• BIST 10014.367,13−0,95%
  • USD/TRY48,49+0,04%
  • EUR/TRY56,54+0,25%
  • Gram Altın6.791,06−1,00%
  • Brent Petrol103,04+3,45%
  • Bitcoin/TRY3.751.485,00−1,19%
GDH Digital

İshal ve kusma vakaları arttı! Uzman 2 kritik hatayı açıkladı: “İshali hemen kesmeliyim” demeyin

Yazan: Meryem Türk

· 6 dk okuma

İshal ve kusma vakaları arttı! Uzman 2 kritik hatayı açıkladı: “İshali hemen kesmeliyim” demeyin
Gastroenterit ve gıda zehirlenmesi belirtileri nasıl ayırt edilir

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

  • Yaz aylarında sıklıkla karşılaşılan mide ve bağırsak rahatsızlıklarının bulaşma yolları ile doğru bilinen yanlışlar mercek altına alındı.
  • İshal ve kusma vakalarında sıvı kaybını önlemeye yönelik adımlar ile gelişigüzel ilaç ve antibiyotik kullanımının yol açabileceği tehlikeler açıklandı.
  • Acil tıbbi değerlendirme gerektiren alarm belirtileri ile özellikle çocuk ve kronik hastalar başta olmak üzere yüksek risk gruplarına yönelik kritik uyarılar paylaşıldı.

Yaz aylarında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte ishal, bulantı, kusma ve karın ağrısı şikâyetleri daha sık görülüyor. Ancak bu belirtiler her zaman gıda zehirlenmesine işaret etmiyor. Dahiliye Uzmanı Doç. Dr. Attila Önmez, sıcak havalarda gıda ve su güvenliğinin yanı sıra el hijyenine dikkat edilmesi gerektiğini belirterek, ishal ve kusma başladığında yapılabilecek en önemli hatanın ise yalnızca şikâyeti durdurmaya odaklanmak olduğunu söyledi.

Gastroenteritin hangi yollarla bulaştığından evde sıvı kaybının nasıl önlenebileceğine, hangi belirtilerde doktora başvurulması gerektiğinden ishal kesici ilaçların kullanımına kadar merak edilenleri gdh'a özel anlatan Önmez, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler için önemli uyarılarda bulundu.

Sıcak havalarda gastroenterit vakaları artıyor

Yaz aylarında ishal, bulantı-kusma ve karın ağrısıyla seyreden akut gastroenterit vakalarında artış görülebildiğini belirten Doç. Dr. Attila Önmez, sıcak havalarda gıda ve su güvenliğine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Önmez, sıcaklıkların yanı sıra gıda ve su güvenliğinin de bu dönemde önem kazandığını belirterek şöyle konuştu:

“Özellikle yaz ayları ve sıcak havaların devam ettiği dönemlerde ishal, bulantı-kusma ve karın ağrısıyla seyreden akut gastroenterit vakalarında artış görebiliyoruz.

Bu artışın birkaç nedeni olabilir. Sıcak havalarda gıdaların uygun sıcaklıkta saklanmaması mikroorganizmaların çoğalmasını kolaylaştırır. Bunun yanında iyi yıkanmamış sebze-meyveler, güvenilir olmayan içme veya kullanma suyu, iyi pişirilmemiş gıdalar ve özellikle açıkta bekletilen yiyecekler önemli risk oluşturur. Tatil ve seyahat dönemlerinde toplu yemek tüketiminin ve kişiler arası temasın artması da bulaşı kolaylaştırabilir.”

İshal ne zaman doktora gidilmeli

Her ishal bakteriyel enfeksiyon değil

Gastroenterite yol açan etkenlerin yalnızca bakterilerden oluşmadığını belirten Önmez, özellikle norovirüsün akut kusma ve ishal tablolarında önemli nedenlerden biri olduğunu söyledi. Bu nedenle her gastroenterit vakasında antibiyotik kullanımının doğru olmadığını vurguladı.

