- Gladstone, Lascelles ve Trevelyan ailelerinin bazı torunları, Karayip ülkelerinin kölelik döneminden kaynaklanan zararların telafi edilmesi çağrısına destek verdi.
- Eski BBC muhabiri Laura Trevelyan, ailesinin üyeleriyle eğitim projeleri için yaklaşık 100 bin sterlin gönüllü ödeme yaptı. Charlie Gladstone da Guyana’da kamuoyu önünde özür diledi.
- Karayip Topluluğu (CARICOM), parasal tazminatın yanı sıra borçların silinmesini, resmî özrü ve eğitim ile sağlık hizmetlerine yatırım yapılmasını istiyor.
- İngiltere, 1833’te köleliği kaldırırken köleleştirilen insanlara değil, köle sahiplerine tazminat ödedi. İngiliz hükümeti günümüzdeki tazminat taleplerini reddederken Jamaika’nın başvurusu gelecek yıl Privy Council’de ele alınacak.
İngiltere’nin köle ticaretinden önemli servetler elde eden bazı aristokrat ve varlıklı ailelerinin torunları, Karayip ülkelerinin tarihî adaletsizliklerin telafi edilmesi yönündeki çağrılarına destek veriyor.
Gladstone, Lascelles ve Trevelyan aileleri, geçmişte İngiliz siyasi ve toplumsal elitinin parçasıydı. Ailelerin servetlerinin bir bölümünün, Karayipler ve Güney Amerika’daki şeker plantasyonlarında köleleştirilen insanların zorla çalıştırılarak elde edildiği biliniyor.
Eski BBC muhabiri Laura Trevelyan ise ailesinin kölelikle bağlantısını uzun süre bilmediğini belirtti. Trevelyan, İngiltere’de 1833’te köleliğin kaldırılmasının ardından plantasyon sahiplerine ödenen tazminatları gösteren arşiv kayıtlarını incelediğinde, ailesinin Karayipler’deki Grenada Adası’nda sahip olduğu plantasyonlarla ilgili kayıtları fark etti.
Bu keşfin ardından Trevelyan, 2023’te Grenada’da kamuoyu önünde özür diledi ve köle sahiplerinin torunlarından oluşan, telafi edici adaleti savunan Heirs of Slavery adlı grubun kurucuları arasında yer aldı.
Eğitim projeleri için 100 bin sterlin ödediler
Trevelyan, ailesinin diğer üyeleriyle birlikte kölelikten kaynaklanan tarihî zararların telafisine katkıda bulunmak amacıyla yaklaşık 100 bin sterlin ödeme yaptı. Yaklaşık 133 bin dolara karşılık gelen tutarın eğitim projelerinde kullanılması hedefleniyor.
Trevelyan, AFP’ye yaptığı açıklamada, ailesinin geçmişi nedeniyle kişisel olarak özür dilemesi ve tazminat ödemesi gerekip gerekmediğini görüştüğü kişilere sorduğunu, aldığı yanıtların bu yönde olduğunu belirtti.
Grubun kurucularından Charlie Gladstone da benzer bir adım attı. 19. yüzyılda İngiltere başbakanlığı yapan William Gladstone’un doğrudan soyundan gelen Charlie Gladstone’un babası John Gladstone, Britanya Batı Hint Adaları’ndaki büyük köle sahiplerinden biriydi. Charlie Gladstone, 2023’te Guyana’da kamuoyu önünde özür diledi.
Grubun üyeleri arasında İngiliz aristokrasisinden Harewood Kontu David Lascelles de bulunuyor. Lascelles ailesinin Barbados’taki şeker plantasyonlarında köleleştirilen insanların ataları arasında yer aldığı ortaya çıkan oyuncu David Harewood’un portresi, ailenin malikanesi Harewood House’da sergilenmeye başlandı.
Karayip ülkeleri tazminat ve resmî özür istiyor
Karayip ülkelerinin tazminat talepleri yalnızca bireysel ödemelerle sınırlı değil. Karayip Topluluğu’nun (CARICOM) Tazminat Komisyonu, kölelik ve sömürgecilik dönemlerinin etkilerinin giderilmesi için hazırladığı 10 maddelik plan kapsamında parasal tazminat, borçların silinmesi ve resmî özür talep ediyor.
