Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bakü'deki Şehitler Hiyabanı'ndan bütün ülkenin beklediği haberi duyurdu:
“Şuşa, sen azadsan! Şuşa, biz qayıtmışıq! Şuşa, biz səni dirçəldəcəyik!”
Şuşa özgürdü. Azerbaycan ordusu, 1992 yılından beri Ermeni kuvvetlerinin kontrolünde bulunan şehri yeniden ele geçirmişti.
Bu yalnızca askerî bir başarı değildi. Azerbaycan halkı için yaklaşık otuz yıllık bir ayrılığın sona ermesi, kaybedilen topraklara dönüş umudunun yeniden doğması ve Karabağ meselesinde tarihî bir dönüm noktasıydı.
Şuşa'nın kurtarılması, 44 gün süren savaşın en kritik gelişmelerinden biri olarak tarihe geçti.
Karabağ meselesi nasıl başladı?
Karabağ meselesinin kökleri Sovyetler Birliği dönemine uzanıyordu.
1923 yılında Dağlık Karabağ Özerk Oblastı, Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti sınırları içerisinde oluşturuldu. Bölgenin nüfusunun büyük bölümünü Ermeniler meydana getiriyordu.
1980'li yılların sonunda Sovyetler Birliği'nin çözülme sürecine girmesiyle Dağlık Karabağ'ın statüsü üzerindeki anlaşmazlık giderek büyüdü.
1988'de başlayan siyasi gerilim, sonraki yıllarda Azerbaycanlılar ile Ermeniler arasında silahlı çatışmalara dönüştü.
1991'de Azerbaycan ve Ermenistan'ın bağımsızlıklarını ilan etmelerinin ardından savaş daha da şiddetlendi.
1992'de Hocalı'da Azerbaycanlı sivillerin öldürülmesi, savaşın en ağır trajedilerinden biri oldu. Aynı yılın 8 Mayıs'ında Şuşa, Ermeni kuvvetlerinin eline geçti.
1993 yılı boyunca Karabağ çevresindeki geniş bölgeler de Ermeni kuvvetlerinin kontrolüne girdi.
1994'te ateşkes sağlandığında çatışmaların büyük bölümü durmuştu. Ancak siyasi sorun çözülememiş, yüz binlerce Azerbaycanlı yerinden edilmişti.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 1993 yılında kabul ettiği 822, 853, 874 ve 884 sayılı kararlarla çatışmaların durdurulmasını ve işgal edilen bölgelerden kuvvetlerin çekilmesini istemişti.
Buna rağmen Karabağ meselesi, uzun yıllar çözüme kavuşturulamadı.
Şuşa neden bu kadar önemliydi?
Şuşa, Azerbaycan için sıradan bir şehir değildi.
- yüzyılda Karabağ Hanlığı'nın hükümdarı Penah Ali Han tarafından kurulan şehir, zamanla bölgenin önemli siyasi ve kültürel merkezlerinden biri hâline geldi.
Şuşa, özellikle Azerbaycan müzik ve edebiyat tarihinde büyük bir yere sahipti.
Şair Hurşidbanu Natevan, besteci Üzeyir Hacıbeyli ve ünlü tenor Bülbül gibi isimler bu şehrin kültürel mirasıyla özdeşleşmişti.
Bu nedenle Şuşa, Azerbaycan'da sık sık Karabağ'ın kültür başkenti olarak anılıyordu.
Şehrin askerî bakımdan da özel bir konumu vardı.
Dağlık arazi üzerinde yükselen Şuşa, Hankendi'ne hâkim bir noktada bulunuyordu. Çevresindeki yolları kontrol etmeye elverişli konumu, onu stratejik açıdan önemli kılıyordu.
1992'de Şuşa'nın kaybedilmesi, Azerbaycan toplumunda derin bir iz bırakmıştı.
2020'de yeniden ele geçirilmesi ise bu nedenle yalnızca bir askerî harekâtın sonucu olarak görülmedi.
Şuşa'nın kurtuluşu, Azerbaycan halkının hafızasında tarihî bir hesaplaşmanın ve geri dönüşün sembolüne dönüştü.
27 Eylül 2020: 44 günlük savaş başladı
27 Eylül 2020 sabahı Karabağ'daki temas hattında başlayan büyük çaplı çatışmalar, kısa sürede yeni bir savaşa dönüştü.
Azerbaycan ordusu, Ermeni kuvvetlerinin kontrolündeki bölgeleri geri almak amacıyla geniş çaplı askerî harekâta girişti.
Savaş boyunca insansız hava araçları, topçu sistemleri, zırhlı birlikler ve özel kuvvetler önemli rol oynadı.
Özellikle insansız hava araçlarının kullanımı, savaşın uluslararası askerî çevrelerde yakından incelenmesine yol açtı.
Azerbaycan ordusu güney cephesinde ilerleyerek Cebrayıl, Füzuli ve Zengilan gibi şehirleri yeniden kontrol altına aldı.
Ardından Kubadlı yönündeki ilerleyiş sürdü.
Ancak savaşın en önemli hedeflerinden biri Şuşa'ydı.
Dağlık coğrafyası, savunmaya elverişli konumu ve Azerbaycan halkı için taşıdığı sembolik anlam nedeniyle Şuşa'nın ele geçirilmesi, harekâtın belirleyici aşaması hâline geldi.
Şuşa'ya uzanan zorlu yol
Şuşa'ya yönelik harekât, savaşın en dikkat çekici askerî operasyonlarından biriydi.
Şehre ulaşan yolların ve çevredeki yükseltilerin kontrolü büyük önem taşıyordu.
Azerbaycan özel kuvvetleri, ormanlık ve sarp arazide ilerleyerek şehrin çevresine ulaştı.
Kasım ayının ilk günlerinde Şuşa çevresinde şiddetli çatışmalar yaşandı.
Azerbaycan kuvvetleri, zorlu arazi şartlarına rağmen şehre girmeyi başardı.
8 Kasım 2020'de Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Şuşa'nın Azerbaycan ordusunun kontrolüne geçtiğini açıkladı.
Bu açıklama, Azerbaycan'da büyük sevinç gösterileriyle karşılandı.
Bakü başta olmak üzere ülkenin birçok şehrinde insanlar sokaklara çıktı.
Azerbaycan bayraklarıyla kutlamalar yapıldı.
Şuşa, 28 yıl sonra yeniden Azerbaycan'ın kontrolündeydi.
Savaşın kaderini değiştiren zafer
Şuşa'nın ele geçirilmesi, İkinci Karabağ Savaşı'nın son aşamasında belirleyici rol oynadı.
Şehrin stratejik konumu, Ermeni kuvvetlerinin bölgedeki askerî durumunu daha da zorlaştırdı.
8 Kasım'daki gelişmenin ardından diplomatik temaslar hızlandı.
9 Kasım'ı 10 Kasım'a bağlayan gece Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında üçlü bildiri imzalandı.
10 Kasım 2020'de yürürlüğe giren ateşkesle 44 günlük savaş sona erdi.
Anlaşmaya göre Ağdam, Kelbecer ve Laçın bölgeleri belirlenen takvim çerçevesinde Azerbaycan'a devredildi.
Rus barış gücü birlikleri, Dağlık Karabağ'ın o tarihte Ermeni kontrolünde kalan kesimlerine ve Laçın Koridoru'na konuşlandırıldı.
Böylece Azerbaycan, 1990'lı yıllardan beri kontrolü dışında bulunan geniş topraklarda yeniden hâkimiyet sağladı.
Ancak 2020 ateşkesi Karabağ meselesinin bütün boyutlarını sona erdirmedi. Bölgenin nihai siyasi ve askerî durumu, 2023 yılında yaşanan gelişmelerle yeniden değişti.
Türkiye ile Azerbaycan'ın ortak sevinci
44 günlük savaş boyunca Türkiye, Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünü ve askerî harekâtını güçlü biçimde destekledi.
Ankara'nın siyasi ve diplomatik desteği, iki ülke arasındaki ilişkilerin en görünür başlıklarından biri oldu.
Azerbaycan'ın zaferi Türkiye'de de geniş yankı uyandırdı.
8 Kasım'da Şuşa'nın kurtarıldığının açıklanması, Türkiye'de sevinçle karşılandı.
10 Aralık 2020'de Bakü'de düzenlenen Zafer Geçidi'ne Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da katıldı.
Törende Türk ve Azerbaycan bayraklarının yan yana dalgalanması, iki ülke arasındaki dayanışmanın sembollerinden biri hâline geldi.
15 Haziran 2021'de Şuşa'da imzalanan Şuşa Beyannamesi ise Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini müttefiklik düzeyinde güçlendiren önemli bir adım oldu.
Böylece Şuşa, yalnızca Azerbaycan'ın askerî zaferinin değil, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki stratejik yakınlaşmanın da sembol şehirlerinden biri hâline geldi.
Zafer Günü neden 8 Kasım'da kutlanıyor?
Azerbaycan'da savaşın sona ermesinin ardından Zafer Günü'nün başlangıçta 10 Kasım'da kutlanması kararlaştırılmıştı.
Ancak 10 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün vefat yıl dönümüydü.
Türkiye'de bu tarihin anma günü olması dikkate alınarak Azerbaycan'da Zafer Günü'nün 8 Kasım'da kutlanmasına karar verildi.
Böylece Şuşa'nın kurtarıldığı tarih, Azerbaycan'ın resmî Zafer Günü oldu.
Bu karar, iki ülke arasındaki tarihî ve kültürel bağların sembolik göstergelerinden biri olarak değerlendirildi.
2023: Karabağ'da yeni bir dönem
2020 savaşından sonra Dağlık Karabağ'ın bir bölümü, Rus barış gücünün bulunduğu ve Ermeni nüfusun yaşadığı bir alan olarak kaldı.
Eylül 2023'te Azerbaycan'ın gerçekleştirdiği askerî operasyonun ardından bölgedeki Ermeni silahlı yapıları silah bırakmayı kabul etti.
Azerbaycan, Karabağ'ın tamamında kontrolünü yeniden tesis etti.
Bu gelişmenin ardından bölgedeki Ermeni nüfusun çok büyük bölümü Ermenistan'a göç etti. Yaşanan kitlesel ayrılış, bölgenin insani ve siyasi geleceğine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
Böylece Karabağ'ın yaklaşık otuz yıldır devam eden fiilî siyasi ve askerî düzeni sona erdi.
8 Kasım: Bir milletin hafızasına kazınan gün
Bugün Azerbaycan için 8 Kasım, yalnızca bir askerî zaferin yıl dönümü değil.
Bu tarih, 1990'lı yıllarda kaybedilen toprakların yeniden kontrol altına alınmasının, yıllarca süren bekleyişin ve millî hafızada derin izler bırakan bir dönemin sembolü.
Şuşa'nın kurtarılması, Azerbaycan'ın yakın tarihinde yeni bir sayfa açtı.
Bir zamanlar Karabağ Hanlığı'nın önemli merkezlerinden biri olan, şairlerin, bestecilerin ve sanatçıların yetiştiği şehir, 2020'de yeniden Azerbaycan'ın kontrolüne geçti.
Aradan geçen altı yılın ardından 8 Kasım 2026'da Azerbaycan, Zafer Günü'nün altıncı yıl dönümünü kutluyor.
8 Kasım 2020'de Şuşa'da kazanılan zafer, yalnızca bir şehrin geri alınması değildi. Azerbaycan için 28 yıllık bir hasretin sona erdiği, Karabağ'ın geleceğinin değiştiği ve bir milletin hafızasına kazınan tarihî gündü.
8 Kasım Zafer Günü kutlu olsun!