Önmez, “Etken her zaman bakteri değildir. Virüsler, özellikle norovirüs, akut kusma ve ishal tablolarının önemli nedenlerinden biridir. Dolayısıyla her gastroenterit vakasında antibiyotik başlanması doğru değildir; viral gastroenteritlerde antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur.” şeklinde konuştu.

Önmez, yaz aylarında korunmaya ilişkin de önemli bir uyarıda bulundu:

“Her ishal gıda zehirlenmesi, her gastroenterit de bakteriyel enfeksiyon değildir. Özellikle yaz aylarında gıda ve su güvenliği ile el hijyeni hastalıktan korunmanın temelini oluşturuyor.”

Gastroenterit belirtileri nelerdir

Gastroenterit nasıl bulaşıyor?

Gastroenteritin bulaş yollarına ilişkin bilgi veren Önmez, hastalık etkeninin dışkı yoluyla çevreye yayıldıktan sonra ağızdan alınmasının önemli bir bulaş mekanizması olduğunu belirtti.

Önmez, “Gastroenteritlerin önemli bir bölümü fekal-oral yolla, yani hastalık etkeninin dışkıyla çevreye yayıldıktan sonra ağız yoluyla alınmasıyla bulaşır. Kontamine su, iyi yıkanmamış sebze-meyveler, uygun koşullarda hazırlanmamış veya saklanmamış yiyecekler önemli bulaş kaynaklarıdır.” ifadelerini kullandı.

Gastroenterit nedir, nasıl bulaşır

Norovirüste bulaşa karşı dikkat

Özellikle norovirüs gibi etkenlerde kişiden kişiye bulaşın da kolay gerçekleşebildiğini belirten Önmez, hastanın temas ettiği alanların göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Önmez, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Ancak özellikle norovirüs gibi etkenlerde kişiden kişiye bulaş da son derece kolaydır. Hasta kişinin kullandığı tuvalet, kapı kolu ve diğer yüzeyler veya kusmukla kirlenmiş alanlar bulaşta rol oynayabilir. Bu nedenle evde bir kişi hastalandığında yalnızca onun yediği yiyeceğe odaklanmak yeterli değildir; ortak kullanılan yüzeyler de önemlidir.”

El hijyeninin gastroenteritten korunmada önemli bir yere sahip olduğunu belirten Önmez, özellikle norovirüs açısından yalnızca alkol bazlı el dezenfektanına güvenilmemesi gerektiğini söyledi.

Önmez, “Burada çok önemli bir ayrıntı var: Norovirüse karşı yalnızca alkol bazlı el dezenfektanına güvenmemek gerekir. CDC, ellerin sabun ve suyla en az 20 saniye yıkanmasını öneriyor; el antiseptiği el yıkamanın yerine geçmemelidir.” dedi.

"En az 48 saat boyunca yemek hazırlamamalı"

Hastalığın başkalarına bulaşmasını önlemek açısından hastalık sonrası döneme de dikkat edilmesi gerektiğini belirten Önmez, özellikle toplu alanlarda çalışan kişiler için önemli bir noktaya işaret etti:

“Ayrıca ishal veya kusması olan kişi, belirtileri geçtikten sonra en az 48 saat boyunca başkaları için yemek hazırlamamalıdır. Özellikle gıda çalışanları, sağlık çalışanları, okul ve kreş çalışanlarında bu konu daha da önemlidir.”

Kanlı ishal ve yüksek ateş neyin belirtisi

İshal ve kusmada ilk hedef sıvı-elektrolit kaybını gidermek

İshal ve kusma yaşayan kişilerin evde ilk olarak ne yapması gerektiği konusunda ise Önmez, sıvıyla birlikte kaybedilen elektrolitlerin de yerine konulmasının önemine dikkat çekti.

Önmez, “Tedavinin en önemli basamağı kaybedilen sıvının değil, sıvıyla birlikte kaybedilen elektrolitlerin de yerine konmasıdır. Bu nedenle özellikle belirgin ishal ve kusmada en uygun seçeneklerden biri eczanelerde bulunan oral rehidrasyon solüsyonlarıdır (ORS). IDSA kılavuzu, hafif-orta dereceli dehidratasyonda çocuk ve erişkinlerde ORS’yi birinci basamak tedavi olarak önermektedir.” dedi.

