- Uzman, yaz aylarında artan baş ağrılarıyla ilgili önemli uyarılarda bulundu.
- Sıcak havada görülen her baş ağrısının migren olmadığına dikkat çekildi.
- Bazı belirtilerin acil müdahale gerektiren nörolojik hastalıkların işareti olabileceği vurgulandı.
Yaz aylarında etkisini artıran sıcak hava, yalnızca günlük yaşamı zorlaştırmakla kalmıyor; migren hastalarında atakların daha sık görülmesine de zemin hazırlayabiliyor. Ancak uzmanlara göre sıcak havada başlayan her baş ağrısını migren ya da güneş çarpmasına bağlamak doğru değil. Bazı belirtiler, beyin kanaması veya inme gibi acil müdahale gerektiren nörolojik hastalıkların ilk işareti olabiliyor. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün, yaz sıcaklarının migren üzerindeki etkisini, korunma yollarını ve hangi durumlarda vakit kaybetmeden hastaneye başvurulması gerektiğini anlattı.
Yaz aylarında migren atakları neden artıyor?
Yaz aylarında migren şikâyetlerinin arttığına dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün, sıcak havanın her hastayı aynı şekilde etkilemediğini söyledi.
"Migren hastalarının önemli bir bölümü yaz aylarında ataklarının sıklaştığını ya da daha ağır seyrettiğini ifade ediyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, sıcaklığın herkeste aynı etkiyi göstermemesidir. Migren kişiye özgü bir hastalıktır; bir hasta için sıcak hava güçlü bir tetikleyiciyken başka bir hastada belirgin bir etkisi olmayabilir."
Bilimsel çalışmaların da hava koşulları ile migren arasındaki ilişkinin kişiden kişiye değiştiğini gösterdiğini belirten Aygün, sıcaklığın tek başına migrene neden olduğunu söylemenin doğru olmayacağını ifade etti.
"Bilimsel çalışmalar hava koşulları ile migren arasındaki ilişkinin kişiden kişiye değiştiğini gösteriyor. Sıcaklık, nem ve atmosfer basıncındaki değişiklikler bazı hastalarda ataklarla ilişkili bulunurken sonuçlar bütün hastalar için aynı değil. Bu nedenle 'Sıcak hava kesin olarak migren yapar' demektense, migren eşiğini düşürerek atağın ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir demek daha doğrudur."
Sıcak hava migreni nasıl tetikliyor?
Doç. Dr. Demet Aygün'e göre migren ataklarının nedeni çoğu zaman yalnızca sıcak hava değil, sıcaklığın beraberinde getirdiği birçok etkenin aynı anda ortaya çıkması.
"Sıcak hava çoğu zaman tek başına değil, beraberinde getirdiği koşullarla migreni tetikliyor. Aşırı terleme sonucunda gelişen sıvı ve elektrolit kaybı, migren eşiğini düşüren en önemli etkenlerden biridir. Yoğun güneş ışığı, parlaklık ve sıcak havada uzun süre kalmak da ışığa duyarlı migren hastalarında atağı kolaylaştırabilir."
Sıcak günlerde günlük yaşam düzenindeki değişikliklerin de migren riskini artırdığını belirten Aygün, şu değerlendirmede bulundu:
"Ayrıca sıcak günlerde öğünlerin geciktirilmesi, uyku düzeninin bozulması, alkol tüketimi, fiziksel yorgunluk ve kafein alışkanlığındaki değişiklikler aynı anda devreye girebilir. Tek bir tetikleyiciden çok, bu faktörlerin üst üste binmesi atağı başlatır. Amerikan Migren Vakfı da sıcaklık ve yüksek nemin susuzluğa yol açarak migren riskini artırabileceğine dikkat çekiyor."
Migren hastalarının yalnızca hava sıcaklığına odaklanmaması gerektiğini vurgulayan Aygün, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kısacası bazı hastalarda sorun yalnızca termometrede görülen derece değildir; sıcak, susuzluk, açlık, parlak ışık ve uykusuzluk birleşerek migren için bir 'tetikleyici paketi' oluşturur."
Klima geçişleri de migreni tetikleyebilir
Yaz aylarında klimalı ortamlarla dışarıdaki sıcak hava arasındaki ani geçişlerin bazı migren hastalarında atakları tetikleyebildiğini belirten Doç. Dr. Demet Aygün, bunun yalnızca sıcaklık farkından kaynaklanmadığını söyledi.
"Ani sıcaklık değişimleri bazı migren hastalarında atağı tetikleyebilir. Burada yalnızca sıcaklık farkı değil; klimanın oluşturduğu soğuk hava akımı, düşük nem, parlak ışık değişimi, keskin kokular ve boyun kaslarının doğrudan soğuk havaya maruz kalması da etkili olabilir."
Klima kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalara da değinen Aygün, şu uyarılarda bulundu:
"Özellikle dış ortam çok sıcakken kapalı ortamı aşırı soğutmak doğru değildir. Klima doğrudan yüze, enseye veya baş bölgesine üflememeli; ortam sıcaklığı birdenbire ve aşırı derecede düşürülmemelidir. Dışarıdan içeri girildiğinde birkaç dakika daha ılımlı bir alanda beklemek, terli kıyafetleri değiştirmek ve sıvı almak yararlı olabilir."
Her migren hastasının tetikleyicisinin farklı olduğuna dikkat çeken Aygün, kişisel risklerin belirlenmesi için baş ağrısı günlüğü tutulmasının faydalı olabileceğini belirtti.
"Her migren hastasının tetikleyicisi aynı olmadığı için, hava durumu ve maruziyetlerle birlikte ağrıların kaydedildiği bir baş ağrısı günlüğü tutulması kişisel risklerin belirlenmesine yardımcı olur."
Migren hastaları için en riskli saatler hangileri?
Migren hastaları için günün belirli bir saatinin herkes açısından aynı riski taşımadığını belirten Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Demet Aygün, özellikle yaz aylarında güneş ışınlarının en yoğun olduğu saatlerde dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
"Migren açısından herkes için geçerli tek bir 'tehlikeli saat' yoktur. Ancak yaz aylarında güneş ışınlarının ve hissedilen sıcaklığın en yüksek olduğu öğle ve öğleden sonraki saatler daha fazla risk taşır. Özellikle 11.00 ile 16.00 arasında doğrudan güneş altında uzun süre kalmaktan kaçınılması gerekir. Dışarı çıkılması zorunluysa mümkün olduğunca sabah erken saatler veya akşamüstü tercih edilmelidir. Aç çıkılmamalı, su tüketimi gün içine yayılmalı ve susama hissinin ortaya çıkması beklenmemelidir. Şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalı, açık renkli ve ince kıyafetler tercih edilmeli, uzun süre doğrudan güneşte kalınmamalıdır."
Migren hastalarında düzenli yaşam alışkanlıklarının en önemli koruyucu faktörlerden biri olduğunu vurgulayan Aygün, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Migren hastaları için en önemli koruyucu unsur düzenliliktir: Uyku saatini değiştirmemek, öğün atlamamak, sıvı kaybını önlemek ve reçete edilen tedaviyi aksatmamak çoğu zaman hava durumunu değiştirmeye çalışmaktan daha etkilidir. İnsanlık henüz güneşi kapatmayı başaramadı; fakat kişisel tetikleyicileri yönetmek mümkündür."
Sıcak çarpması ile migren atağı nasıl ayırt edilir?
Yaz aylarında görülen her baş ağrısının migren atağı anlamına gelmediğini belirten Doç. Dr. Demet Aygün, migren, sıcak bitkinliği ve sıcak çarpmasının birbirinden farklı tablolar olduğunu ifade etti.
"Migren atağında genellikle zonklayıcı, çoğu zaman başın bir tarafında daha belirgin olan baş ağrısı görülür. Bulantı, kusma, ışık ve ses hassasiyeti eşlik edebilir. Bazı hastalarda ağrıdan önce görsel belirtiler, uyuşma veya konuşma güçlüğü şeklinde aura gelişebilir. Hasta çoğunlukla daha önce yaşadığı ataklara benzeyen bir tablo tarif eder."
Sıcak bitkinliğinin belirtilerinin farklı olduğunu söyleyen Aygün, şu bilgileri verdi:
"Sıcak bitkinliğinde ise yoğun terleme, halsizlik, baş dönmesi, bulantı, kas krampları, çarpıntı ve bayılacak gibi olma ön plandadır. Kişi serin bir ortama alınmalı, üzerindeki fazla kıyafetler çıkarılmalı ve bilinci açıksa sıvı verilmelidir. Belirtiler düzelmiyorsa veya kusma varsa tıbbi yardım alınmalıdır."
Sıcak çarpmasının ise zaman kaybedilmemesi gereken hayati bir acil durum olduğunun altını çizen Aygün, şu uyarıda bulundu:
"Sıcak çarpması ise hayatı tehdit eden bir acil durumdur. Çok yüksek vücut sıcaklığına bilinç bulanıklığı, anlamsız konuşma, davranış değişikliği, dengesizlik, bayılma veya nöbet eşlik edebilir. Cilt sıcak ve kuru olabileceği gibi yoğun terleme de görülebilir. Bu belirtiler varsa 'Biraz dinlenince geçer' diye beklenmemeli, derhal 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır."
Her baş ağrısını migren sanmak doğru mu?
Baş ağrısının en sık nedenlerinden biri migren olsa da her baş ağrısını migren olarak değerlendirmenin doğru olmadığını söyleyen Doç. Dr. Demet Aygün, özellikle alışılmışın dışında gelişen ağrılarda dikkatli olunması gerektiğini belirtti.
"Kesinlikle doğru değil. Migren sık görülen bir baş ağrısı nedenidir ancak her yeni baş ağrısına migren etiketi yapıştırmak, ciddi hastalıkların gözden kaçmasına yol açabilir. Özellikle daha önce migreni olan bir kişide bile ağrının karakteri belirgin biçimde değişmişse yeni tablo ayrıca değerlendirilmelidir."
Bu belirtiler varsa vakit kaybetmeden hastaneye başvurun
Doç. Dr. Demet Aygün, aşağıdaki belirtilerden herhangi biri görüldüğünde acil sağlık değerlendirmesi gerektiğini belirtti:
- Birkaç saniye veya dakika içinde zirveye ulaşan, kişinin "hayatımın en şiddetli baş ağrısı" diye tanımladığı ani ağrı
- Baş ağrısıyla birlikte yüzde kayma, kol veya bacakta güçsüzlük ya da uyuşma
- Konuşma bozukluğu, kelimeleri anlayamama veya ani bilinç bulanıklığı
- Bayılma, nöbet, çift görme veya belirgin denge kaybı
- Ateş ve ense sertliğinin eşlik ettiği baş ağrısı
- Kafa travmasından sonra başlayan veya giderek şiddetlenen ağrı
- Daha önce benzeri yaşanmamış, yeni başlayan ve olağandışı özellik taşıyan baş ağrısı
- Sürekli kusma, bilinç değişikliği veya çok yüksek vücut sıcaklığı
Ani başlayan şiddetli baş ağrılarının ciddi nörolojik hastalıkların habercisi olabileceğini belirten Aygün, şu değerlendirmede bulundu:
"Aniden başlayan son derece şiddetli baş ağrısı, özellikle ense sertliği, kusma, bilinç değişikliği ya da vücudun bir tarafında güç kaybıyla birlikteyse beyin damarlarında kanama gibi ciddi durumların belirtisi olabilir."
"Migrenim var" demek acil belirtileri görmezden gelmenin gerekçesi olmamalı
Migren hastalarının kendi ataklarını genellikle tanıyabildiğini belirten Doç. Dr. Demet Aygün, alışılmışın dışında gelişen baş ağrılarında mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.
"Migren hastaları genellikle kendi ağrılarını iyi tanır. Ancak ağrı alışılmıştan farklıysa, çok ani başlamışsa veya yeni bir nörolojik belirti eşlik ediyorsa bunun sıradan bir migren atağı olduğu varsayılmamalıdır."
Sıcak havalarda alınacak basit önlemlerin migren ataklarını azaltabileceğini belirten Aygün, sözlerini şöyle tamamladı:
"Sıcak havalarda baş ağrısından korunmanın temel yolu; yeterli sıvı almak, öğün atlamamak, doğrudan güneşten korunmak, uyku düzenini sürdürmek ve aşırı sıcak saatlerde dışarıda kalmamaktır. Fakat baş ağrısına bilinç değişikliği, konuşma bozukluğu, güç kaybı veya yüksek ateş eşlik ediyorsa evde ağrı kesici alarak beklemek yerine vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır."
Baş ağrısının her zaman aynı nedenle ortaya çıkmadığını vurgulayan Aygün, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
"Baş ağrısı bazen yalnızca günlük yaşamı bozan bir migren atağıdır; bazen de beynin verdiği acil yardım çağrısıdır. Aradaki farkı belirleyen şey yalnızca ağrının şiddeti değil, nasıl başladığı ve hangi belirtilerin eşlik ettiğidir."