Siyasi yolsuzluk ve yozlaşmanın kökleri

Siyaset Türkiye’nin ve toplumun meselelerini tartışmalı ve toplum da siyaseti dar bir siyasetçiler sınıfına bırakmamalıdır. Yoksa yolsuzluk ve yozlaşma kaçınılmazdır… Siyasette iyiniyetli lider ve siyasetçiler yalnız bırakılmamalıdır. Yalnız bırakılırlarsa parterde giderek bürokratik ve oligarşik karakter kazanan zümrelerin ve kişilerin kuşatması altında kalırlar.

Murat Yılmaz

Yazan: Murat Yılmaz

· 4 dk okuma

Siyasi yolsuzluk ve yozlaşmanın kökleri

Siyasi etik tartışmalarının sadece muhalefetle ve iktidarla sınırlı kal(a)maması, “parti bürokrasi”si oluşmuş bütün partileri içine alması gerekiyor... Güç temerküzünün olduğu her yerde yozlaşma kaçınılmazdır. Yozlaşma ve yolsuzluğun ardında yatan mantık işte Lord Acton’un ifadesiyle bu noktada ortaya çıkmaktadır: “Güç yozlaştırır, mutlak güç mutlaka yozlaştırır.” Bu bakımdan siyasi etik tartışmalarının Türkiye’nin, toplumun, siyasetin, güvenliğin, dış politikanın, sosyal güvenliğin, nüfus azalışının; yani, temel meselelerinin tartışılmasının önünü kesmek için kullanılmaya çalışılması kayda değerdir. Siyasi yozlaşma, bir sonuç olarak değil, başlangıç noktası olarak kabul edilirse tartışmanın kısırlaşacağı ortadadır.

Aslında siyasî ahlak dediğimiz şey, insanlar arası ilişkilerde geçerli olan genel ahlâk prensiplerinden soyutlanamaz. Bir başka şekilde söylersek genel ahlâk ilkelerinin siyasette de geçerli olmasına siyasî ahlâk diyebiliriz. Ancak ahlâktan ayrı olarak bir de siyasî ahlâktan bahsedilmesi de sebepsiz değildir. Eğer ahlak dışında bir de siyasî ahlaktan bahsedilmesinin sebepleri ortaya konulabilirse, siyasî ahlâkın varoluşu ve gerçekleşmesi izah edilebilir.

Siyaset, bugüne kadarki zaman içerisinde toplumdan kopan sadece siyasetçilerin meşgul olduğu profesyonel bir meslek haline dönüşmüştür. Bunun sonucu olarak siyasi ahlaktan bahsedilince bu profesyonel siyasetçilere has bir siyasi ahlaktan bahsedilmekte ve daha çok da bu profesyonel siyasetçilerin ahlak bozuklukları eleştirilmektedir. Halbuki, siyasi ahlaksızlığa yol açan temel sebep işte budur: Toplumdan kopan bir siyasetçiler sınıfı ve toplumla ilişkisi kalmamış siyaset anlayışı.

Eğer meselenin kaynağını bu şekilde tespit ettiysek yapmamız gerekenler de ortadadır: Siyaseti, sadece profesyonel siyasetçilere has bir meslek olmaktan çıkararak bir vatandaşlık hakkı olarak bütün topluma yaymak… Yani siyasete her düzeyde katılımı arttırmak ve böylece siyasetin denetimini hukuk makamlarına veya kanunlar yerine önce topluma yaptırmak. Bununla elbette hukuki denetimi ihmal ediyor değiliz, ancak hukuk denetiminin de halkın destek ve katılımı olmadan uygulanamadığı hatta hukuk denetiminin mecrasından saparak demokrasiyle ve hukukla bağdaşmayan siyasî bir mahiyet kazandığı ortadadır. Siyasetin denetimi toplumun elinden alınırsa, bu siyaset üzerinde antidemokratik bir baskıya yol açtığı gibi, resmi otoriteyle çatışmamak şartıyla yapılanlara göz yumulması anlamına da gelebilecektir. Bu hususta Türkiye’nin yakın döneminden birçok misal verilebilir.

