12 Ağustos 1687: Osmanlı’nın Avrupa’daki dengesini sarsan yenilgi: II. Mohaç

Mehmet Dilbaz

Yazan: Mehmet Dilbaz

· 5 dk okuma

12 Ağustos 1687: Osmanlı’nın Avrupa’daki dengesini sarsan yenilgi: II. Mohaç

Osmanlı tarihinin en büyük zaferlerinden biri 1526’da Mohaç Ovası’nda kazanılmıştı.

Kanuni Sultan Süleyman’ın ordusu Macar ordusunu kısa sürede mağlup etmiş, Macar Kralı II. Lajos hayatını kaybetmiş ve Orta Avrupa’daki siyasi dengeler kökten değişmişti.

Aradan 161 yıl geçti.

Osmanlılar bu kez aynı coğrafyada, fakat bambaşka şartlar altında yeniden büyük bir meydan savaşına girdi.

12 Ağustos 1687’de gerçekleşen II. Mohaç Muharebesi, Osmanlı ordusunun ağır yenilgisiyle sonuçlandı.

Bu yenilgi yalnızca cephede kalmadı.

İstanbul’a kadar uzanan büyük bir askerî ve siyasi kriz başladı ve birkaç ay sonra Sultan IV. Mehmed tahtından indirildi.

Her şey Viyana önlerinde başlamıştı

II. Mohaç’a giden yolu anlamak için dört yıl geriye, 1683’e dönmek gerekir.

Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Viyana’yı ikinci kez kuşattı.

Fakat 12 Eylül 1683’te gerçekleşen Viyana Muharebesi Osmanlılar açısından büyük bir yenilgiyle sonuçlandı.

Viyana bozgununun ardından Osmanlıların karşısında giderek büyüyen bir ittifak oluştu.

1684’te Papa XI. Innocentius’un teşvikiyle Kutsal İttifak kuruldu. Habsburg Monarşisi, Lehistan-Litvanya ve Venedik’in yer aldığı ittifaka daha sonra Rusya da katıldı.

Böylece Osmanlı Devleti aynı anda birçok cephede savaşmak zorunda kaldı.

Osmanlıların yüzyıllardır Balkanlar ve Orta Avrupa’da sürdürdüğü ilerleme artık tersine dönmeye başlıyordu.

Budin’in kaybı

Asıl büyük darbe 1686’da geldi.

Osmanlıların yaklaşık bir buçuk asırdır elinde bulunan Budin, uzun ve kanlı bir kuşatmanın ardından Habsburg kuvvetlerinin eline geçti.

Budin sıradan bir sınır kalesi değildi.

1541’den beri Osmanlıların Orta Avrupa’daki en önemli yönetim merkezlerinden biriydi ve Budin Beylerbeyliği’nin merkeziydi.

Şehrin kaybı Osmanlıların Macaristan’daki savunma sisteminde büyük bir gedik açtı.

Habsburg orduları artık güneye doğru ilerleyebiliyordu.

1687 seferi bu şartlar altında başladı.

Osmanlı ordusunun başında Süleyman Paşa

Osmanlı ordusunun başında Sadrazam Sarı Süleyman Paşa bulunuyordu.

Karşısındaki Habsburg kuvvetlerinin başlıca komutanlarından biri ise Lorraine Dükü V. Charles’tı. Bavyera Elektörü Maximilian II Emanuel de Habsburg kuvvetlerinin önemli bölümünü yönetiyordu.

Osmanlıların amacı Macaristan’daki ilerleyişi durdurmak ve mümkünse önceki yıl kaybedilen bölgeleri geri almaktı.

Ancak ordunun içinde ciddi problemler vardı.

1683’ten beri devam eden yenilgiler askerin moralini sarsmıştı.

Komuta kademesinde anlaşmazlıklar bulunuyor, uzun savaşın mali ve lojistik yükü giderek ağırlaşıyordu.

Karşı tarafta ise Viyana zaferinden sonra moral üstünlüğünü ele geçirmiş ve savaş tecrübesi kazanmış bir Habsburg ordusu vardı.

İkinci kez Mohaç

İki ordu 12 Ağustos 1687’de bugünkü Macaristan’da, Mohaç yakınlarındaki Nagyharsány civarında karşı karşıya geldi.

Bu nedenle savaş kaynaklarda “Nagyharsány Muharebesi” veya “Harsány Dağı Muharebesi” olarak da geçer.

Ancak 1526’daki büyük Osmanlı zaferinin yaşandığı bölgeye yakınlığı nedeniyle tarih literatüründe İkinci Mohaç Muharebesi adı yaygınlaştı.

Fakat 1526 ile 1687 arasındaki benzerlik neredeyse yalnızca coğrafyaydı.

161 yıl önce saldıran, savaşın temposunu belirleyen ve rakibinin ordusunu dağıtan taraf Osmanlılardı.

1687’de ise stratejik inisiyatif giderek Habsburgların eline geçiyordu.

Osmanlıların planı

Osmanlı kuvvetleri araziyi kullanarak Habsburg ordusunu uygun olmayan bir konumda yakalamayı amaçladı.

Sarı Süleyman Paşa’nın kuvvetleri Habsburg ordusunun kanadına yönelik güçlü bir saldırı başlattı.

İlk aşamada Osmanlı hücumu ciddi bir tehdit oluşturdu.

Habsburg hatlarının bazı bölümleri baskı altında kaldı.

Fakat karşı tarafın disiplinli piyade düzeni ve topçu desteği saldırının hızını kesti.

Habsburg komutanlığı birliklerini yeniden düzenledi ve karşı taarruza geçti.

Savaşın kaderi burada değişmeye başladı.

Osmanlı hücumu kırılıyor

Osmanlı ordusunun saldırıları Habsburg savunmasını parçalayamadı.

Buna karşılık Habsburg birliklerinin düzenli karşı taarruzu Osmanlı hatlarında çözülmeye yol açtı.

Özellikle piyade ve topçu birliklerinin koordineli kullanımı etkili oldu.

Osmanlı askerleri geri çekilmeye başladığında düzen hızla bozuldu.

Muharebe bir süre sonra ağır bir bozgun hâline dönüştü.

Osmanlı ordusu savaş alanında çok sayıda asker, top, mühimmat, çadır ve savaş malzemesi bıraktı.

Habsburg kuvvetleri büyük miktarda Osmanlı askerî malzemesini ele geçirdi.

Sarı Süleyman Paşa ise ordusunu toparlayamayarak geri çekildi.

1526’nın tam tersi

II. Mohaç’ın tarihsel sembolizmi son derece çarpıcıdır.

1526’daki Mohaç Muharebesi, Osmanlı askerî gücünün zirvesinin simgelerinden biriydi.

Kanuni’nin ordusu Macar Krallığı’nı ağır yenilgiye uğratmış ve Osmanlıların Orta Avrupa’ya hâkimiyetinin önünü açmıştı.

1687’de ise aynı bölgedeki savaş bambaşka bir sonucu ortaya çıkardı.

Artık Habsburglar ilerliyor, Osmanlılar savunmaya çekiliyordu.

Bu nedenle II. Mohaç yalnızca kaybedilmiş bir meydan savaşı değil, Orta Avrupa’daki askerî üstünlüğün el değiştirmesinin sembollerinden biri olarak değerlendirilebilir.

Yenilgi cephede kalmadı

Fakat II. Mohaç’ın Osmanlı tarihi açısından asıl dikkat çekici sonucu savaş meydanından sonra yaşandı.

Ordudaki askerler yenilgiden Sadrazam Sarı Süleyman Paşa’yı sorumlu tutuyordu.

Disiplin çökmeye başladı.

Yeniçeriler ve sipahiler arasında büyük huzursuzluk çıktı.

Askerlerin önemli bölümü sadrazama karşı ayaklandı.

Sarı Süleyman Paşa hayatından endişe ederek ordudan ayrıldı ve İstanbul’a kaçtı.

Fakat bu kaçış krizi sona erdirmedi.

Tam tersine büyüttü.

Ordu İstanbul’a yürüyor

İsyancı askerler İstanbul’a doğru hareket etmeye başladı.

Bu artık sıradan bir askerî başarısızlık değildi.

Cephede başlayan bozgun, doğrudan devlet merkezini tehdit eden siyasi bir krize dönüşmüştü.

Askerlerin talepleri arasında devlet yönetimindeki isimlerin değiştirilmesi vardı.

Sultan IV. Mehmed’in otoritesi ciddi biçimde sarsılmıştı.

Padişah uzun saltanatının önemli bölümünde devlet işlerini Köprülü ailesinden gelen sadrazamlara bırakmış, özellikle av merakı nedeniyle “Avcı Mehmed” olarak tanınmıştı.

Fakat 1683’ten sonra peş peşe gelen yenilgiler artık doğrudan padişahın tahtını tehdit ediyordu.

IV. Mehmed tahttan indiriliyor

II. Mohaç’tan yaklaşık üç ay sonra kriz son noktaya ulaştı.

8 Kasım 1687’de IV. Mehmed tahttan indirildi.

Yerine kardeşi II. Süleyman geçirildi.

Böylece 1648’den beri, yaklaşık 39 yıldır tahtta bulunan IV. Mehmed’in saltanatı sona erdi.

Osmanlı tarihinde bir meydan savaşındaki yenilginin siyasi sonuçlarının ne kadar hızlı biçimde başkente ulaşabileceğinin en çarpıcı örneklerinden biri yaşanmıştı.

12 Ağustos’ta Macaristan’da kaybedilen savaş, kasım ayında İstanbul’da padişah değiştirmişti.

Macaristan’daki dengeler değişiyor

II. Mohaç’ın sonuçları Osmanlı iç siyasetiyle sınırlı değildi.

Habsburgların Macaristan’daki konumu büyük ölçüde güçlendi.

Osmanlı ordusunun geri çekilmesiyle Habsburg kuvvetleri bölgede yeni toprakları ele geçirme fırsatı buldu.

1687 yılı sonunda Macaristan’daki siyasi dengeler Habsburglar lehine daha da değişti.

Macar Dieti, Habsburg hanedanının erkek soyundan gelen hükümdarlarının Macar tacı üzerindeki kalıtsal hakkını kabul etti.

Osmanlıların 16. yüzyıldan beri Orta Avrupa’da kurduğu siyasi düzen çözülüyordu.

Savaş devam etti

Ancak II. Mohaç, Osmanlı-Kutsal İttifak savaşlarının sonu değildi.

Büyük Türk Savaşı olarak bilinen mücadele 1699’a kadar devam etti.

Osmanlı Devleti zaman zaman toparlanmayı başardı.

Özellikle Köprülü Fazıl Mustafa Paşa döneminde Balkanlar’da karşı saldırılar gerçekleştirildi.

Fakat genel stratejik tablo değişmemişti.

1683 Viyana bozgunuyla başlayan geri çekilme devam etti.

1697’de Zenta Muharebesi’nde Osmanlı ordusu Prens Eugen von Savoyen karşısında çok ağır bir yenilgi daha aldı.

Bunun ardından barış görüşmeleri kaçınılmaz hâle geldi.

Karlofça’ya giden yol

26 Ocak 1699’da Karlofça Antlaşması imzalandı.

Osmanlı Devleti Macaristan’ın büyük bölümünü ve Erdel üzerindeki hâkimiyetini Habsburglara bırakmak zorunda kaldı.

Bu antlaşma Osmanlı tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri kabul edilir.

Çünkü Osmanlı Devleti artık Avrupa’da sürekli genişleyen taraf olmaktan çıkmış, büyük çaplı toprak kayıplarını antlaşmalarla kabul etmek zorunda kalan bir güç hâline gelmişti.

Karlofça’ya giden yolun en önemli kilometre taşlarından biri de II. Mohaç Muharebesi’ydi.

Aynı coğrafya, iki farklı Osmanlı

Mohaç ismi bu yüzden Osmanlı tarihinde sıra dışı bir yere sahiptir.

1526:

Kanuni Sultan Süleyman.

Yükselen bir imparatorluk.

Macar ordusunun ağır yenilgisi.

Orta Avrupa’ya açılan kapı.

1687:

IV. Mehmed dönemi.

Budin kaybedilmiş.

Osmanlı ordusunda disiplin ve komuta krizi.

Habsburgların kesin zaferi.

Ve birkaç ay sonra tahttan indirilen bir padişah.

Aralarında 161 yıl bulunan iki savaş, Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’daki askerî serüveninin iki farklı dönemini adeta aynı coğrafyada gösteriyordu.

12 Ağustos 1687

II. Mohaç Muharebesi’ni önemli yapan yalnızca Osmanlı ordusunun yenilmesi değildir.

Bu savaş, 1683 sonrasında Osmanlı-Habsburg güç dengesinin nasıl değişmeye başladığını gösteren büyük kırılmalardan biridir.

Budin’in kaybının ardından gelen II. Mohaç yenilgisi Osmanlıların Macaristan’daki durumunu daha da zayıflattı.

Ordudaki bozgun siyasi isyana dönüştü.

İsyan İstanbul’a ulaştı.

Ve sonunda padişah tahtını kaybetti.

161 yıl önce Kanuni’nin büyük bir zafer kazandığı Mohaç’ın yakınlarında tarih bu kez Osmanlıların karşısına bambaşka bir sonuç çıkarmıştı.

Birinci Mohaç Osmanlı’ya Orta Avrupa’nın kapılarını açmıştı.

İkinci Mohaç ise o kapıların kapanmaya başladığını gösteriyordu.

Diğer yazarlar

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den gdh içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim