- Yıllarca menopoz belirtisi sanılarak geçiştirilen gece terlemelerinin arkasından hiç beklenmedik bir hastalık çıktı.
- Doktorunun sorduğu tek bir sorunun ardından yapılan kritik inceleme sinsi tehlikeyi ortaya çıkardı.
- Erken müdahale ile sağlığına kavuşan kadının yaşadığı süreç benzer şikayetleri olanlar için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Avustralya'nın Victoria eyaletinde yaşayan Gwen Luscombe, 40'lı yaşlarının ortalarında her ay belirli dönemlerde şiddetli gece terlemeleri yaşamaya başladı. Gece boyunca terlemekten pijamaları ve saçları tamamen ıslanıyor, bazı geceler ise yatağını değiştirmek zorunda kalıyordu.
Şikayetlerin düzenli olarak aynı dönemde ortaya çıkması ve yaşının da etkisiyle Luscombe, yaşadıklarını perimenopoz, yani menopoz öncesi dönemle ilişkilendirdi. İlk değerlendirmelerde doktoru da belirtilerin hormonal değişimlerle bağlantılı olabileceğini düşündü.
Ancak yaklaşık üç yıl boyunca devam eden gece terlemeleri, uygulanan tedavilere rağmen sona ermedi.
Farklı tedaviler denedi, sonuç alamadı
Luscombe, şikayetlerini kontrol altına almak amacıyla doğum kontrol hapı kullanmaya başladı. Ancak belirtilerin yeniden ortaya çıkması üzerine farklı uzmanlara başvurdu.
Endokrinoloji uzmanı da gece terlemelerinin hormonal kaynaklı olabileceğini değerlendirdi. Kadın sağlığı alanında çalışan bir naturopat ise beslenme, bağırsak sağlığı ve takviyelere yönelik çeşitli önerilerde bulundu. Buna rağmen Luscombe'un her ay tekrarlayan gece terlemeleri devam etti.
Doktorunun tek sorusu süreci değiştirdi
Yaklaşık üç yılın sonunda doktoru, şikayetlerin perimenopozla bağlantılı olduğunu düşünerek Mirena adı verilen hormon salgılayan rahim içi aracın takılmasını planladı.
Ancak işlem öncesindeki görüşmede doktorun Luscombe'a daha önce mamografi çektirip çektirmediğini sorması, sürecin tamamen değişmesine neden oldu. Daha önce mamografi yaptırmadığını öğrenen doktor, östrojenle ilişkili bazı meme kanseri türleri bulunduğuna dikkat çekerek Mirena takılmadan önce meme taraması yapılmasını önerdi.
Luscombe, doktorunun bunun büyük ihtimalle önemli bir durum olmadığını düşündüğünü ancak yine de mamografi çektirmeye karar verdiğini anlattı.
Mamografide şüpheli bölge tespit edildi
Mamografide doktorların daha yakından incelemek istediği küçük bir bölge tespit edildi. İlk değerlendirmelerde bunun ciddi bir sorun olmayabileceği düşünüldü.
Özellikle daha önce çekilmiş bir mamografinin bulunmaması nedeniyle yoğun meme dokusu veya iyi huylu değişikliklerin görüntüde şüpheli görünebileceği değerlendirildi. Bunun üzerine Luscombe'a ek görüntüleme yapıldı ve ardından biyopsi gerçekleştirildi.
Hemşirenin sorusu kötü haberi hissettirdi
Luscombe, biyopsi sonucunu öğrenmek için hastaneye gittiğinde ciddi bir sonuç beklemiyordu. Hatta eşi kendisine eşlik etmeyi teklif etmesine rağmen kliniğe tek başına gitmeyi tercih etti.
Ancak sonuç görüşmesi öncesinde bir hemşirenin "Yanınızda biri var mı?" diye sorması, durumun düşündüğünden daha ciddi olabileceğini anlamasına neden oldu. Biyopsi sonucunda meme dokusunun derin bölümünde, yaklaşık bir kurşun kalemi silgisi büyüklüğünde hormon reseptörü pozitif bir tümör tespit edildi.
Tümörün memenin derin kısmında bulunması nedeniyle elle yapılan muayenede fark edilmedi. Luscombe'un kendisi ve doktoru da daha önce herhangi bir kitle tespit edememişti.
Erken teşhis tedavide kritik rol oynadı
Kanserin erken evrede tespit edilmesi, Luscombe'un tedavi sürecinde önemli bir avantaj sağladı.
Temmuz 2024'te cerrahlar tümörü ve yakınındaki iki lenf düğümünü çıkardı. Kanserin başka bölgelere yayılmadığının belirlenmesi üzerine kemoterapi veya mastektomi uygulanmasına gerek kalmadı.
Luscombe, ameliyatın ardından beş hafta radyoterapi gördü. Tedavi sürecinde çalışmaya da devam eden Luscombe, tedavinin ardından hastalığın yeniden ortaya çıkma riskini azaltmak amacıyla ilaç kullanmaya başladı. Yıllardır yaşadığı gece terlemeleri ise tedavinin ardından ortadan kayboldu.
“Benim hiçbir nedenim yoktu”
Yaşadığı sürecin ardından erken teşhisin önemine dikkat çeken Luscombe, herhangi bir belirti veya aile öyküsü bulunmasa bile kadınların taramaları ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.
Luscombe, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:
"Bir nedenimiz olduğunu hissedene kadar bekliyoruz. Benim hiçbir nedenim yoktu. Kitlem yoktu, aile öyküm yoktu. Eğer bunlardan birinin ortaya çıkmasını bekleseydim, bugün nerede olacağımı bilmiyorum"
Luscombe, doktorunun mamografi önerisinin hayatını kurtardığına inandığını belirtti.