Plan kapsamında eski sömürge ülkelerinin eğitim ve sağlık hizmetlerine yatırım yapması, tarihî eşitsizliklerin etkilerinin azaltılması ve iklim değişikliğine uyum için destek sağlanması gibi seçenekler de gündemde.
Guyana Cumhurbaşkanı Irfaan Ali, köleliği insanlığa yönelik ağır bir saldırı olarak nitelendirerek ülkesinin tazminat taleplerini savunmayı sürdüreceğini belirtti. Ali, konunun resmî özürden borçların silinmesine ve kamu hizmetlerine finansman sağlanmasına kadar farklı seçeneklerle ele alınması çağrısı yaptı.
İngiliz hükümeti tazminat taleplerini reddediyor
Bazı ailelerin torunlarının desteğine rağmen İngiliz hükümeti, kölelik nedeniyle tazminat ödenmesi çağrılarını reddetmeyi sürdürüyor. Modern kraliyet ailesi üyeleri geçmişte yaşananlardan duydukları üzüntüyü dile getirse de resmî bir özür yayımlanmış değil.
Tartışmanın, Kral Charles’ın Karayipler ziyaretinde ve İngiliz Milletler Topluluğu toplantılarında gündeme gelmesi bekleniyor. Buckingham Sarayı’ndan bir sözcü, kralın ziyaret sırasında sömürge yönetimi ve köleliğin “en karanlık dönemlerini” kabul edeceğini belirtti.
Ancak tarihî sorumluluğun nasıl tanımlanacağı ve bunun maddi bir telafi yükümlülüğü doğurup doğurmayacağı konusunda İngiliz hükümetiyle Karayip ülkeleri arasında görüş ayrılığı devam ediyor.
Jamaika’nın başvurusu İngiliz hukukunda yeni bir tartışma başlatabilir
İngiltere’nin denizaşırı toprakları için en yüksek temyiz mercii olan Privy Council’in, Jamaika’nın kölelik tazminatı başvurusunu 2027’de ele alması bekleniyor.
Başvuruda, Afrikalıların yakalanması, taşınması ve Jamaika’da köleleştirilmesinin İngiliz hukukuna göre herhangi bir dönemde yasal olup olmadığı ve İngiltere’nin Jamaika halkına karşı telafi yükümlülüğü bulunup bulunmadığı konusunda değerlendirme isteniyor.
Başvurunun sonucu, kölelik döneminden kaynaklanan tarihî sorumluluğun hukuki açıdan nasıl ele alınacağı tartışmasına yeni bir boyut kazandırabilir. Ancak mahkemenin tazminat ödenmesine hükmedeceği ya da başvuruyu kabul edeceği şimdiden söylenemez.
Köle sahiplerinin torunları arasında görüş ayrılığı sürüyor
Kölelikten yararlanan ailelerin tüm torunları tazminat çağrılarını desteklemiyor. Eski Muhafazakâr milletvekili ve toprak sahibi Richard Drax, atalarının köle ticaretindeki rolünü üzücü bulduğunu ifade etse de yüzyıllar önce yaşananlardan dolayı bugün yaşayan kişilerin sorumlu tutulamayacağını savunuyor.
CARICOM Tazminat Komisyonu Başkanı Hilary Beckles ise Drax ailesinin Barbados ve Jamaika’daki plantasyonlarında yaklaşık 200 yıl boyunca 30 bine kadar köleleştirilmiş insanın hayatını kaybettiğini tahmin ediyor.
Bu rakam Beckles’in tahmini olarak aktarılırken, tartışmanın merkezinde geçmişteki servetin bugünkü sahipleri ve kurumlar açısından ne tür sorumluluklar doğurduğu bulunuyor.
Kölelikten zenginleşen ailelerin bazı üyeleri gönüllü ödemeler ve özürlerle telafi çağrılarına destek verirken, Karayip ülkeleri daha kapsamlı ve kurumsal bir yaklaşım talep ediyor. İngiliz hükümetinin mevcut tutumu ise bu taleplerin önündeki temel siyasi engellerden biri olmayı sürdürüyor.