Kusmanın eşlik ettiği durumlarda sıvı tüketiminin nasıl yapılması gerektiğini anlatan Önmez, bir anda fazla miktarda sıvı tüketmek yerine daha küçük miktarların tercih edilebileceğini söyledi.

Doç. Dr. Attila Önmez, şu ifadeleri kullandı:

“Kusma varsa bir anda büyük miktarda sıvı içmek yerine az miktarda ve sık aralıklarla sıvı almak daha kolay tolere edilebilir. Su tüketilebilir; ancak yoğun ishalde sadece suyla yetinmek yerine elektrolit içeren uygun sıvılar tercih edilmelidir.”

İshal sırasında beslenme tamamen kesilmemeli

Beslenmenin tamamen kesilmemesi gerektiğini belirten Önmez, özellikle çocuklarda emzirmenin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

Önmez, “Beslenmeyi tamamen kesmek de doğru değildir. Rehidrasyon sağlandıktan sonra tolere edilebildiği ölçüde normal, yaşa uygun beslenmeye devam edilmesi önerilir. Çocuklarda emzirme kesilmemelidir.” dedi.

Çocuklarda ishal ne zaman tehlikeli

Şekerli içecekler ve gereksiz antibiyotiklerden kaçınılmalı

İshal sırasında hangi uygulamalardan kaçınılması gerektiğine de değinen Önmez, çok şekerli içeceklerin yanı sıra hekim önerisi olmadan antibiyotik kullanımına karşı uyardı.

Doç. Dr. Attila Önmez, “Buna karşılık çok şekerli içecekler ve aşırı miktarda meyve suyu tercih edilmemelidir. Hekim önerisi olmadan antibiyotik başlanması da en sık yapılan yanlışlardan biridir.” şeklinde konuştu.

Şiddetli sıvı kaybı veya ağızdan sıvı alınamaması halinde ise evdeki uygulamaların yeterli olmayabileceğini belirten Önmez, şu uyarıyı yaptı:

“Şiddetli dehidratasyon, şok, bilinç değişikliği veya ağızdan sıvı tedavisinin başarısız olması durumunda ise artık evde tedavi yeterli değildir ve intravenöz sıvı gerekebilir.”

İshal kesici ilaç kullanılır mı

İshal hangi belirtilerde tehlikeli?

İshal ve kusmanın ne zaman tıbbi değerlendirme gerektirdiği konusunda en önemli kriterin dehidratasyon olduğunu belirten Önmez, özellikle sıvı kaybını gösteren belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Attila Önmez, “En önemli alarm bulgusu dehidratasyondur. Özellikle belirgin susuzluk, ağız kuruluğu, idrar miktarında belirgin azalma, baş dönmesi, belirgin halsizlik, gözlerde çökme, uykuya eğilim veya bilinç değişikliği varsa tıbbi değerlendirme gerekir. Çocuklarda huzursuzluk, gözlerde çökme, aşırı susama, sıvı alamama ve letarji önemli dehidratasyon belirtileridir.” dedi.

Dışkıda kan, yüksek ateş ve şiddetli karın ağrısı gibi belirtilerin de önem taşıdığını belirten Önmez, bu durumlarda kişinin şikâyetlerin kendiliğinden geçmesini beklememesi gerektiğini ifade etti.

Doç. Dr. Attila Önmez, “Ayrıca dışkıda kan, yüksek ateş, şiddetli veya giderek artan karın ağrısı, sürekli kusma ve ağızdan sıvı alamama durumlarında “nasıl olsa geçer” diye beklenmemelidir. Ateş, kanlı/mukuslu dışkı veya şiddetli abdominal ağrı varlığında Salmonella, Shigella, Campylobacter, STEC gibi invaziv bakteriyel etkenlerin araştırılması gerekebilir.” ifadelerini kullandı.

GDH Digital mobil uygulaması.

