kredilerin oranı yüzde 3,5’e yükseldi
Rapora göre, Fitch’in izlediği bankalarda takipteki kredilerin toplam kredilere oranı, ilk çeyrekteki yüzde 3,3 seviyesinden ikinci çeyrekte yüzde 3,5’e çıktı.
Yeni takipteki kredi oluşum oranı da yüzde 2,1’den yüzde 2,2’ye yükseldi. Bu veriler, bankaların geri ödemesinde sorun yaşanan kredilerindeki artışın sürdüğüne işaret etti.
Bankaların ortalama çekirdek sermaye yeterlilik oranı (CET1) ise ikinci çeyrek sonunda yüzde 11,5 seviyesinde sabit kaldı.
Yabancı para mevduatların payı geriledi
Fitch’in takip ettiği bankaların toplam mevduatları içinde yabancı para mevduatların payı, ilk çeyrekteki yüzde 38,1 seviyesinden ikinci çeyrekte yüzde 35,3’e geriledi.
Yabancı para cinsinden toptan fonlamanın toplam fonlama içindeki payı ise yaklaşık yüzde 20 seviyesinde sabit kaldı.
Fitch, bankaların yılın geri kalanında dış borçlanma piyasalarındaki ihraç fırsatlarını seçici biçimde değerlendirmeyi sürdürmesini bekliyor.