- Sivrisineklerin insanları rastgele değil, vücutlarının salgıladığı biyolojik ve kimyasal sinyallere göre seçtiği bilimsel araştırmalarla kanıtlandı.
- Bu seçimde en belirleyici unsurların başında nefesle salınan karbondioksit miktarı, ciltteki bakterilerin ürettiği karboksilik asitler ve genetik olarak belirlenen kan grubu geliyor.
- Özellikle metabolizması hızlı olanlar, cildinde yoğun asidik salgı barındıranlar ve 0 (O) kan grubuna sahip bireyler sivrisinekler için en çekici ve öncelikli hedefler arasında yer alıyor.
Her yaz aynı senaryo yaşanır: Aynı odada veya açık havada oturan iki kişiden biri sivrisinek ısırıklarından kaşınarak uykusuz kalırken, diğeri geceyi tek bir ısırık bile almadan son derece huzurlu tamamlar. Halk arasında yıllardır "kanın tatlı olması" gibi kişisel teorilerle açıklanmaya çalışılan bu durum, aslında tamamen biyolojik ve kimyasal süreçlerin bir sonucu.
Gazete Oksijen’in bilim dünyasından derlediği verilere göre, sivrisineklerin kurbanlarını seçerken kullandığı son derece gelişmiş navigasyon sistemi, 3 temel kaynağa odaklanıyor:
Karbondioksit (CO2) salınımı: Uzak mesafe radarı
Sivrisinekler, karbondioksit gazına karşı inanılmaz derecede hassas reseptörlere sahiptir ve bu gazı yaklaşık 50 metre uzaklıktan kolayca algılayabilirler. Biz nefes alıp verdikçe havaya salınan CO2, onlar için "burada canlı bir hedef var" anlamına gelen ilk sinyaldir.
- Kimler daha çok salgılar? Vücut kütlesi daha büyük olan yetişkinler, hamile kadınlar ve egzersiz yaparak hızlı nefes alıp veren insanlar daha fazla karbondioksit ürettiği için sivrisineklerin ilk hedefi haline gelir.
Cilt kokusu ve karboksilik asitler: Yakın takip kimyası
Sivrisinekler karbondioksitin izini sürerek yaklaştıktan sonra, kimin üzerine konacaklarına cildin üzerindeki koku katmanına bakarak karar verirler. Cildimizde yaşayan milyarlarca dost bakterinin (mikrobiyota) ürettiği salgılar, her insana özel bir "koku imzası" kazandırır.
- Cazibe kaynağı asitler: Araştırmalar, özellikle cilt sebumunda yüksek oranda karboksilik asit (ve terle atılan laktik asit, amonyak gibi bileşikler) üreten insanların sivrisinekler için adeta karşı konulamaz birer parfüm etkisi yarattığını gösteriyor. Bazı şanslı insanlar ise genetik olarak sivrisinekleri uzaklaştıran doğal "kovucu" kokular salgılıyor.
Kan grubu faktörü: En çok "0" grubu seviliyor
Sivrisinekler sadece cildimizin kokusuyla yetinmez; hangi kan grubundan olduğumuzu da cildimizden salgılanan kimyasal sinyaller (sekretör durumu) aracılığıyla tespit edebilirler.
- Büyük tercih: Laboratuvar ortamında yapılan kontrollü testler, sivrisineklerin özellikle 0 (O) kan grubuna sahip insanları, A veya B grubuna sahip olanlara kıyasla neredeyse iki kat daha fazla tercih ettiğini kanıtlamış durumda.
Sivrisinekleri çeken 3 temel faktör ve risk tablosu
| Belirleyici Faktör | Sivrisineğe Etkisi | En Çok Risk Altındaki Gruplar |
| Karbondioksit (CO2) | Hedefin yerini uzaktan belirler | Sporcular, hamileler, yüksek kilolu bireyler |
| Karboksilik & Laktik Asit | Yakın mesafede çekim gücü yaratır | Yoğun terleyenler, özel cilt mikrobiyotasına sahip olanlar |
| Kan Grubu | Konma ve ısırma kararını kesinleştirir | 0 (O) Kan Grubu taşıyıcıları |
Bilim insanları, bu kimyasal ve genetik kombinasyonları tamamen değiştirmenin şimdilik mümkün olmadığını, ancak doğru koruyucu sprey kullanımı ve yoğun terlemeden kaçınmanın ısırık oranını azaltabileceğini belirtiyor.