Siyasete katılım amacıyla vatandaşın önündeki kanunî engeller kaldırılırsa, bu siyasetteki kan dolaşımını temizleyeceğinden siyasetteki ahlâksızlığı engelleyecektir. Böylece siyasetçiler adeta devlet memuru güvencesi içinde, her ne yaparlarsa yapsınlar emekli oluncaya kadar siyaset yapabilme imkânından mahrum kalacak ve yanlış yapanlar halk tarafından siyasî partilerin içinde tasfiye edileceklerdir.

Siyasî denetimi temin edecek bir başka husus da, siyasetin ve siyasetçilerin siyasî fikir odaklarınca denetlenebilmesidir. Her siyasî parti bir siyasî fikre-ideolojiye dayandığı iddiasıyla kurulur. Halbuki kanuni engellerle siyasi partiler dışındaki siyasi örgütlenme zorlanmakta ve bu örgütlerin siyasi partilerle ilişki kurması engellenmektedir. Bu durum ortadan kalkarsa bir siyasi parti önce kendi siyasi fikrini taşıyan aydınlar marifetiyle denetlenmiş olacak ve siyasetçiler bu durum karşısında tutarlı ve kurallara uygun bir politika üretmek zorunda kalacaklardır.

Siyasi etik tartışmalarının bugün geldiği seviye, siyasetin ve demokratik kurumların yıpranması bakımından uyarıcı niteliktedir. Çok yakın zamanda darbeler yaşamış, darbe tehditleri atlatmış ve halen süren bir darbe soruşturmasının ortasındaki bir ülkede, siyasetin etik tartışmasına kilitlenmesi büyük hatalardan biridir.

Siyasetin bu kadar dar bir alan hapsedildiği bir ülkede, yozlaşma kaçınılmazdır. Bu konularla uğraşmayan siyasetçiler, hiçbir hırsızlık yapmasa da yozlaşmışlardır. Türkiye’nin temel tartışma konularıyla uğraşmayan bir siyaset kurumu, bu kadar boş zamanını yozlaşmadan geçirmesini beklemek sadece bir hayal değil midir?

Siyaset Türkiye’nin ve toplumun meselelerini tartışmalı ve toplum da siyaseti dar bir siyasetçiler sınıfına bırakmamalıdır. Yoksa yolsuzluk ve yozlaşma kaçınılmazdır… Siyasette iyiniyetli lider ve siyasetçiler yalnız bırakılmamalıdır. Yalnız bırakılırlarsa parterde giderek bürokratik ve oligarşik karakter kazanan zümrelerin ve kişilerin kuşatması altında kalırlar. Siyasetteki yolsuzluk ve yozlaşma haberlerinin depolitizayona yol açması, yolsuzluk ve yozlaşmayla mücadeleyi zorlaştırır. Bu yüzden liderlerin ve partilerin, partideki değişimin ve yenilenmenin önünü açması gerekiyor. Fakat bu yenilenme bir zümrenin bakış açısı ve ilişki ağıyla değil, partinin ve toplumun ihtiyaçları ve bakış açısı esas alınarak sistematik bir şekilde olursa matluba uygun olabilir. Yoksa aynı hatların tekrar edeceği bir kusur döngü oluşur. Medya, aydınlar ve vatandaşlar meselenin magazin ve kişiler üzerine yoğunlaşması dalgasına kapılır ve temel meseleyi görmezlerse, yara kangrenleşir.

Murat Yılmaz’dan diğer yazılar

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

gdh'i Google'da Tercih Edilen Kaynaklar'a ekleyin veya Google Haberler'de takip edin.

Yapay Zekâ Özeti

Siyasi yolsuzluk ve yozlaşmanın kökleri

Bu özet yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur. Doğruluk için haberin tamamını okuyunuz.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim