İktisadı anlamak için Ülgener

Tarihe resmi anlayışın dar ve sığ bakış açısı dışında bakan aydınlara yeniden bakmakta fayda var. Bu aydınlardan birisi de Sabri Fehmi Ülgener'di. Ülgener iktisadi hayata yön veren zihniyet dünyamızı ve onun içinde de bilhassa dini tasavvuru ele almıştı…

Murat Yılmaz

Yazan: Murat Yılmaz

· 2 dk okuma

İktisadı anlamak için Ülgener

Türkiye’deki son dönemdeki yolsuzluk ve yozlaşma tartışmalarını da içine alan büyük değişimi anlama çabasında olanlar için tarihe resmi anlayışın dar ve sığ bakış açısı dışında bakan aydınlara yeniden bakmakta fayda var. Bu aydınlardan birisi de Sabri Fehmi Ülgener (1911- 1983). Ülgener iktisadi hayata yön veren zihniyet dünyamızı ve onun içinde de bilhassa dini tasavvuru ele almıştı…

Ülgener, Türkiye neden geri kaldı sorusunu, Türkiye neden kapitalizme geçemedi şeklinde sorarak cevap aramıştır. Dünya ticaret yollarının Akdeniz havzası dışına çıkmasıyla, protestan ahlâk ve buna bağlı kapitalist ruhun etkisi sonucunda Batı, ortaçağdan rasyonalizme ve kapitalizme yönelirken; içinde İslam aleminin de bulunduğu Doğu, dünya ticaretinden kopuk giderek içine kapanan bir ortaçağlaşma, esnaflaşma sürecine girmiş ve bu maddî temeller üzerinde yükselen zihniyet dünyası da tasavvufla zirvesine ulaşmıştır. Bu gelişmeler, Batıda kazanma hırsına ve rasyonel bir güzergâhta verimlilik esasına oturarak piyasa rasyosunda teşekkül eden firmaların doğumuna yol açarken; Doğuda bu hırs, piyasa rasyosundan uzak irrasyonel ve dış talan ortadan kalktığı için iç talana yönelen siyasî, iktisadî ve dinî bir ortaçağlaşmaya yol açmıştır.

Ülgener, kendisinin de paylaştığı Weber'den, İslam'ın çalışmaya, akla, bireye, ticaret ve piyasaya önem veren ilk ve öz halini görmediği iddiasıyla ayrılıyor. Ülgener, böylece bu özden sapan tasavvufun ayıklanarak İslam (protestan) ahlâkı üzerinde yükselen bir kapitalizmin pekâla mümkün olduğunu da söylemiş olmaktadır.

Ülgener'in tarih modelinde anlattığı gelenekçi toplum, yeniliğe kapalı ve direnen esnaf ve tarikat ittifakının bir eleştirisidir. 1950'deki DP iktidarıyla ulaşım, tarım ve sanayide piyasa ekonomisinin gelişmesine yol açan adeta "devrim"ler sayesinde tek parti döneminde tavanla sınırlı kalan değişiklikler, tabana sirayet etmeye başlamış, Türkiye'nin gelenekçi toplumdan rasyonel ve kapitalist topluma geçişi hızlanmıştır. Piyasa rasyosuna uygun ve profesyonelce iş yapan iş adamları, işçi, köylü ve esnaf sınıfları bunun göstergesidir. Ülgener’e göre, sürecin tam anlamıyla tamamlanabildiği söylenemezse de, insanların kapalı çevrelerinden ve ekonomiden açık ekonomiye ve piyasaya çıkmış olmaları başlı başına ümit vericidir. Mamafih eski gelenekçi toplumun, zihniyet ve alışkanlıklarının kolayca ortadan kalktığı da söylenemez.

Bu iktisadî, siyasî ve kültürel değişikliklerle esnaf ve tasavvuf ehlinin direnişi nitelik değiştirmiş, kapitalizmin ve piyasanın süzgecinden geçen yeni sınıfların modernleşmeci muhafazakârlığı ağırlık kazanmaya başlamıştır. İdeolojik karakterinden ziyade, pragmatik ve teknokratik bakışla teşekkül eden bu modernleşmeci muhafazakârlığın izahı arandığında Ülgener'in metodu ve bakış açısının giderek ehemmiyet kazanacağı şimdiden söylenebilir.

Murat Yılmaz’dan diğer yazılar

Podcast

gdh'i Google'da takip edin

gdh'i Google'da Tercih Edilen Kaynaklar'a ekleyin veya Google Haberler'de takip edin.

Yapay Zekâ Özeti

İktisadı anlamak için Ülgener

Bu özet yapay zekâ tarafından oluşturulmuştur. Doğruluk için haberin tamamını okuyunuz.

Yazı Boyutu

Haberin görünümü bu boyutta görünücek. Göz yorgunluğu olmadan rahat okuma.

Haberi Paylaş

Sayfayı Paylaş

gdh'yi bir arkadaşınıza tavsiye etme ihtimaliniz 0-10 skalasında kaç olur?

Hiç tavsiye etmezdimKesinlikle tavsiye ederim