- Son anketlerde AfD yaklaşık yüzde 42 destekle CDU’nun yaklaşık 20 puan önünde bulunuyor.
- Başbakan, AfD liderliğindeki bir eyalet hükümetinin yabancı yatırımcıları caydırabileceğini söyledi.
- AfD, II. Dünya Savaşı sonrasında Almanya’da ilk kez bir eyalet hükümetini yönetme fırsatıyla karşı karşıya.
- CDU dahil ana akım partiler AfD ile koalisyon kurmayı reddediyor; ancak AfD çoğunluğu elde ederse bu siyasi bariyerin anlamı tartışmaya açılacak.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, ülkenin doğusundaki Saksonya-Anhalt eyaletinde AfD'nin seçim zaferi kazanması halinde bölgenin ekonomik açıdan önemli zarar görebileceği uyarısında bulundu.
Merz, kamu yayıncısı ARD'ye yaptığı açıklamada, AfD'nin eyalet hükümetini kurması durumunda uluslararası şirketlerin bölgeye yatırım yapma konusunda isteksiz davranabileceğini söyledi.
Alman Şansölye, özellikle yeni fabrikalar ve üretim tesisleri için yatırım kararlarının siyasi ortamdan etkilenebileceğini savundu.
“Yatırımcıların AfD hükümetiyle fabrika açacağını düşünemiyorum”
Merz'in açıklamalarının merkezinde ekonomik endişeler bulunuyor.
Başbakan, AfD'den bir başbakanın görev yaptığı eyalette uluslararası yatırımcıların yeni projeler başlatmasını beklemediğini ifade etti.
Merz'e göre AfD'nin iktidara gelmesi, Saksonya-Anhalt'ın ekonomik geleceğine zarar verebilir ve yabancı sermayenin başka bölgelere yönelmesine neden olabilir.
Merz aynı zamanda son kararın Saksonya-Anhalt seçmenlerine ait olduğunu vurgulayarak, seçim sonucuna saygı gösterileceğini belirtti.
AfD yüzde 42 ile önde
6 Eylül'de yapılacak eyalet seçimleri öncesinde AfD'nin yükselişi dikkat çekiyor.
Son kamuoyu yoklamalarında parti yaklaşık yüzde 42 seviyesinde destek bulurken, Merz'in partisi Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yaklaşık yüzde 22 ile ikinci sırada yer alıyor.
Bazı araştırmalarda AfD'nin desteği yüzde 40 civarında ölçülüyor.
Bu tablo gerçekleşirse AfD, Saksonya-Anhalt Eyalet Meclisi'nde tek başına hükümet kurabilmek için gereken çoğunluğa oldukça yaklaşabilir.
AfD ilk kez eyalet hükümeti kurabilir
Saksonya-Anhalt seçimi, AfD açısından Almanya siyasetinde tarihi bir dönüm noktası olabilir.
Parti ilk kez bir eyalet hükümetini doğrudan yönetebilecek bir çoğunluk elde etme ihtimaliyle karşı karşıya.
AP'ye göre AfD'nin kazanması, II. Dünya Savaşı'ndan bu yana Almanya'daki ilk aşırı sağ eyalet başbakanının göreve gelmesine yol açabilir.
Partinin adayı Ulrich Siegmund, seçim kampanyasını göç, enerji politikası, eğitim ve Almanya'nın dış politikası gibi başlıklar üzerine kuruyor.
CDU ile AfD arasında büyük fark
2021'deki son Saksonya-Anhalt seçiminde CDU yüzde 37,1 ile birinci, AfD ise yüzde 20,8 ile ikinci olmuştu.
Bugünkü anketler ise siyasi dengelerin ciddi biçimde değiştiğini gösteriyor.
AfD'nin yaklaşık yüzde 40-42 seviyesine çıkması, CDU'nun ise yüzde 22 civarında kalması, Almanya'nın doğusundaki geleneksel siyasi yapının hızla değiştiğine işaret ediyor.
“AfD ile işbirliği yok” politikası
Almanya'daki ana akım siyasi partiler uzun süredir AfD ile hükümet kurmama konusunda ortak bir tavır sergiliyor.
Bu yaklaşım Almanya'da “Brandmauer”, yani “güvenlik duvarı” olarak adlandırılıyor.
Merz de CDU'nun AfD ile işbirliği yapmayacağını yineledi. Aynı şekilde partisinin aşırı sol Die Linke ile de koalisyon kurmayacağını belirtti.
Ancak AfD'nin tek başına çoğunluğa yaklaşması, bu stratejinin uygulanabilirliğini yeniden tartışmaya açıyor.
Çoğunluk sağlanamazsa ne olacak?
AfD'nin birinci parti olması tek başına hükümet kurabileceği anlamına gelmiyor.
Eğer parti 83 sandalyeli eyalet meclisinde gerekli çoğunluğu elde edemezse diğer partilerle koalisyon kurması gerekecek.
Ancak CDU, SPD, Yeşiller ve diğer ana akım partiler AfD ile işbirliğini reddediyor.
Bu durumda CDU'nun azınlık hükümeti kurması veya farklı partiler arasında karmaşık bir koalisyon oluşturulması gündeme gelebilir.
Merz'in kendi hükümeti de baskı altında
Saksonya-Anhalt seçimleri yalnızca eyalet siyaseti açısından önem taşımıyor.
AfD'nin açık ara önde olması, Merz'in federal hükümeti üzerindeki siyasi baskıyı da artırıyor.
Almanya'da ekonomik durgunluk, göç politikası ve geleneksel partilere yönelik memnuniyetsizlik AfD'nin oylarını artıran temel faktörler arasında gösteriliyor.
Eylül ayında Saksonya-Anhalt'ın ardından Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'de yapılacak eyalet seçimleri de AfD'nin yükselişinin ülke genelindeki boyutunu gösterecek.
AfD'nin iktidara gelmesi Almanya için ne anlama gelir?
AfD'nin Saksonya-Anhalt'ta hükümet kurması, partinin federal düzeydeki siyasi ağırlığını da artırabilir.
Parti hâlihazırda Almanya siyasetinde önemli bir seçmen tabanına sahip. Bir eyalet hükümetini yönetmeye başlaması ise AfD'nin yalnızca protesto partisi değil, yönetme kapasitesine sahip bir siyasi aktör olduğu iddiasını güçlendirebilir.
Buna karşılık, AfD'nin iktidara gelmesi halinde ekonomik yatırım, Avrupa Birliği politikaları, göç, Ukrayna'ya destek ve enerji politikalarında atacağı adımlar yakından izlenecek.
Merz için kritik seçim
Saksonya-Anhalt'taki seçim, bu nedenle yalnızca bir eyalet parlamentosu seçimi olmaktan çıkmış durumda.
AfD'nin kazanması, Almanya'nın savaş sonrası siyasi düzeninde yıllardır var olan “aşırı sağla iktidar paylaşmama” kuralını ilk kez ciddi biçimde sınayabilir.
Merz ise seçmenleri AfD'nin ekonomik ve siyasi sonuçları konusunda uyararak CDU'nun oy kaybını durdurmaya çalışıyor.
Ancak mevcut anketler, uyarıların şimdilik AfD'nin yükselişini engellemeye yetmediğini gösteriyor. AfD yaklaşık yüzde 42, CDU ise yüzde 22 seviyesinde bulunuyor.