Çocuklar ve kronik hastalığı olanlar daha dikkatli olmalı

Bazı gruplarda sıvı ve elektrolit bozukluklarının daha ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Önmez, bu kişilerde değerlendirme için daha erken başvurulması gerektiğini söyledi.

Önmez, şu şekilde konuştu:

“Özellikle bebek ve küçük çocuklar, ileri yaştaki kişiler, gebeler, böbrek veya kalp hastalığı bulunanlar, diyabetliler ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde sıvı-elektrolit bozuklukları daha ciddi sonuçlara yol açabileceği için değerlendirme eşiğimiz daha düşük olmalıdır.”

Çocuklarda özellikle hangi belirtilerin önem taşıdığına da dikkat çeken Önmez, şöyle devam etti:

“Çocuklarda sıvı alamama, belirgin uykuya eğilim veya bilinç değişikliği, gözlerde çökme gibi bulgular ciddi dehidratasyon açısından özellikle önemlidir.”

Uzmanın vatandaşlara yönelik en kısa mesajı ise şöyle oldu:

“Kanlı ishal, yüksek ateş, şiddetli karın ağrısı, durmayan kusma veya idrarın belirgin azalması varsa beklemeyin.”

İshal ve kusmada ne yapılmalı

İshal kesici ilaçlar gelişigüzel kullanılmamalı

İshal başladığında doğrudan ishal kesici ilaçlara yönelmenin doğru olmadığını belirten Önmez, özellikle bağırsak hareketlerini azaltan ilaçların her hasta için uygun olmadığını vurguladı.

Doç. Dr. Attila Önmez, “Her ishalde ishal kesici ilaç kullanmak doğru değildir. Özellikle loperamid gibi bağırsak hareketlerini azaltan ilaçların gelişigüzel kullanılması sakıncalı olabilir.” dedi.

Loperamid kullanımının hastanın durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini belirten Önmez, ateş ve kanlı ishal gibi bulguların bulunduğu tabloların ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Önmez, “IDSA kılavuzuna göre loperamid, bağışıklık sistemi normal olan erişkinlerde ateşsiz, akut sulu ishalde bazı durumlarda kullanılabilir. Ancak ateşle seyreden veya inflamatuvar/kanlı ishal düşünülen vakalarda kullanılmamalıdır. Çocuklarda akut ishal tedavisinde antimotilite ilaçları önerilmez.” şeklinde konuştu.

İshal ve kusma neden olur

En sık yapılan iki hata

Bazı bakteriyel enfeksiyonlarda bağırsak hareketlerinin baskılanmasının hastalığın seyrini etkileyebileceğini belirten Önmez, özellikle STEC enfeksiyonlarında dikkatli olunması gerektiğini söyledi.

Doç. Dr. Attila Önmez, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bunun önemli bir nedeni, bazı invaziv bakteriyel enfeksiyonlarda bağırsak hareketlerinin baskılanmasının hastalığın seyrini olumsuz etkileyebilmesidir. Özellikle Shiga toksini üreten E. coli (STEC) enfeksiyonlarında antidiyareik ilaçlar ve uygunsuz antibiyotik kullanımı komplikasyon riskini artırabileceğinden özel dikkat gerekir.”

Vatandaşların ishal ve kusma sırasında yaptığı temel hataları da açıklayan Önmez, doğrudan ilaç kullanımının yanı sıra hekime danışmadan antibiyotik başlanmasının da yanlış olduğunu belirtti.

Önmez, “Vatandaşların yaptığı en önemli iki yanlış şudur: “İshali hemen kesmeliyim” düşüncesiyle gelişigüzel ishal kesici kullanmak ve “enfeksiyon var” düşüncesiyle hekime danışmadan antibiyotik başlamak.” dedi.

Önmez, tedavide önceliğin sıvı ve elektrolit dengesinin sağlanması olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

“Asıl tedavi öncelikle doğru sıvı-elektrolit replasmanıdır. İshalin nedeninin ve hastanın klinik durumunun değerlendirilmesi bundan sonra gelir.”

Kaynak: GDH Haber Merkezi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Podcast

GDH'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den GDH içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Şehrini seç

Haberi Paylaş

GDH'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim