- Araştırmacılar, doğayla temasın sadece görme ve işitme ile sınırlı kalmayıp dokunma duyusuyla desteklenmesinin sağlığa etkilerini inceliyor.
- Finlandiya Çevre Enstitüsü'nün deneyinde katılımcılardan ellerini 20 saniye boyunca toprak, turba ve yosunla ovmaları istendi.
- Çalışmayla, doğal unsurlarla kurulan doğrudan temasın cilt ve bağışıklık sistemi üzerindeki rolünün belirlenmesi amaçlanıyor.
Parkta yürüyüş yapmak, ağaçları izlemek ve kuş seslerini dinlemek doğayla kurulan bağın yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. Araştırmacılar ise bu deneyimin dokunma duyusuyla da desteklenmesinin insan sağlığı üzerindeki olası etkilerine odaklanıyor. Finlandiya Çevre Enstitüsü'nde görev yapan ekolojist ve doğa-sağlık araştırmacısı Mira Grönroos, gerçekleştirdiği bir deneyde katılımcılardan ellerini 20 saniye boyunca toprak, turba ve yosunla ovmalarını istedi.
Doğayla temas neden önemli?
Günlük yaşamda parklarda yürüyen birçok kişi çevresindeki ağaçları, çalıları ve bitkileri yalnızca görerek deneyimliyor. Toprağa dokunmak veya bitkilerle fiziksel temas kurmak ise çoğu zaman bu deneyimin dışında kalıyor.
Araştırmalar, doğayla temasın yalnızca görsel ve işitsel duyularla sınırlı olmamasının sağlık açısından farklı etkiler yaratabileceğini inceliyor. Özellikle toprak, yosun ve bitkilerle temasın cilt ve bağışıklık sistemi üzerindeki rolü araştırmacıların çalışma alanları arasında yer alıyor.
Katılımcılardan 20 saniye boyunca toprakla temas etmeleri istendi
Finlandiya Çevre Enstitüsü'nde ekolojist olarak görev yapan Mira Grönroos, doğa-sağlık araştırması kapsamında bir deney gerçekleştirdi.
Deneyde katılımcılardan ellerini 20 saniye boyunca toprak, turba ve yosunla ovmaları istendi. Çalışma, insanlarla doğal çevre arasındaki fiziksel temasın olası sonuçlarını incelemeyi amaçladı.
Araştırmanın devamında elde edilen bulguların, doğayla temasın insan sağlığı üzerindeki etkilerini anlamaya katkı sunması bekleniyor.