- Pavel Durov, Rusya'nın kendisini sansürü reddettiği için "terörist" ilan ettiğini söyledi.
- Rusya, Telegram'ın terör faaliyetlerinde kullanılan içerikleri kaldırmadığını öne sürerek Durov hakkında uluslararası yakalama kararı çıkardı.
- Durov, Kremlin'in Telegram üzerinde kitlesel gözetim ve sansür uygulamak istediğini savundu.
- Telegram ile Rus makamları arasındaki anlaşmazlık, platformun şifreleme politikaları nedeniyle yıllardır devam ediyor.
Telegram'ın kurucusu Pavel Durov, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Rus makamlarının kendisini "terörist" ilan etmesini sert ifadelerle eleştirdi.
Durov, "Rusya beni, Telegram'da kitlesel gözetim ve sansür taleplerini reddettiğim için terörist ilan etti." ifadelerini kullanarak, hükümetin kullanıcıların özel yazışmalarına erişim ve içerik denetimi konusunda baskı yaptığını öne sürdü.
Rusya'nın suçlamaları
Rusya Federal Güvenlik Servisi (FSB), Durov'u terör faaliyetlerini kolaylaştırmakla suçluyor.
FSB'ye göre Telegram, Ukrayna istihbarat servisleri ile Rusya'nın "terörist ve aşırılık yanlısı" olarak tanımladığı grupların saldırı planlamak, sabotaj düzenlemek ve gençleri örgütlemek amacıyla kullandığı içerikleri kaldırmadı. Bu gerekçeyle Durov hakkında terör suçlaması yöneltildi ve uluslararası yakalama süreci başlatıldı.
Yıllardır süren sansür anlaşmazlığı
Telegram ile Rusya arasındaki gerilim yeni değil.
Rus makamları daha önce de platformdan şifreleme anahtarlarını paylaşmasını ve kullanıcı yazışmalarına erişim sağlamasını istemiş, Durov ise bunun teknik olarak mümkün olmadığını ve kullanıcı mahremiyetine aykırı olduğunu savunmuştu.
Bu nedenle Telegram 2018 yılında Rusya'da yasaklanmış, yasak daha sonra kaldırılsa da taraflar arasındaki anlaşmazlık sona ermemişti. Son dönemde Moskova, Telegram'a yönelik erişim kısıtlamalarını yeniden artırırken devlet destekli alternatif mesajlaşma uygulamalarını teşvik ediyor.
Dijital özgürlük tartışması yeniden gündemde
Durov, Telegram'ın kullanıcı gizliliğini ve ifade özgürlüğünü korumaya devam edeceğini belirterek, hükümetlerin siyasi baskısıyla sansür uygulamayacağını savundu.
Rusya ise platformun ulusal güvenliği tehdit eden faaliyetlerde kullanıldığını öne sürüyor. Son gelişmeler, dijital platformların içerik denetimi, kullanıcı mahremiyeti ve devletlerin çevrim içi iletişim üzerindeki kontrolü konusundaki küresel tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda.