- Axel Springer CEO’su Mathias Döpfner, şirket çalışanlarının İsrail’e destek vermemesi halinde başka kurumlarda çalışabileceğini söyledi.
- Politico gazetecileri, Döpfner’i yayın organını siyasi gündemi için kullanmakla suçlayan bir mektup gönderdi.
- Gazeteciler, üst yönetimin ideolojik çizgisinin özellikle İsrail haberlerinde tarafsızlığı zedeleyebileceği uyarısında bulundu.
- Döpfner’in açıklamaları, küresel medya çevrelerinde haber merkezlerinin bağımsızlığına yönelik tehdit eleştirilerine neden oldu.
Axel Springer CEO’su Mathias Döpfner’in çalışanlara yönelik açıklamaları, medya grubunda editoryal bağımsızlık tartışmasını alevlendirdi. Döpfner’in İsrail desteğini şirketin temel ilkeleri arasında görmesi, Politico ve Telegraph bünyesindeki gazeteciler arasında ciddi rahatsızlık yarattı.
Jewish Insider tarafından ortaya çıkarılan ses kaydına göre Döpfner, çalışanlarla yaptığı toplantıda İsrail’e bağlılığın Axel Springer’in kurumsal kimliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu açık şekilde ifade etti.
Döpfner, şirketin temel değerlerinin sorgulanamayacağını belirterek, bu ilkeleri benimsemeyen çalışanların kurumda yer almaması gerektiğini savundu.
Politico’da editoryal bağımsızlık alarmı
Şirketin 2021’de satın aldığı Politico’da görev yapan gazeteciler ise bu yaklaşımın tarafsız habercilik ilkesini tehdit ettiğini düşünüyor.
Yeni Genel Yayın Yönetmeni Jonathan Greenberger’e gönderilen mektupta çalışanlar, Döpfner’in görüş yazılarının kurumun güvenilirliğine zarar verebileceğini ve özellikle İsrail konusunda haber sunumunda baskı yaratabileceğini vurguladı.
“Siyonizm her şeyin üstündedir”
Döpfner’in daha önce sızdırılan özel yazışmalarında kullandığı “Siyonizm her şeyin üstündedir. İsrail benim ülkem.” ifadeleri, mevcut tartışmaları daha da büyüttü.
Bu açıklamalar, Axel Springer’in yalnızca ticari bir medya kuruluşu mu yoksa belirli siyasi değerleri önceleyen ideolojik bir yapı mı olduğu sorusunu yeniden gündeme taşıdı.