PKK’nın AK Parti'yi "Bitirme Planı"ndan "Terörsüz Türkiye"ye

AK Parti demokratik reformlarla terörle mücadelenin beraberce hukuk devleti ölçüleriyle yapılabileceğini gösterdi. Terörsüz Türkiye projesi, AK Parti’nin vesayet odaklarına ve terör örgütlerine karşı bu başarısının sonunda mümkün olabildi.

Murat Yılmaz

Yazan: Murat Yılmaz

· 4 dk okuma

PKK’nın AK Parti'yi "Bitirme Planı"ndan "Terörsüz Türkiye"ye

Türkiye’de siyaset, Türkiye’nin anayasal milli ve üniter devlet prensipleri içerisinde demokratik hukuk devleti anlayışıyla demokratik reformlar ve etkin terörle mücadeleye giriştiğinde vesayet odaklarının ve terör örgütlerinin ağır saldırılarına maruz kalmıştır. Turgut Özal başta olmak üzere seçilmiş iktidarların yaşadıkları büyük problemler artık tarihe mal olmuş durumda. Terörsüz Türkiye projesi bu bakımdan çok kıymetlidir. Seçilmiş hükümet ve siyaset, vesayet odaklarını veya terör örgütlerini etkisiz hale getirmiş ve bir eşiği aşarak Türkiye’nin temel meselelrinde kendisinin yetkili olduğunu çok net bir şekilde göstermiştir. Seçilmiş meşru siyasi otorite Terörsüz Türkiye projesini siyaset küresinde olgunlaştırarak devlet kurumlarının siyasi talimatla uyum içinde görevlerini yapmasını temin etmiş; terör örgütünün üzerindeki askeri, istihbari ve diplomatik baskıyla da Terörsüz Türkiye projesini bozacak bir şiddet kampanyasına veya pskolojik harbe izin vermemiştir. Seçilmiş hükümetin ve siyasetin bu reşit olma hali, Türkiye’nin ve demokratik hukuk devletinin geleceği bakımından PKK’nın tasfiyesi kadar ve hatta daha da önemlidir.

Şimdi 2010 yılına dönelim ve PKK’nın siyaseti ve AK Partiyi bitirme planına bakalım. PKK’nın bu dönemdeki siyaseti ve AK Partiyi bitirme mantığını veya durum muhakemesini PKK’nın önemli isimlerinden Cemil Bayık’ın bakış açısıyla özetlemek yerinde olacaktır. PKK’nın öncelikli hedefi, AK Parti’nin diğer siyasi partilere benzetilerek bitirilmesidir. Bu hedef, ideolojik veya siyasi saiklerle belirlenmiş değildir. Devletin, Kürtlerin olmadığı şeklindeki resmi Kürt politikası iflas etmiştir. Devlet şimdi bireysel haklar temelinde bir hürriyetler tanınması, PKK’nın uluslar arası (ABD, Avrupa Birliği,Irak vs) güçlerin yardımıyla tasfiyesi ve PKK dışındaki Kürtlerle sorunun çözümü çizgisine gelmiştir. Ancak devletin, yani asker-sivil bürokrasinin bu yeni politik çizgiyi hayata geçirecek gücü ve meşruiyeti sınırlıdır. AK Parti, bütün Türkiye’yi ve bölgeyi de güçlü temsil kabiliyetiyle bu planın ikna ve icrasında asker-sivil bürokrasinin vazgeçemeyeceği müttefikidir. AK Parti’nin Kürt sorununa yönelik “demokratik açılımının” amacı budur, yani devlet projesinin hayata geçirilmesidir. Esasen AK Parti, ideolojik hasımlığa rağmen devletçe kapatılmıyorsa bu misyonu yüzünden kapatıl(a)mamaktadır. PKK, bu planı bozmak için AK Parti’yi bitirecek ölçüde bir savaşa girmelidir. 2010 yılı bu bakımdan kritiktir. PKK’nın önemli isimlerinden KCK Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Cemil Bayık, bu mantığı şöyle 25 Şubat 2010 ‘da şöyle özetliyordu:

AKP’yi bitirmek: Diğer partiler gibi yapmak

“AKP, 2010 yılında PKK’yi tasfiye edemezse iktidarda kalamayacağını biliyor. Kaybedecekler. Hatta birçokları mahkemeye verilerek görevden alınacaktır. Eğer PKK konusunda sonuç alamazsa, iktidarda kalamayacağı gibi kendisinden hesap da sorulacaktır. Bu yüzden AKP tüm gücüyle PKK’yı tasfiye etmek istiyor.”

“Eğer AKP’yi bitirirsek, devletin PKK’yi tasfiye etmek için elinde kullanabileceği hiçbir siyasi güç kalmayacaktır. AKP onların son umududur. AKP’yi kapatmamalarının nedeni de budur. AKP üzerinden PKK’yi tasfiye etmeyi düşünüyorlar. AKP’ye verilen görev budur. Ellerinde başka bir güç yok. Ellerinde başka bir gücün kalmaması devleti çözüme mahkum edecektir. AKP bunun son aşaması olarak ele alınabilir. AKP’den umutları olduğu müddetçe sorunun çözümü için adım atmayacaklardır. AKP’yi bitirirsek, diğer partiler gibi yaparsak sonuca gidebiliriz.”

Dikkatle okuyunca bu ifadelerden de anlaşılacağı gibi PKK, AK Parti’nin bürokrasinin basit bir aracı olmadığını ve diğer partilerden farklı olduğunu açıkça ifade edemese de hissediyor. Bu farklılık, PKK’yı fevkalade rahatsız ediyordu. Çünkü PKK, birbirine benzeyen bürokratik vesayetin diğer siyasi partilerinin bıraktığı boşluk sayesinde bölgede yeni toplumsal zümrelerin temsilcisi olabildi. Ülke genelinde ise siyasi partilerin demokratik işlevlerini görememeleri yüzünden bölge halkın doğrudan bürokratik vesayet rejimiyle karşı karşıya gelmesinin avantajlarını devşirdi. Demokrat Parti’den beri ilk defa AK Parti, güçlü bir şekilde bürokratik vesayetin ve resmi politikanın dışına çıkabilen, ortaya fark koyan bir siyasi parti olarak çıkabildi.

AK Parti’nin vesaet kurumlarına ve ideolojisine teslim olmadan red ve inkarı ortadan kaldırması, Kürtçe özel yayınları serbestleştirmesi, TRT üzerinden Kürtçe, Zazaca TV yayınları yapılması, Kürtçe seçmeli dersler, üniversitede Kürtçe bölümleri açması gibi düzenlemelerle bireysel haklar temelinde demokratikleşmenin gerçekleşmesi bu farkın ciddi siyasi sonuçları olarak kaydedilmelidir. AK Parti bu şekilde Kürt sorununu bireysel vatandaşlık hakları temelinde çözdüğü ilan etti. AK Parti bu şekilde terörle mücadeleyle bireysel hakları birbirinden ayırabildiğini göstermiş oldu. Terörle mücadelede de devlet içindeki kurumların uyumu, profesyonelleşmesi, istihbaratın güçlendirilmesi ve bilhassa İHA, SİHA teknolojisindeki muazzam gelişmelerle ciddi bir katkı sağladı. Bu şekilde PKK’nın korktuğu başına geldi. AK Parti demokratik reformlarla terörle mücadelenin beraberce hukuk devleti ölçüleriyle yapılabileceğini gösterdi. Böylece bir yandan PKK arkasındaki kitlesel destek eridi, diğer yandan da PKK’nın sahadaki gücü operasyonlarla giderek zayıfladı… Terörsüz Türkiye projesi, AK Parti’nin vesayet odaklarına ve terör örgütlerine karşı bu başarısının sonunda mümkün olabildi.

Diğer yazarlar

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

Google'un yeni Tercih Edilen Kaynaklar özelliğiyle veya Google Haberler'den gdh içeriklerini doğrudan akışınıza ekleyin.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim