- Samsun'da soğuk havaların etkisiyle grip vakalarında ve hastane başvurularında belirgin artış yaşandığı bildirildi.
- Grip ile soğuk algınlığının farklı olduğunu belirten uzmanlar, yüksek ateşle seyreden hastalığın kronik rahatsızlığı olanlarda ciddi komplikasyon riski taşıdığı uyarısında bulundu.
- Salgından korunmak ve ağır tabloyu önlemek amacıyla risk gruplarına yıllık grip aşısı ve düzenli el hijyeni tavsiye edildi.
Samsun'da son haftalarda gribal enfeksiyon şikâyetleriyle sağlık kuruluşlarına başvuranların sayısında artış yaşandığı bildirildi. Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Özgür Günal, özellikle kronik rahatsızlığı bulunan kişilerde gribin ciddi komplikasyonlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Grip ile soğuk algınlığının farklı hastalıklar olduğunu belirten Günal, yüksek ateş, şiddetli kas ağrısı ve günlük yaşamı zorlaştıran halsizlik gibi belirtilere dikkat çekti.
Samsun'da grip vakaları neden arttı?
Havaların soğumasıyla birlikte kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artması, solunum yolu enfeksiyonlarının yayılmasını kolaylaştırıyor. Samsun'da özellikle son 1-1,5 aylık dönemde gribal enfeksiyon şikâyetleriyle hastanelere başvuruların yoğunlaştığını belirten Prof. Dr. Özgür Günal, mevsimsel değişimin bu artışta etkili olduğunu ifade etti.
Günal, son dönemde yaşanan yoğunluğa ilişkin şu bilgileri verdi:
"Özellikle bu mevsimlerde, 15 Ekim'den sonra sıklıkla tüm Türkiye'de olduğu gibi Samsun'da da gribal enfeksiyonların daha sık görülmeye başlandığı dönemlerdir. Çünkü özellikle yaz mevsimi sonrası havalar soğumaya başladıktan sonra genellikle kapalı mekânlara çekilmeye başlıyoruz, daha toplu alanlarda bulunmaya başlıyoruz. Son 1-1,5 aylık dönemde Samsun'da özellikle acil servislere çok sayıda hasta başvurmak zorunda kaldı."
Grip ile soğuk algınlığı arasındaki fark nedir?
Grip ve soğuk algınlığı, benzer şikâyetlerle ortaya çıkabildiği için sık sık birbirine karıştırılıyor. Ancak hastalıkların nedenleri, belirtileri ve seyri farklılık gösterebiliyor. Soğuk algınlığında burun akıntısı, hapşırık, hafif halsizlik ve iştahsızlık gibi yakınmalar öne çıkarken gripte yüksek ateş, belirgin kas ağrıları ve kişiyi günlük işlerini yapamayacak kadar etkileyebilen yorgunluk görülebiliyor.
İki hastalık arasındaki ayrımı anlatan Prof. Dr. Günal, şu ifadeleri kullandı:
"Grip ile soğuk algınlığı genel olarak birbiriyle karıştırılan kavramlardır. Soğuk algınlığının hem etkenleri hem de belirtileri gribe göre farklıdır. Hastalar genellikle halsizlik, yorgunluk, burun akıntısı, hapşırık ve iştahsızlık gibi bir takım şikâyetlerle başvuruyorlar. Genel olarak halk arasında ‘Grip oldum’ şeklinde değerlendiriliyor ancak bu, biraz hatalı bir kullanım. Grip dediğimiz hastalık ise daha çok ciddi yüksek ateş, kas ağrıları ve yatağa düşürecek tarzda şikâyetlerin olduğu bir tabloyu tanımlıyor. Grip biraz daha ağır ve yatağa düşüren bir hastalıktır. Soğuk algınlığı ise ayakta geçirebildiğimiz bir hastalık türüdür."
Grip kimler için daha tehlikeli?
Grip, bazı kişilerde hafif seyretse de altta yatan hastalıkları bulunan bireylerde ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Özellikle kalp ve akciğer hastalıkları bulunanlar ile kemoterapi gören kişilerde enfeksiyonun ağırlaşma riski daha yüksek olabiliyor. Risk grubundaki kişilerin belirtileri hafife almaması gerektiğini vurgulayan Günal, şu uyarıda bulundu:
"Grip enfeksiyonlarında eğer altta yatan bir kalp veya akciğer hastalığı varsa, kemoterapi alınıyorsa bu kişilerde grip enfeksiyonlarının ağır hastalıklara dönüşmesi sık görülen bir tablodur. O yüzden bu kişilerin özellikle dikkat etmesi, kendilerini bu hastalığa karşı daha fazla koruması ya da böyle bir şikâyet olduğunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurarak yardım alması gerekiyor."
Gripten korunmak için nelere dikkat edilmeli?
Prof. Dr. Özgür Günal, mevsimsel gripten korunmada aşının önemine dikkat çekti. Özellikle ileri yaştaki bireylerin, kronik hastalığı bulunanların ve bağışıklık sistemini etkileyen hastalık veya tedavi süreçlerinden geçen kişilerin grip aşısı konusunda daha dikkatli olması gerektiğini belirtti.
El hijyeninin de solunum yolu enfeksiyonlarından korunmada önemli olduğunu vurgulayan Günal, açıklamasını şöyle sürdürdü:
"İlk önce kendimizi korumaya başlamalıyız. Bunun da birinci kuralı grip aşısı olmak. Her yıl grip aşısı olarak hastalığa karşı ciddi oranda kendimizi koruma şansımız var. İleri yaşlardaysanız, kronik bazı hastalıklarınız varsa, vücut direncini düşüren hastalık veya tedavi durumlarınız varsa mutlaka yılda en az bir kere grip aşısı yapılmasını öneriyoruz. Onun dışında da mümkün olduğu kadar el hijyenine dikkat etmek, toplu taşımalarda ve toplu alanlarda sık sık el yıkamak gibi önlemlerle kendimizi bu hastalıktan koruyabiliriz."